DUVAR DiBi CATLAGI

BÜYÜMÜŞTÜK, İSTEMEYEREK DE OLSA

Yazar:

DUVAR DiBi CATLAGI – Kevser Emek kitap kapağı
DUVAR DiBi CATLAGI – Kevser Emek kitap kapağı

Umarım kendinizden bir parça bulabilirsiniz. Çünkü bu Mahalle bir Mahalle'den daha da fazlası... Whatsapp Kanalında güncel bölümler ile ilgili bilgiler, Alıntılar ve sorularınıza cevaplar alabilirsiniz. Mahallemizdeki otobüs durağı gibi düşünün, dinlenmek tanıdık biri ile sohbet etmek için kanala bekleniyorsunuz. Link; https://whatsapp.com/channel/0029Vb62mD9KAwEfAbaDgY1E 17.BÖLÜM BÜYÜMÜŞTÜK, İSTEMEYEREK DE OLSA ACITARAK DA OLSA BÜYÜMEK ZORUNDA KALMIŞTIK 6 AY SONRA DERİN Aradan geçen zaman acımızı hafifletmiş olsa da hayatımızı yaşamaya devam etmeye çalışsak da artık eksik kalmıştık, acı ama gerçek bir şey vardı yokluk ile sınanmış büyümüştük. Hiçbir şey artık eskisi gibi değildi. Bugün cezaevinde görüşmem vardı Emre ile, işimi de boşlamıştım ve artık tekrar ayağa kalkmam gerekiyordu. Akşam dönerken kızlarla haberleşmiştik, mezarlığa gidecektik. Rutinimiz olmuştu, iki günde bir mutlaka gidiyorduk. Alptuğ, aylardır tuttuğum yasa saygı duyuyor, benimle birlikte gün aşırı ağlama seansları yapıyordu. Ben her ne kadar Alican abiye kızgın olsam da, Alptuğ asla yalnız bırakmıyor toparlanması için elinden geleni yapıyordu. Alican abi toparlanmamak konusunda ısrarcı olsa da artık kimse ile eskisi gibi değildi. Mahalleden ayrılmamıştı ama artık aile evinde değildi. Kendisi ile olan hesaplaşması büyüktü her ne kadar üzülsem de öfkem karşısında üzgünlüğüm yok oluyordu. Alptuğ’dan alıyordum haberlerini Öykü de konuşmuyordu öz abisi ile kardeşimizi elimizden aldığı gerçeğini onu çok sevdiğini öğrenmemiz bile yetmemişti unutturmaya, geç kalmıştı. Alptuğ’un söylediğine göre istifasını vermişti Haleye mezar olan hastaneye. Bir daha mesleğimi yapamam demiş. Hale bu halini görseydi burnundan getirirdi. Ama artık yoktu. Hayatımda hiçbir zaman Alptuğ kadar sakin ve ılıman olamayacağımı anladığım dönemdeydim, Alican Abi’ye öfkem altı ay içerisinde onun yüzüne bakmayacak seviyeden bir nebze değişmemişti sadece bir kere mahallede karşılaşmıştık onda da gene tüm hırçınlığım ile öfke kusmuştum yüzüne… Dağılmış hissediyordum, ne Öykü ne ben ne de Günnihan aynı insanlar değilmişiz gibi geliyordu. Tramvaya bineceğim sırada telefonum çaldı, ekrandaki isim ile yüzüm bir nebze de olsa gülüyordu. ‘’Sevgilim’’ ‘’Sevgilin sana yaşasın, sevgilin yolunda ömrünü heba eder gibi yaşasın sana’’ Artık ‘sevgilin sana ölsün’ demiyordu, diyemiyordu. Ölüm öyle gerçek bir şekilde kendini hatırlatıp en kıymetlimizi almıştı ki o yüzden artık ‘yaşasın’ diyordu. Bu çocuğun sevgisi öyle bir aşıyordu ki boyumu. Bir okyanusun ortasındayım sanki bazen ayaklarım yere değmiyor bazen de sanki bir girdap var suda üç yudum ile boğulacakmışım gibi hissediyordum. Öyle çoktu ki sevgisi! Sınır tanımaz, kural bilmezdi. ‘’Ne yapıyorsun canım?’’ dedim. ‘’Canın mıyım?’’ dedi ama öyle sevimli söyledi ki imkan olsa içime sokar saklardım onu. ‘’Canımın canısın, canımı canına katarcasına, canımsın yani canımdan can, Böyle içimdeki canım yani sen böyle içimdesin’’ ‘’Derin Allah aşkına ne olur sadece canımsın diyebilirdin evet diyebilirdin rica ediyorum bir daha romantik olmaya çalışıp bana böyle ne dediğini kendinin bile anlamadığın cümleler kurma’’ Öküz. Katıksız. Katıksız Öküz. ‘’Öyle mi? Arama bir daha beni.’’ Çat diye kapattım suratına telefonu. Madem öyle, öyleyse böyle Alptuğ Bey. Sinir olmuştum, beni sinir etmemeliydi. Arka arka defalarca kez arasa da cevap vermemiştim. Onun kadar romantik olmak zorunda mıydım? İmkansızdı olamazdım asla. adam sana bana süslü cümleler kur demiyor canım desen bile yeter ona şükürsüzlük yapma Cezaevinin kapısına geldiğimde sinirden Alptuğ tekrar arayıp ona en kötü iltifatları kendimce söyleyip yüzüne kapatmak istiyordum. Ama içeriye girip telefonuma ulaşamadığında onu daha çok çileden çıkaracağımı bildiğim için hızlı adımlarla içeriye yöneldim. Girişteki jandarma personeline kimliğimi uzattım. Göz taramasından geçtikten sonra görevlilere "Kolay gelsin," deyip içeriye yöneldim. Tüm güvenlik taramalarını atlattıktan sonra Çağlar Bey’in odasına doğru adımladım. K…

Bölümün tamamını WritePad'de oku