AYAZLAR BİLE
Yazar: Kevser Emek

Umarım kendinizden bir parça bulabilirsiniz. Çünkü bu Mahalle bir Mahalle'den daha da fazlası... Whatsapp Kanalında güncel bölümler ile ilgili bilgiler, Alıntılar ve sorularınıza cevaplar alabilirsiniz. Mahallemizdeki otobüs durağı gibi düşünün, dinlenmek tanıdık biri ile sohbet etmek için kanala bekleniyorsunuz. Link; https://whatsapp.com/channel/0029Vb62mD9KAwEfAbaDgY1E Verdiğiniz oylar, yaptığınız yorumlar benim için çok kıymetli hepinize çok teşekkür ederim. AYAZLAR BİLE ÜŞÜTMEMİŞTİ OLMAYACAĞININ DÜŞÜNCESİ KADAR Derin’den Ankara Esenboğa havaalanına inmiştim. Havaalanlarında valiz beklemekten nefret ediyordum Allahtan yanımda sadece kabin boy valizim olduğundan hemen çıkmıştım. Ankara’yı hiç sevememiştim. Bürokrasi şehriydi kesinlikle büyük büyük apartmanlar resmi araçlarla çevrili yollar, denize çıkmayan sokaklar. Bir ben sevememiştim bu şehri hatta Alptuğ ile anlaşamadığımız ve bana kafa tuttuğu tek konu Ankara sevdası idi yaşamadın o şehirde bir bilsen sokaklarının güzelliğini Gazi’nin anısını Kuğulu parkın atmosferi deyip dururdu. İçinde bulunan Karadenizli genleri ile yarışırdı Ankaralı tarafı. Gülümseyerek ilerledim çıkışa doğru Pelin’i bulmak hızlı hareket ediyordum. Uzaktan görünce koşmaya başladım. Pelin ile her ne kadar küçükken ayrılmış olsak dahi aramızdaki arkadaşlığa devam etmiştik. Annesi Berna teyze abimler Ankara’da üniversite kazandığı anda çok yardımcı olmuşlardı vefa bizim mahallede hala geçerliydi. Yanına ulaştığım an uzun uzun sarıldık. ‘’Pelin sen şaka mısın? Nasıl güzelleşmişsin kızım sen olay olmuşsun olay of kimse de yok ki seni alalım hala tövbeli misin’’ dedim gülerek oda gülerek karşılık verdi. ‘’Ay Derin! Yemin ederim özlemişim ya çok özlemişim. Senin şu herkesi eşlemen desti izdivaç programcılığını bile özlemişim sen düşün ama benden iş çıkmaz kardeşim biz o defterin üzerini çizdik’’ ‘’Ay ben var ya normalde sabah gelecektim ama bilet bulamadım akşam akşam yordum seni buraya kadar kusura bakma kuzum’’ ‘’Saçmalama ne yapıyordum sanki of iyi ki geldin ya hadi geçelim eve eğer dışarda takılalım dersen gitmek istediğin yer var ise ‘’ ‘’Aslında bir Anıtkabir birde Kuğulu parka gitmek istiyordum ama vakit yok başka zaman artık eve geçelim kuzum sabah erken otele geçeceğim’’ Kafasını aşağı yukarı salladı. Hemen arabayı park ettiği yere doğru yürümeye başladık. Gerçekten ekstra bir yorgunluk olmaması adına her şeyi yapıyordum. Çünkü hem kongre hem de sunum kendimi göstermek için önüme sunulmuş tepsiydi. Ankara’da da trafik yoğundu aşırı olmasa da ama gerçekten bu resmiyeti beni boğuyordu her yerde gözüken bakanlık binaları aracın sağından solundan geçen Çakarlı konvoy ya da tek arabalar ruhum daralmıştı. Babamı arayıp vardığımı iyi olduğumu Pelinlere geçtiğimizin bilgisini verdim. Sonra mesaj uygulamasına girip Alptuğ isminin üzerine tıkladım. Derin: Ben Ankara’ dayım kalbim. Alptuğ: Kız içtiğim rakı boğazımda kaldı. Pat diye öyle denir mi? Derin: Ooooo alkolik adam. Yokluğum da kendini rakıya mı vurdun? Alptuğ: Yokluğunun kokusunu anason bile bastırmıyor vallahi çık gel özledim seni. Derin: Saçmalama koca dana. Daha 2 saat bilemedin 3 saat oldu, hem geleceğim için buradayım. Alptuğ: Senin geleceğin ben değil miyim kızım? Kendini geliştir tabi de bizim aşkımıza da emek vermemiz gerek değil mi güzelim? Derin: Geleceğim sensin. Çalışan kadın olacağım ben aşkımıza sen emek ver. Alptuğ: Yıllarımı verdim ben bu aşka veririm emek mi vermeyeceğim söz ver sende elimi hiç bırakma. Kız sen beni dinle bak şimdi sevgilim benim ben sana bakarım çalışma sen çocuklarımın anası ol evimin kadını anamın gelini mahallenin gülü ol sen tak altınlarını koluna gün gün kızım işte daha ne istiyorsun az da böyle heveslerin olsun ‘’ Yazdı baya da ciddiydi gülmeden edemedim hafif çakır keyf olduğu belliydi ne yazdığını yazarken ne anlatmaya çalıştığını kendi bile bilmiyordu salak çocuk Derin: Alptuğ saçmalama allah aşkına kro kro konuşma ya ne demek bunlar ayrılırım senden yok benim öyle heveslerim Alptuğ : Ayrılamazsın. Bırak…