Draegor: Küllerin Altındaki Kalp
1. Bölüm
Yazar: MaysaBerran

Bölüm görselleri

Yenidennn merhaba, Beni özlediniz mi? Ben hepinizi çok özlemişim. 🥹 Yeni hikayem ve yepyeni bir dünya ile karşınızdayım. Aslında biraz bölüm biriktirip paylaşmak istiyordum ama daha fazla dayanamadım. Bu yüzden hızlıca bölüm gelmediğinde beni suçlamayınnn 😅 Hepinizi öpüyorum ve sizi ilk bölüm ile baş başa bırakıyorummmm ❤️ *** Elaria bacaklarına dolanan eteğini yukarı kaldırarak çitlere doğru koştu. Bir yandan da söyleniyordu. "Badem, sana kaç kere dedim çiftlere yaklaşma diye. Annenden neden ayrılıyorsun." Elaria uzun otların arasında hızla geçerek çitlerin dibinde otlayan kuzuya doğru ilerledi. "Başka yer yok sanki. Her yer ot ama sen inatla buraya geliyorsun." Kuzuyu kucağına alarak söylenmeye devam etti. Ama kollarında meleyen kuzuya bakınca çatılan kaşları düzeldi ve hafifçe gülümsedi. Kıvırcık yünlü başına öperek kuzuya sıkıca sarıldı. Badem'in annesi uzaktan onları görüp kısa kuyruğunu sallayarak koşmaya başlayınca Elaria kuzuyu serbest bıraktı. Küçük kuzu, ufak poposunu havaya ata ata annesine koştu. Elaria ellerini beline koyarak başını iki yana salladı ve bahçenin kapısını kapattı. Bahçe kapısının kilidi bozulmuştu ve babası henüz tamir edememişti. Bu yüzden kapı en ufak rüzgarda açılıyordu. Badem de sanki bunu bekliyor gibi hızla bahçeye dalıyor ve çitin dibine ektiği sebzeleri otluyordu. Sebzeleri yemesi problem değildi ama çiti geçme ihtimali problemdi. Evet, Badem daha önce bunu yapmıştı ve Elaria onu son anda kurtarmıştı. Meraklı bir kuzuydu. Badem bu yıl doğan ilk kuzularıydı ve onun aç bir kurtla karşılaşmasını istemiyordu. Daha da kötüsü bir Vorthari ile karşılaşabilirdi. Kurttan kurtulma ihtimali, Vorthari den kurtulma ihtimalinden daha yüksekti. Elaria gözlerinin önüne gelen görüntülerle başını iki yana salladı. O canavarları düşünmek bile tüylerini ürpertiyordu. sonra tekrar küçük kuzuya kötü kötü baktı. Kuzu ise Elaria'nın bakışlarından habersiz annesini emiyordu. Elaria'ya küçük kuzuyla daha fazla vakit kaybetmeden tavuk kümesine ilerledi. Bir kaç yumurta alıp kahvaltıyı hazırlaması gerekiyordu. Annesi pazara gitmiş, babası ve kardeşi ise gece mesaisinden geleceklerdi. Köylerinden kırk dakika uzaklıkta ki taş ocağı madenlerinde çalışıyorlardı. Onlar gelmeden kahvaltıyı hazırlamalıydı. Çünkü yemek yiyip yatacaklar ve gece tekrar çalışmaya gideceklerdi. Elaria aceleyle kümese ilerledi. Badem yüzünden zaten geç kalmıştı. Güneş dağların arkasından yükselmiş sıcak ışığını insanlara armağan ediyordu. Bu bugünde yağmur yağmayacağının habercisiydi. Elaria güneşli sıcak havaları sevsede aylardır yağmayan yağmur canını sıkıyordu. Dereden aldıkları su tarlalarına yetmiyordu. Üstelik her gün alabilecekleri su miktarı da yağmayan her gün daha da azalıyordu. Köy muhtarı daha dün sabah suyu kontrollü kullanılması için tüm köye uyarı da bulunmuştu. Elaria yumurtaları aldı. Eve girmeden önce saksılarda yetiştirdiği domates ve biberden de bir kaç tane eteğine attı. İki katlı evleri küçük ama şirindi. Mobilyalar basit görünse de asla eski değildi. Bir çok evde olmayan mermerden tezgah ve kömürlü sobaları vardı. Mutfak oturma odası ile ortaktı. Alt katta ebeveynlerinin odası ile birlikte bir de tuvalet ve banyo için kullandıkları bir oda vardı. Üst katta ise Eleria ve kardeşinin odaları bulunuyordu. Elaria'nın odası rengarenk kumaş parçaları ve çiçeklerle doluyken Kael'in odası çeşitli metal parçaları ve ıvırzıvırla doluydu. Elaria hızla sebzeli bir omlet, mısır unundan ekmek ve kızarttığı biberleri masaya koydu. Bugün özel bir gün olmasada özenle yaptığı çilek reçelinden bir kaseyide masaya yerleştirdi. Tamamının Koel tarafından tüketileceğine emindi. Yüzünde farketmeden bir gülümseme oluştu. Elerine bardakları da masaya koymuştu ki kapı açıldı. Aralarına beyaz karışmış kül sanısı saçlarıyla annesi girdi. Hemen arkasından ise üstleri başları toz içinde babası ve kardeşi Kael eve giriş yaptı. Babasının kızıl-kahve saçları tozdan bembeyaz olmuştu. Kael'in sarı saçları ise nispeten daha iyi durumdaydı. Fakat ikisi de toz o…