DORUK NOKTASI

[7] KAN VE SESSİZLİK

Yazar:

DORUK NOKTASI – Şahnaz kitap kapağı
DORUK NOKTASI – Şahnaz kitap kapağı

“Bir son, başka bir başlangıcın en acı halidir.” Mahkum olduğum hayat dönüp baktığımda elimde koca bir hiçlik varmış gibi hissediyordum. Mecbur kaldığım hayat ömrümü yavaş yavaş tüketiyordu. On sekiz yaşında oturtulduğum o koltuk hayatımın ve hayallerimin sonu olmuştu. İlk önce annemin ölümü. On beş yaşındaydım. O gün son kez annem beni uyandırmış ve okula göndermişti. Babamın karanlık dünyasına rağmen, annem her zaman normal bir hayatımız varış gibi davranıyordu. Bizi her zaman o karanlıktan uzak tutmak istemişti. Okuldayken aniden babamın tanıdık adamları gelmişti. Sonra okuldan babamın adamları tarafından alınmış, hemen eve gitmiştik. Yol boyunca sormama rağmen neden erken çıktığıma cevap alamamıştım. İçimde ki tedirginlikle eve gitmiştim. Herkes gelmişti. Halam, teyzemler, dayılarım ama tek bir kişi görünmüyordu ortada; Annem. Bütün evi aramıştım. Kocaman malikanenin her noktasına bakmıştım ama annem yoktu. Salonun girişine geldiğimde herkesi gözü yaşlıydı. Beni fark etmemişlerdi. Fark edecek durumda da değillerdi. Bir süre olayı anlamaya çalıştım ama beynim durmuş gibiydi. Annem gibi babam da ortalarda yoktu. İçimde ki korku büyümeye devam ederken aklımda bir isim daha canlandı. Serap’ta ortalarda yoktu. Neler oluyordu burada? Aklımdan geçen diğer sorulara bir cevapmış gibi babam girmişti salona. Her zaman dik olan, aldığı hiçbir darbeden etkilenmeyen babamın omuzları çökmüş, gözleri ise kızarmıştı. Annem hala ortalarda yoktu. Ne olduğunu anlamıştım ama içten içe kabullenmek istemiyordum. Babam gelip tam yanımda durdu. Yorgun gözleri bana bakarken sanki hayatta başka kimse yoktu onun için. Ellerini omuzlarıma koyup beni kendine çekti. Sıkıca sarılmıştı bana. “Özür dilerim oğlum. Çok özür dilerim…” Söylemek istediği çok şey vardı sanki ama konuşamıyordu. Biraz daha devam etse ağlayacaktı. Bunun farkındalığı ile istem dışı bir damla yaş aktı gözlerimden. Annem ölmüştü. Kabullenmek istemediğim bu gerçek tokat gibi yüzüme çarptı o gün. Sabah gördüğüm annem artık yoktu. Ölmüştü. Günlerce evimizde yas havası eksilmemişti. Annemin özlemiyle çöken babam, yaşı küçük olduğu için daha hiçbir şeyi anlamlandıramayan kardeşim Serap ve bunu bir türlü kabullenemeyen ben. Bu benim hayatım boyunca aldığım ilk büyük darbe olmuştu. Günler geçtikçe annemin yokluğu kendini daha çok belli etmişti. Eski düzenimizden eser kalmamıştı. O günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmamıştı. Eski sevgi dolu ailemiz dağılmıştı. Babam artık mümkün olduğunca evden uzaklaşıyordu. Kardeşimin psikolojik sıkıntıları başlamış her hafta seanslar alıyordu. Ben ise anneme verdiğim sözü tutmak için canla başla çalışıyordum. Büyüdükçe nasıl bir dünyaya mahkum olduğumu yavaş yavaş anlamıştım. Çok kaçmaya çalıştım ama eninde sonunda bu kirli işe bulaştım. Anneme verdiğim sözü tutamamıştım. “Abi…” Arkamdan gelen sesle daldığım düşüncelerden çıktım. Tam o sırada kulağıma gelen telefon sesiyle Kartal’ın neden bana seslendiğini anladım. Çalan telefonu duymamıştım. Masanın üstünde ki telefona gözüm kaydığında gördüğüm isim ile derin bir nefes aldım. Pusat Akal. Aramayı onaylayıp telefonu kulağıma yasladım. “Ben arayıp sormasam sen beni unutursun ha!” Pusat’ın kulaklarıma ulaşan sesi ile derin bir nefes aldım. “Ne var Pusat? Rüyanda beni mi gördün?” Telefonun diğer ucundan gür bir kahkaha sesi geldi. Bu piç benimle eğlenmek için aramıştı sabah sabah. “Anlının ortasında bir delik oluşmasını istemiyorsan neden aradığını söyle.” Gülmesini durdurup birkaç derin nefes aldı. “Aman tutmasın Karadeniz damarın. Daha gencim. Ölmek gibi bir niyetim yok…” araya giren birkaç saniyeden sonra konuşmaya devam etti. “Duyduğuma göre savaş senin evine gelmiş ve açık açık tehdit etmiş.” Bunu için aradığını tahmin etmeliydim. Savaş’ın buraya kadar gelip üstüne üstlük tehdit ettiği doğruydu ama bu onu hiç alakadar etmiyordu. “Bu seni neden ilgilendiriyor?” Savaş ile geçmişten gelen bir düşmanlığımız vardı. Birkaç ay öncesine kadar bu ikimizin arasında olan bir şeydi ama son dönemlerde düşmanlık bü…

Bölümün tamamını WritePad'de oku