DORUK NOKTASI

[3] SESSİZ FIRTINA

Yazar:

DORUK NOKTASI - Şahnaz kitap kapağı
DORUK NOKTASI kitap kapağı

“Kader bazen sessiz kalır; konuşan geçmişin sabırsız nefesidir.” Eskiden ne zaman ikileme düşsem annem bana hep içini en çok rahatlatacak yoldan git derdi. Bende onun dediğini yapardım. Hep en kolay ve doğru çözüme ulaşırdım. Ne yapacağıma karar veremediğim bir an daha gelmişti. Gitsem, beni bir aydır rahatsız eden adamı ve mektuplarında ki zırvalığı öğrenirdim. Gitmesem; nasıl bir oyunun içinde olduğumu öğrenemezdim. Dünden beri elimden düşmeyen, son gelen mektupta yazan cümleyi tekrar okudum. ‘ Gelmezsen, cevapsız kalan her şey senin sessizliğinle kapanacak.” Bir yanım gitme derken, öbür yanım git ve neyin içinde olduğunu öğren diyordu. İtiraf etmek gerekirse bende öyle düşünüyorum. Madem bir aydır takip edilip, saçma sapan zarflar alıyorum, gidip bu adamın kim olduğunu ve derdinin ne olduğunu öğrenmek en mantıklı şeydi şu anda. Uykusuz gözlerimi ovuşturup yatağıma gittim. Dün akşam aldığım mektuptan sonra eve gelmiş, sabaha kadar ne yapacağımı düşünmüştüm. Bu sebepten dolayı gözüme uyku girmemişti. Şu an ise güneşin ilk ışıkları odama doğru süzülüyordu. Çağırdığı yere gidecektim. Babamın öldüğünü onun yüzüne doğru haykıracaktım. Dışarıdan gelen seslerle gözlerimi açmak zorunda kaldım. Uykulu halim ile yataktan doğrulup, şaşkınlıkla etrafta göz gezdirdim. Uyuyakalmışım. Sabaha kadar uyuyamadığım için yatağıma uzanıp biraz dinlenmek istemiştim ama planlarımda uyumak yoktu. Gözüm penceremden dışarı kayınca öğleden sonra ki zaman diliminde olduğumuzu anladım. Telaşla yataktan kalkıp odamda telefonumu aramaya başladım. Gözlerim pencerenin önünde ki tek kişilik koltuğa kayınca telefonumun orda olduğunu gördüm. Elime alıp saati kontrol ettim, tahmin ettiğim gibi saat öğleden sonra ikiydi. Bu da demek oluyordu ki buluşma zamanında daha vardı. Derin bir nefes alıp kendimi sakinleştirmeye çalıştım ama olmadı. Heyecanlı, aynı zamana da stresliydim. Gidecektim fakat korkuyordum. Nasıl biriyle karşılaşacağımı bilmiyordum. Zarar görme ihtimalim vardı fakat beni oraya çeken çok güçlü, adını konduramadığım bir histe vardı. Odamdan çıkıp merdivenlere doğru gittim. Mutfağa gidip bir kahve içsem iyi olurdu. Kendimi toparlamam lazımdı. Annem bu akşam mesaiye kalacağı için daha rahat gidebilecektim. Orada fazla kalmayacak, söyleyeceklerimi söyleyip evime geri dönecektim. Sert kahvemden bir yudum alıp odama geri çıktım. Tam bir saat belirtmediği için erken gitsem iyi olurdu. Hiç kimseye bir şey söylemeden tek başıma hareket etmemin doğru olmadığını biliyordum ama bilmemeleri daha iyi olurdu. Öğrenseler gitmeme asla izin vermezlerdi. Bende bu adamın kim olduğunu ve asıl amacını öğrenemezdim. Olumsuz düşüncelerimi bir kenara bıraktım ve hazırlanmaya başladım. Bilinmezliklerle dolu bir yol beni bekliyordu. Sahil yolunun sonuna gelirken ıssız bir sokak karşıladı beni. Etrafta gözlerimi gezdirdiğimde hiç kimsenin olmaması endişelerimi artırdı. Ürkek bakışlarımla etrafı kolaçan ederken aynı zamanda da depoyu bulmaya çalışıyordum. Çakıllı yolda yürürken bastığım her adımımdan ses geliyordu. Birkaç dakika daha ilerledikten sonra kocaman demir kapısı olan, devasa büyüklükte bir depoyla karşılaştım. Dış boyası sökülmeye yüz tutmuş, kırık camlı, eski bir depoydu. Bakımsız duruyordu. Deponun etrafına göz gezdirmeme rağmen kimseyi görememiştim. Kararmaya yüz tutmuş gökyüzü, ışıltısını geceye bırakmak üzereydi. Deponun içine doğru birkaç yavaş adım atarken, uzaktan gelen köpek havlama sesleri adımları hızlandırmama sebep oldu. Dışarıdan yıkık dökük duran deponun içine attım kendimi. İçimdeki korku ve tedirginlik başımı ağrıtmaya başlamıştı. Deponu kapısından içeri girmiştim fakat bir adım daha atmaya cesaretim yoktu. İçeride nasıl bir şeyle karşılaşacağımı bile bilmiyordum. Neden buraya geldim ki? Gün boyunca yakamı bırakmayan cesaretin şu an kırıntısı bile bulunmuyordu içimde. Tanımadığım o kişini karşısına çıkar ağzıma geleni söylerim diyordum. Lakin korku ve tedirginlik baştan sona bedenimi kuşatmıştı. Deponun içini incelerken, dış cephesine oranla içerin…

Bölümün tamamını WritePad'de oku