4
Yazar: Lucerow

Eren: Bir şey fark ettim. Gelen bildirimle başımı masadan kaldırmadan telefonu açtım. Fizik dersindeydik ama hoca yoktu. Herkes kendi kendine takılıyordu. Siz: ? Eren: Aha işte tuzağa düştün. Ne! Siz: Anlamadım. Eren: on iki D'nin dersine Serpil hoca giriyor. Bu da demek oluyor ki o sınıfta değilsin. Çünkü kimse Serpil hocanın dersinde telefona bakmaya cesaret edemez... Eren: Çünkü kimse Serpil hocanın dersinde telefona bakmaya cesaret edemez;) Ben bu tuzağa nasıl düşmüştüm?! Eren: Yani kısaca o sınıfta da olmadığın artık net. Son iki sınıf kaldı gizemli kız. Sana seni bulacağımı söylemiştim. Aklıma gelen fikirle gülümsedim. Siz: Bir dakika ya! Nerden biliyorsun okulda olduğumu? Belki ben bu gün okula gelmedim. Eren: O da var tabi. Ben bunu düşünmemiştim... Siz: Beni bulmaya çalışmaktan vazgeç. Ben hazır olsaydım zaten karşına çıkardım. Görüldü atmıştı. Sanırsam dediğimi düşünüyordu. Eren: Tamam aramayacağım seni. Zaten hattın okulda ki kimsenin üzerine değil. Yuh ama artık! Siz: Neden acaba? Eren: Sırf bana yazmak için hat mı aldın? Siz: Hayır evde boş olan bir hat zaten vardı. Eren: Anladım. O zaman şimdilik aramıyorum seni. Siz: Teşekkür ederim:) Eren: Rica ederim gizemli kız. Bu kadar kolay kabul etmesini beklemiyordum. Bir gariplik var- Eren: Bir karar verdim.