DÖNÜM NOKTASI

16

Yazar:

DÖNÜM NOKTASI – Lucerow kitap kapağı
DÖNÜM NOKTASI – Lucerow kitap kapağı

Telefonu kapatarak çantama attım. Etrafıma bakındığımda deniz kenarına geldiğimi fark etmiştim. Topuklu ayakkabılarıma dikkat ederek ahşap tahtalarda ilerledim. Denize yaklaştıkça dalga sesleri de artıyordu. Bir yerden sonra tahtalar bittiği için durdum. Ceketimi çıkartarak tahtaya serdim. Etrafta hiç kimse olmasada elbiseme dikkat ederek oturdum. Rujum aklıma geldiğimde çantamdan çıkartarak sürdüm. Bazen yanlış bir şey yapmış gibi hissetsem de Eren'le konuşmaya başladığımdan beri kendimi daha iyi hissediyordum. Nedense bana iyi geliyordu. Acaba ben ona iyi geliyor muydum? Benle konuşurken o da heyecanlanıp mutlu oluyor muydu? Rujumu çantama atıp denizi izlemeye başladım. ✮ Üç saattir dans eden insanları izliyordum. Yarım saat deniz kenarında oturduktan sonra müzik sesiyle buraya gelmiştim. Keşke gelmeseydim. Yoğun sesten dolayı artık kulaklarımı hissetmiyordum. Kerem desen oturmuş içiyordu. Eren'se Meriç ve tanımadığım diğer çocukla, bir konu hakkında hararetli bir şekilde konuşuyordu. Konunun bu akşam ki maç olduğuna emindim. Eren, ben ve Kerem'in aksine fenerbahçeliydi. Bunu tabi ki de stokladığım hesabından öğrenmiştim. Bir ara hesabının neden herkese açık olduğunu sormak istiyordum. Kıskanmadım canım ne alakası var! "Merhaba." Yanımdan gelen sesle irkilmiştim. Kıvırcık saçlı, siyah dekolteli elbise giymiş bir kızdı. "Merhaba?" "Yanında ped var mı acaba?" Sesi kısık çıkmıştı. Utanıyordu sanırım... "Çantamda olması lazım, bir saniye." Çantamı açarak içine bakındım. Neyse ki ped vardı. Utandığını anladığım için elimle gizleyerek ona uzattım. "Cidden çok teşekkür ederim." Gülümseyerek başımı iki yana salladım. "Önemli değil." Kısa bir an bana sarıldığında affaladım. Ben daha tepki veremeden benden ayrılmış ve hızlıca yanımdan uzaklaşmıştı. Tekrardan gözlerimi Eren'lerin masasına çevirdiğimde kaşlarım çatıldı. Masa boştu. Sağıma, soluma baksamda göremedim onları. Yeteri kadar burda durmuştum. Açıkcası partilerin bana göre olmadığını bir kez daha anlamıştım. Biraz daha etrafıma bakındıktan sonra telefonumu alarak taksi numarası çevirdim. On dakikaya bir araç geleceğini söylemişlerdi. Mekandan çıkarak beklemeye başladım. Araç tam vaktin de gelmişti. Bindiğimde abi direkt taksi metreyi açmıştı. İnsan bir selam verirdi. Umursamadan evin adresini verip arkama yaslandım. Yol ilerlerken sokak lambalarını sayıyordum. Küçüklüğümden beri bunu hep yapardım. Bir anda abi şarkı açarak söylemeye başladığında şaşırıp kaldım. Birde söyleye söyleye 'Ben seni sevduğumi' şarkısını söylemeye başlamıştı. Yeteri kadar müzik dinlememiş gibi abiyi dinlemeye başladım. En azından sesi güzeldi. Karadenizli olduğu sesinden belliydi. Sanırsam aşk acısı çekiyordu. Abinin şarkı söylemesiyle yol resmen bitmişti. Telefonuma bildirim geldiğinde kilidi açarak mesajlara girdim. Kerem bir video atmıştı. Videoyu açtığımda kala kalmıştım. Onların drift atan arabaların yanında ne işleri vardı?!

Bölümün tamamını WritePad'de oku