Döngü Lekesi

3.ẞölüm

Yazar:

Döngü Lekesi - Derya Boz kitap kapağı
Döngü Lekesi kitap kapağı

~ Hayat bazen, yarısı yazılmış ama son sayfası çoktan koparılmış bir mektup gibi kalıyor elde. Doktorun sözleri kulaklarımda çınlarken, ben de kendimi öyle hissettim. Eksik... tamamlanmamış... sanki devamı hiç yazılmayacakmış gibi. Hastaneden çıktığımızda içimde garip bir boşluk vardı. Özgür arabayı sürüyordu, ben ise yan koltukta elimle çantamın kenarını sıkıyordum. Yağmur, şehri silmeye çalışır gibi yağıyordu ama hiçbir şeyi temizleyemiyordu. Annem olmazsa... Kim kalır yanımda? Umay yok... Özgür bile bir gün gidebilirdi... Hayatımda hep biri eksiliyor, hep bir şey elimden koparılıyordu. Sanki ben, tamamlanmasına izin verilmeyen bir hikâyeydim. “Ne yapmayı düşünüyorsun peki?” Özgür’ün sesi, arabanın içinde yağmur damlalarının sesini yararak ulaştı bana. Gözlerimi ön cama düşen damlalardan ayırmadım, parmaklarım çantamın kenarını sıkarken konuştum. “Bilmiyorum...” Sözler dudaklarımdan dökülürken gözlerim, yağmurun çizgiler halinde akıp gittiği cama takılı kaldı. Ne yapacağımı, nasıl yapacağımı gerçekten bilmiyordum. Evet, annemin sağlığı için onu yatırmamız gerekiyordu ama... annemsiz ne yapardım? Kimsem kalmamışken onu da mı bırakacaktım? “İzel, o hastaneye yatırılmak zorunda. Bunu sen de biliyorsun. Böyle devam ederse... bu iyileşmesini daha da yavaşlatır.” “Biliyorum...” Çaresizlik boğazımı sıktı. Biliyordum, ama bilmek istemiyordum. Babamdan, Umay’dan sonra bir de annemden kopmaya gücüm yoktu. “Gerekirse...” dedim kısık bir sesle, düşüncelerim birbirine karışırken. Özgür sorgulayıcı bir tavırla omzunun üzerinden bana kısa bir bakış fırlattı. “Gerekirse ne?” “Gerekirse,” diye tekrarladım, bakışlarım ön camdaki yağmurda sabitlenmişti; bu bir karar değil, kaderi kabul ediş gibiydi. “Avukatlığa gelen teklifi... reddederim. Başından ayrılmam. Anneme ben bakarım. Başka kimseye emanet edemem.” Özgür, kaşını hafifçe kaldırıp kısa bir bakış attı. “Saçmalama istersen,” dedi. Sesindeki kayıtsızlık, bu fikri ciddiye almadığını gösteriyordu. Ardından başını yola sabitledi, bu konunun onun için tamamen kapanmış olduğunu belli eden bir tavırla. Sessiz kaldım. Kararı kendi içimde yineliyor, bunun benim için tek seçenek olduğunu zihnime kazıyordum. Arabanın içinde yankılanan tek ses, yağmurun cama vuruşuydu. Tamamen kendi düşüncelerimde boğulmuşken, Özgür’ün sesi, aniden ve ağırlıkla sessizliği deldi. “Sen ciddisin ?” Sesi, ilk başta attığı o kayıtsız tondan tamamen sıyrılmıştı; kısaydı, netti ve inanmazlık doluydu. Başımı ona çevirdiğimde, Özgür’ün şaşkın ve sorgulayıcı bir ifadeyle bana baktığını gördüm. “Sen bunun için yıllarını harcadın, sabahlara kadar çalıştın. Stajını bitirdin. Ruhsatın neredeyse çıkacak.Üzerine bir de ülkenin en iyi şirketlerinden biri sana teklif gönderiyor.””Ve sen şimdi... her şeyi bırakmayı mı düşünüyorsun?” Gözlerimi ondan ayırmadım. “Zorundayım, Özgür,” dedim, sesime acı bir netlik hakimdi. “Annem için. Ben annemi de kaybetmek istemiyorum.” Özgür başını hafifçe geriye attı; sesi artık daha sert ama tamamen gerçekçiydi “anneni hastaneye yatırmaman zaten kaybetmene neden olacak! Bu bir tedavi, İzel! Onu iyileşme şansından mahrum ediyorsun! Kendi ellerinle ona zarar veriyorsun!” Sözleri, içime oturdu. Kesin ve acımasız bir doğruydu “Ama bu...” dedim, sesimdeki kararlılık titriyordu. “Bu, annemi gözümün önünden ayırmama sebep olacak! Ben yalnız kalmak istemiyorum! Her şeyden sonra... ona ihtiyacım var!” “Korkuyla hareket ediyorsun, İzel. Ve bu... bencillik. Kendi yalnızlık korkun yüzünden annenin sağlığını ve kendi geleceğini feda ediyorsun. Bu bencillik yüzünden bir mezar daha kazdıracaksın kendine.” Bu sözler, arabanın içindeki havayı paramparça eden bir tokattı. Başımı hızla ona çevirdim. Gözlerim öfkeyle değil, saf bir yaralanmışlıkla yanıyordu. Yağmurla bulanıklaşan gri şehir, arkamızda hızla akıyordu. “Ne?” Sesim titrek değildi; gürültüden, yağmurdan daha keskin bir çığlık gibiydi. Bir saniye içinde tüm savunma mekanizmam çökmüştü. “Bencillik mi? Sen... Sen gerçekten benim yaşadığım her şeye... buna bencil…

Bölümün tamamını WritePad'de oku