Dolunayın Altında

35. Bölüm

Yazar:

Dolunayın Altında - İrem Çiftçi kitap kapağı
Dolunayın Altında kitap kapağı

Savaş'ın bana sarılırken burnunu çekmesiyle yerimde donakaldım. Şeytan ağlıyor muydu? "Savaş..." Sarılırken yüzüne bakmak için başımı geri çekecektim ama çok sıkı sarılıyordu. "Sen ağlıyor musun?" Başını olumsuz anlamda salladı ve beni daha sıkı sardı. "Hayır, sadece gözüme melek kaçtı." dediğinde gözyaşlarıma eşlik eden bir kıkırdama kaçtı dudaklarımın arasından. Ona daha çok sarılıp kokusunu içime çektiğimde şeytan bu seferde kanatlarını etrafıma doladı. Alp'in araya girmesiyle şeytandan yavaşça ayrılıp bakışlarımı yüzüne çıkardım. Gözyaşlarımı elimin tersiyle silerken şeytanın kızarmış gözlerini ve bana bakarken gülümsemesine engel olamayan yüzünü inceliyordum. "Efendim, sizin bu hallerinizi de mi görecektik?" Dedi Alp ama onu dikkate almadım. Savaş boğazını temizleyip bakışlarını benden ayırdı ve Alp’e yönelterek uyarı dolu bir ses tonuyla konuştu. "Alp, kapa çeneni," Alp elini dudaklarına götürdü ve fermuar çekermiş gibi yaptı. Tabii bunları yaparken sırıtıyordu. Şeytan derin bir nefes alıp tekrar bana döndü. "İyisin değil mi? Bir şey yapmadılar?" O üzerimi endişeli gözlerle incelerken başımı olumsuz anlamda salladım. "İyiyim, sorun yok." Deyip sandalyede bizi gülümseyerek izleyen kadına baktım. "Bir prens tutsakmış burada, onu da kurtarmamız gerekiyor. Kraliçeye bir borcumuz var Savaş. O bize yardım etti." Savaş ellerini beline yerleşti. Üzerindeki siyah gömlek ve kot pantolonla her zamanki gibi mükemmel duruyordu. Kanatları sırtında sıkıca katlanmıştı. "Aslında... O işi buraya gelmeden önce hallettik." Dedi ve bakışlarını Alp’e çıkardı. "Prens şu anda birkaç kişiyle birlikte saraya dönüyor. İyi olduğunu düşünüyorum." Dedi düşünceli bir şekilde çenesini kaşıyarak. Gözüm yeni uzamaya başlayan sakallarına kaydı. “İyidir herhalde. Öyle değil mi Alp?” “Öyle efen-” Alp hata yapmış gibi duraksadı. Boğazını temizledi. “Öyledir yani. Sonuçta sevdiği kişiler yanında. Hemde aralarından birini diğerlerinden daha fazla seviyor gibi duruyor-” “Alp!” dedi şeytan sesini yükselterek. Ela onlara göz devirdiğinde Alp kahkaha atmakla meşguldü. Bende gözlerimi devirdim. Bir prensin aşk hayatıyla ilgilenmiyordum. Şu anda belki sadece birinin... Bir kişinin aşk hayatıyla ilgileniyordum ama onun bunu bilmesine gerek yoktu. Bakışlarım şeytana kaydığında onunda beni izlediğini gördüm. Bakışlarımı hızla kaçırarak boğazımı temizledim. Günlerdir tutsaktık ve daha yeni kurtulmuştuk. Pislik içindeydim ama vampirler en azından şeytana iyi davranmışlardı. Karnındaki yara dışında iyi olduğunu düşünüyordum. Tam konuşacağım sırada boğazımın acısıyla yüzümü buruşturdum ve öksürdüm. Sonrada hiçbir şey olmamış gibi konuşmaya başladım. "Planımız nedir? Artık buradan gitmek istiyorum." Boğazım ağrıdığı için sesim kısık ve titrek çıkmıştı. Savaş gözlerini kısmış beni izliyordu. Alp planı anlatmaya başladığında ise buz mavisi gözlerini benden çekmek zorunda kalmıştı. "Ormana girip sınıra kadar yürümemiz gerekiyor." dedikten sonra Savaş’a döndü. "Burada arabaya binersek çok dikkat çekeriz." Ela araya girdi. "Yürüyüş yaklaşık yarım saat sürecek, dayanabilirsiniz değil mi? Yani... bir sorununuz yok." deyip beni süzmeyi ihmal etmedi. Rengim solmuş olmalıydı, üstelik çok halsizdim. Soruyu bana sorduğu çok barizdi ama buradan çıkmak için yarım saat yürüyebilirdim. Zorundaydım. "Dayanabiliriz." dediğimde şeytan bana sorar bakışlar gönderdi. "İyi gözükmüyorsun." Sözlerime karşılık verdiğinde yavaşça iç çektim. "Ben iyiyim, Savaş. Tek istediğim bu yerden kurtulmak." Gözlerine kararlı bir şekilde baktığımda tereddüt etti. Bakışlarımı ondan çekip Ela’ya döndüm ve başımı salladım. O da gitmek istediğimi anlamış olacak ki harekete geçti. Çantasından bir pelerin daha çıkarıp Savaş’a uzattı. Şeytan sonunda mavi gözlerini benden ayırıp Ela’nın elinden pelerini almıştı. "Ormana girene kadar kimseye gözükmemeliyiz." Diye ekledi Ela, şeytan pelerini giyerken. Üzerindeki tek renk sadece mavi gözleriydi şimdi. "Sizde mi bizimle geliyorsunuz?" diye sordum Ela ve Alp’e hitaben. Alp ü…

Bölümün tamamını WritePad'de oku