Dolunayın Altında

25. Bölüm

Yazar:

Dolunayın Altında - İrem Çiftçi kitap kapağı
Dolunayın Altında kitap kapağı

Bir çocuk gibi mızmızlandı ve kafasını yastığa koydu. "Sadece uyusak olmaz mı?" Dedi. Ona sırıttım. "Olur Savaşçığım" dedim ve gözlerimi devirdim. "Sabaha geberip gitmek istiyorsan neden olmasın?" Sanki komik bir şey demişim gibi güldü. "Birileri benim için endişeleniyor sanki" gülmesi sırıtmaya dönmüştü. Kaşlarımı çattım. "Senin için endişelenmiyorum Savaş. Ölüp gidersen beni de yanında götürürsün o yüzden diyorum" Bağlı olduğumuzu biliyordu. Gıcık şeytan. Ölürse bende ölürdüm. Bağda tek tartışmaya açık olmayan konu buydu sanırım. Gözlerimi tekrar yarasına indirdim ve acıyla nefes aldım. Neden ona bir şey olduğu zaman bende acı çekiyordum? Karnının sol tarafında büyük bir kesik vardı ve göğsüne doğru uzanıyordu. Yüzümü buruşturdum. "Nasıl becerdin bunu?" Dudaklarını büzdü. "Bilmek istemezsin melekcik" Dedi ve derin bir nefes aldı. Canı acıyordu ama belli etmemeye çalışıyordu. Yani.... ben öyle anlamıştım. "Dikiş atmayı biliyor musun?" dediğinde betim benzim attı. Benden bunu isteyecek hali yoktu ya? Hayatta yapamazdım... Yüzüm öyle bir hal almış olacak ki Şeytan gülmeye başladı. "Tamam, ben hallederim" Dedi ve yavaşça doğruldu. Ayağa kalktığı anda yarasını tuttu ve yüzünü buruşturdu. Evet, kesinlikle acı çekiyordu. Acıyla ona baktım. "Sen otur. Ben gidip getireceğim malzemeleri" dedim ve odamdan çıkıp koridorda ses çıkarmamaya dikkat ederek ilerlemeye başladım. Merdivenlerden indim ve mutfaktaki ecza dolabından gerekli malzemeleri aldım. Tekrar yukarı çıktım, odamın kapısını açtım. Odaya girdiğimde şeytan gözlerini kapatmış, yatakta uzanıyordu. Uyumuş muydu? Yanına gittiğimde yüzünü inceledim. Gerçektende uyuyordu! Kıkırdadım. Yüzümü bir gülümseme aldı. Uyurken çok masum gözüküyordu. En azından her zamanki gibi stresli değildi. Kaşlarını çatmıştı. Başımı yana eğdim ve yüzünü biraz daha inceledim. Koyu kahve saçları yumuşacık görünüyordu. Saçlarından farklı, iki tane küçük siyah boynuzu vardı. Bu boynuzlar onu çirkin değil, aksine daha da dikkat çekici yapıyordu. "Yüzüm eskidi melekcik" Savaş'ın bir anda konuşmasıyla gözlerimi kocaman açtım. Uyumamış mıydı? Rezil olmuştum... Utandığım için yanaklarımın ısındığını hissediyordum, kesinlikle yanaklarım kızarmıştı. Gülüyordu, benimle dalga geçiyordu şu anda! Gözlerimi devirdim ve boğazımı temizledim. Malzemeleri yatağın üstüne koyduktan sonra bende diğer tarafına geçtim. Elimi pamuğa uzatarak üzerine gerekli olan sıvıyı döktüm. Şeytanda beni dikkatle izliyordu. Dikiş dışında diğer şeyleri yapabilirdim sanırım. Yarasını söylene söylene temizledim ve odamdaki lavaboya giderek işimin bittiği malzemeleri çöp kutusuna attım. Kesinlikle çıplak göğsüne bakmamıştım, hayır ilgimi de çekmemişti. Yani şey... öyle olmalıydı. Kızarmamın başka bir açıklaması olmalıydı. Mesela oda çok sıcaktı? Hormonlarım benimle dalga geçiyordu şu anda. Off! Geri geldiğimde Savaş'ı yarasıyla uğraşırken gördüm. Arada bir yüzünü buruşturuyordu. Onun dışında dikkatli bir şekilde dikiş atıyordu. Bu konuda tecrübeli olduğu belliydi. Adam kurtların ve vampirlerin arasında yaşayıp kılıçla savaşıyor Dolunay... Ne bekliyorsun ki? Düşüncelerimi bir kenara itip ona odaklandım. Gözlerini yarasından ayırmadan konuşmaya başladı. "Banyoya gir" Dedi emir veren bir ses tonuyla. Daha demin çıktığım banyoya meraklı gözlerle bakıp kaşlarımı çattım. "Neden?" "Dikkatimi dağıtıyorsun Dolunay" Dedi ve yüzünü acıyla bir kez daha buruşturdu. İyide yerimde sabit duruyordum. Dikkati nasıl dağılıyordu ki? Çok fazla düşünmeden banyoya girdim. Canının acımasını istemiyordum. Birkaç dakika sonra banyonun kapısı açıldı. Savaş içeri girdi. "Odaya geçebilirsin" Dedi ve ona sorar bakışlar atan beni es geçerek duşakabine doğru ilerledi. Onu dinlemeyip hala yerinde duran bana yandan bir bakış attı. "Tabi yine de sen bilirsin, kalıp benimle duşta alabilirsin" Pis bir şekilde sırıtmaya başlamıştı. Yüzümü buruşturdum ve gözlerimi devirdim. Şeytan her zaman aynı şeytandı... Odaya girdiğimde kendimi yatağın üzerine bıraktım. Hala açıklama alamadığım ak…

Bölümün tamamını WritePad'de oku