Dolunayın Altında

12. Bölüm

Yazar:

Dolunayın Altında - İrem Çiftçi kitap kapağı
Dolunayın Altında kitap kapağı

Kısa bir yürüyüşün ardından ben, abim ve Şeytan büyük kulübeye varmıştık. Abim eski haline dönmüştü. Zaten yanımda kocaman bir kurtla daha fazla gezmek istediğimden emin değildim. Kulübeye adım attığımda geride kalan şeytana baktım. "Sen gelmiyor musun?" Diye sordum kaşlarımı çatarak. "Gelmemi mi istersin?" Diye sordu merdiven trabzanlarına yaslanarak. Abim ona kısa bir bakış attı ve homurdanarak kulübeye girip bizi baş başa bıraktı. "Sen iste her yere gelirim melekcik." "Sadece nezaketen soruyorum, şeytan." Dedim ama ciddi kalamıyordum. Gülmemek için çok uğraşmam gerekmişti. Beni gülümsetiyordu. "Yoksa kuşlar gibi gece ağaç dalında falan mı uyuyorsun?" Güldü ve kollarını arkasında birleştirip bana baktı. "Bunu bilmek istiyorsan gece yanına gelebilirim, Dolunay. Hem sende şeytanların nasıl uyuduğunu görmüş olur-" "Tamam bu kadar yeter." Dediğimde yanaklarımın kızardığını hissediyordum. "Ciddi kalamıyor musun sen?" Omuz silkti. "Alaycılık şeytanların doğasında vardır." Kısık bakışlarla beni inceledi. "Başka sormak istediğin bir şey yoksa eğer... ben meşgul bir şeytanım." Gözlerimi devirdim. "Görende krallık yönetiyorsun sanar. Beni bulduğunda ormanda boş boş geziyordun, şeytan." Dedim alayla. "Hmm... krallık yönetmek. İyiymiş." Pis bir şekilde sırıttı. Bunu derken resmen mavi gözleri parlamıştı! "Ama biliyor musun, hiç benlik değil. Şimdi izninle..." "İzin veriyorum. Gidebilirsin." Dediğimde kısık sesle güldü. "Ama lütfen, yaşayabileceğim bir mesafede kal." "Elbette melekcik." Siyah kanatlarını açıp gittiğinde arkasında gülümsememeye çalışan bir ben bırakmıştı. Onun yanında ciddi kalmak çok zordu. Adamı sadece yarım gündür tanıyorsun, Dolunay. İç sesime gözlerimi devirdim. Ne olmuş yani? Artık hayatım boyunca ona bağlıyım, bırakta biraz tadını çıkarayım... İçeri girince üzerime dikilen gözler beni rahatsız etti. Annem, abim ve tanımadığım birkaç adam daha salondaydı. Sanırım ciddi bir konuşma yapacaktık. "Savaş'la karşılaştığına göre artık temel sorunumuza dönebiliriz." Dedi kahverengi saçlı, siyah gözlü neredeyse abim yaşlarında bir adam. Ece'nin komutanlar diye bahsettiği adamlar onlardı, şimdi hatırlıyordum. Abim sıkıntıyla iç çekti. "Savaş'tan öğrendiğimize göre bağ tek taraflı. Bu nasıl oluyor bilmiyoruz, bildiğimiz tek şey sadece kardeşimin ona bağlı olduğu." "Çok güzel." Dedi komutanlardan bir diğeri, ama bunu kesinlikle iyi bir şeymiş gibi söylememişti. "Şimdi ne yapacağız? Savaş burada sonsuza dek kalamaz, koruyucu ise..." adam bana kısa bir bakış attı. "Kendini savunabilecek durumda değil." "Ne yapmayı düşünüyorsun Emre? Koruyuculara ihtiyacımız var. Onları krallığa gönderemeyiz, açık bir hedef olurlar." Başka bir adam konuşunca kaşlarım çatıldı. Krallıklar gerçekti demek ki. "Vampirler ruh koruyucusunun tarafındaydı. Hala doğa ve ateş koruyucusunu istiyorlar, sebeplerini bilmiyoruz. Kardeşini her ne kadar saklamış olsanda artık varlığından haberdarlar." Dedi adam. "Üstelik bir şeytana bağlı." Diye devam etti diğeri. "Bunu öğrenmemeleri gerekiyor, Savaş'ı alırlarsa koruyucu da peşinden gitmek zorunda kalır. Uzaklaşamazlar." Abim sıkıntıyla saçlarını karıştırdı. "Biliyorum, biliyorum. Bu bize de sürpriz oldu. Rayne'nin dediğine göre yüzyıllar öncesinden kalan bir şey ama nasıl oluyorsa gelip kardeşimi buldu. Evren bizimle dalga geçiyor sanki." Boğazımı temizledim. "Bende buradayım, abi." Dedim benim hakkımda konuşmalarını kastederek. "Bunu bende istemezdim." "Senin suçun değil, tatlım." Dedi annem kenardan. "Peki bu bağ... neden şimdi ortaya çıktı?" Diye sordu komutanlardan biri anneme bakarak. "Daha önce belirti yok muydu?" "Hayır." Dedi annem gözlerini benden ayırmayarak. "Kokudan bahsediyorsanız, kızım doğduğundan beri melez. Olması gerektiği gibiydi, hiçbir belirti görmedim." Melez mi? Hadi canım! Dalga geçiyor olmalılar! "Anne-" "Şimdi sırası değil, Dolunay." Dedi abim bana uyarı dolu bir bakış atarak. "Bağı bir şey tetiklemiş olmalı." Dedi adam ve gözlerini kıstı. Düşünüyordu. "Savaş'ın buraya gelmesi olabilir.…

Bölümün tamamını WritePad'de oku