Dolunayın Altında

11. Bölüm

Yazar:

Dolunayın Altında - İrem Çiftçi kitap kapağı
Dolunayın Altında kitap kapağı

"Daha ne kadar yürüyeceğiz?" Bir ağaca yaslanıp nefeslenmeye çalıştım. Şeytan bana kısa bir bakış attı. Hiç yorulmuşa benzemiyordu. "Başka bir yol var ama..." Neyi kastettiğini anladığımda endişeyle başımı salladım. "Hayatta olmaz. O tuhaf parçaları kendine sakla." Dedim kanatlarını kastederek. Bana alaycı bir bakış attı. "Bunlar kanat, melek. Kaç kız bunlara dokunmak için yalvarıyor sen biliyor musun?" Güzel. Gıcık olduğumuz gibi egoluyuzda. Off! "Sana gerçeği söyleyeyim mi?" Diye sordum ona yaklaşarak. Bu sefer alay etme sırası bendeydi. Şeytanın gözlerinde alaycı bir parıltı belirdi. "Söyle bebeğim." Başını yana eğdi ve yüzünü yüzüme yaklaştırdı. "Büyük bir..." dedim ve sırıttım. "Kuşa benziyorsun." Kollarımı göğsümde kavuşturdum. "Ayrıca boynuzların hayatımda gördüğüm en garip şey." Güldü. "Bu sözleri geri alacağın zamanda gelecek." Dedi ve eliyle çenemi tutup yüzümü kendine doğru çekti. "Ve ben o zamanı iple çekiyorum melekcik." Kendimi geri çekip homurdandım. "Benim senin gibi kanatlarım yok." Bunu dememle sırtımda sabahtan beri sızlayan yerler yine sızladı. "O yüzden melek değilim. Bana melek deme." Sırıtışı büyüdü ve bu benim hiç hoşuma gitmedi. Gıcık şeytan. Yan yana yeniden yürümeye başladığımızda aramızda uzayan bir sessizlik oluştu. Arada onu inceliyordum. Yapılı bir vücudu vardı ama kesinlikle abartılı değildi, boyu benden epey uzundu, yüzü ise... Hayatımda gördüğüm en yakışıklı kişi olabilirdi. Bunu düşününce kızardım. Farklılıkları bile ona hayran olmaktan alıkoymuyordu beni ve bu çok korkunçtu. Ama halimden memnundum. Alışıyordum. Sanırım. Ben düşüncelere dalmışken şeytan bir anda durdu. Kanadını açıp önüme siyah bir set çekti ve beni de durmak zorunda bıraktı. "Ne yapıyorsun sen?" Diye sordum şaşkınlıkla. "Sessiz ol." Deyip etrafı inceledi. Nereden bulduğunu bilmediğim hançeri pantolonunun kemerinden çıkarmasını izlerken yavaşça arkasına geçtim. Tehlikedeydik ve ben bu sefer kesin ölmüştüm! Bir kez daha şansım yaver nasıl gitsindi ki zaten? "Lütfen bana şeytanların güçlü olduğunu söyle." Dedim arkasına daha çok sinerken. Homurdandı. "Herkese böyle çabuk güvenir misin sen?" Diye sordu siyah kanatlarının arkasına saklanmış bana kısa bir bakış atarak. "Kendini öldürtmenin kısa yollarını mı arıyorsun?" "Evet, benim için sıradan bir cumartesi akşamı hobisidir bu." Dedim kanatlarının dokusunu anlamaya çalışarak. Gerçekten kuş kanatlarına benziyordu! Acaba dokunsam kızar mıydı? Bir şey saldırırsa zaten ölmüştük. En azından son anlarımı neden arkasına saklandığım bu garip efsanevi varlığı inceleyerek geçirmeyeyim ki? Ben tam ağzımı açıp konuşacakken karşımızdaki ağaçların arasından geceye karışmış bir yaratık baş gösterdi. Siyah yelesi resmen geceye gizlenmişti. Parlayan kahverengi gözleri olmasa orada olduğunu anlamazdık. Birde kızgın hırlaması. Birde şey... keskin dişleri. Hani daha önce size kurtlara alıştığımı söylemiştim ya. Lafımı geri alıyorum. Çok korkunçtu! Ama onu tanıyordum ve bana zarar vermeyeceğini biliyordum. Kahverengi gözleri benim kopyamdı ve iç güdülerim onun abim olduğunu söylüyordu. "Sanada merhaba... abi." Dedim şeytanın arkasından, saklandığım yerden çıkarak. Abim bana kısa bir bakış attı, ardından şeytana döndü. "Alfa, bu ne güzel bir karşılama." Dedi Şeytan alayla abime ve elindeki hançeri kemerine geri koydu. Kemerindeki diğer küçük hançerleri yeni fark ediyordum. "Bende sonunda benden sıkıldığını düşünmeye başlıyordum." "Neden senden sıkılsın?" Dedim abime yaklaşarak. Siyah yeleli kurda yaklaştıkça çevreye yaydığı ısı hissediliyordu. Bir kurt nasıl olurda at kadar büyük olabilirdi? Onlar normal kurtlar değil, dedi iç sesim. Evet, elbette değiller. Şeytan abime yaklaşmamı izlerken konuştu. "Bir aydır sürünün yanındayım. Sonunda sıkılıp beni kovmaya geldiğini düşündüm." "Tatil yapmaya falan mı geldin? Evin yok mu senin?" Diye sordum gözlerimi kısarak. Onun hakkında biraz daha bilgi almak istiyordum ama ne yapmak istediğimi anlamıştı, bilgi vermeyecekti. Sırıttı. "Benim hakkımda bir şeyler mi…

Bölümün tamamını WritePad'de oku