DOKUZ

0.1

Yazar:

DOKUZ - flykaydi kitap kapağı
DOKUZ kitap kapağı

Selamm Bu bölümün yıldızına da basıldıysa kaldığımız yerden devam edelim 😙 *** "Ver bana." Duraksayıp dediğimi anlamaya çalıştı. Bana doğru eğilen vücudunu doğrulturken yutkundu. "OHA ELA!" diye bağıran kişi Atlas'tı. Denizden birkaç dakika önce çıkmış olacaktı ki saçları hâlâ ıslaktı. Lacivert şortu ve sarı saçları, onu oldukça iyi gösteriyordu. Atlas ile aramda iki yaş olduğu için ona abi deme ihtiyacı duymuyordum. İçeceğimi şezlonga koyarken artık gitmek istiyordum. "Azgın kadın! Ne biçim söz o öyle, duymayayım bir daha." derken işaret parmağını yüzüme doğrultmuş, tehdit edercesine sallıyordu. Söyledikleri yanaklarımın kızarmasına sebep olmuş olmalıydı. "Ne dedim ya, bir şey demedim ki!" derken yanlış bir şey deyip demediğimi düşünüyordum. Yavuz Abi, eliyle dudaklarını kapatırken mimiklerini göremiyordum. Dikkatle Atlas ve benim diyaloğumuzun gidişatını izliyor gibiydi. "Kızım ayıp değil mi? Ver bana, ne ya! Neye şahit oldum ben?" dediğinde şaşkınlıkla kaşlarım kalktı. "ATLAS NE SAÇMALIYORSUN İKİ SAATTİR?! ZAMAN GEÇİYOR!" diye bağırdığımda yerimde duramıyordum. Buluşmayı unuttuğumu çaktırmadan yetişmem gerekiyordu. Ağzı hayretle açıldı. Birkaç saniye duraksayarak sürekli kıpırdanan bana baktı. "Zaman mı geçiyor?" diye sorduğunda yüzünde tiksinen bir ifade vardı. Yüzüme baktı. Ardından Yavuz Abi'ye baktı. Dayanamayıp, "YA MOTORDAN BAHSEDİYORUM!" dedim. Atlas birden öğürmeye başlayıp tam önüme kustuğunda bu sefer iğrenircesine bakan taraf bizdik. Başını yerden kaldırıp bana baktı. "Şey... Deniz kokusu falan birleşince... Midem bulandı." dedi ve arkasını dönüp gitti. "Onu anladık..." diye mırıldanan Yavuz Abi'ye gülmemek için zor duruyordum. Atlas'ın sapık düşüncelere kapıldığını yeni anlıyordum. Dişlerimi sıkarken onun gözünde gerçekten fesat bir imaj çizip çizmediğimi bilmiyordum. Ver bana, olayını çok yanlış anlamıştı. Atlas, abimlerin grubunda yakın olduğum tek kişiydi sanırım. Beraber çok vakit geçirmememize rağmen sohbet ederken oldukça kafa dengi olduğunu fark etmiştim. Ona buluşmaya yetişmem gerektiğini anlatacak vaktim yoktu. O da dinleyecek gibi değildi zaten. Yavuz Abi ile benim konuşmalarımızın en saçma yerine şahit olmuştu. Rezillikti. Abime bir şey derse biterdim. Ama doğruyu söylemek gerekirse... Bazen Yavuz Abi'ye, "abi" demek sinir bozucu oluyordu. Uzun boyu, kumral saçları, sol kulağının hemen arkasındaki 9 dövmesi ve daha birçok özelliğiyle kendine hayran bıraktıracak şeylere sahipti. Eğer abimin arkadaşı olmasaydı, hayallerimi süsleyen kişi büyük ihtimalle ona benzerdi. "Ela? Ela, beni duyuyor musun?" Kulağıma boğuk gelen soruyla içinde bulunduğumuz ana döndüm. "Ha," gibi bir ses çıkardım gözlerine bakarak. "Vermem." dedi. "Yavuz Abi, hani yardım edecektin? Bir öyle diyorsun, bir böyle! "Bak, seni kırmak istemiyorum... Her yer dağ, taş, deniz ya da uçurum. Ehliyetin bile yokken seni oraya göndereceğimi düşünme-" Sözünü kesen şey, üstümdeki bikiniydi. Mavi-kahverengi çizgileri olan, askılı bikinim dikkatini çekmiş olmalıydı. "Yani demek istediğim... Motoru vermem. Ama seni bırakabilirim." Gözlerim heyecanla parladı. "Kabul," derken çok mutluydum. Buluşmaya yetişebilirdim. Neşeyle, az önce şezlongun üstüne bıraktığım matchadan bir yudum aldım. "Burada konuşacağımıza yola çıksaydık çoktan varmıştık." dedi ve bir nefes verdi. Bana dik dik bakarken "Ne oldu," dercesine başımı hareket ettirdim. "Motora bu şekilde bineceğini düşünmüyorsun herhalde," "Niye? Üşümem ki, hava çok sıcak zaten." derken üstümdeki bikini takımıma bakmaya engel olamadım. "Üşürsün diye değil, motorumda kalçanın izi çıkmasın diye." Ağzım açık kaldı. "Ayıp oluyor ama," "İki saattir güneşleniyorsun. Denize girmemiş olabilirsin, ıslak değilsin ama güneşlendin sonuçta." Kaşlarım çatıldı. "Kızım popon yapışır," dediğinde gülmeye başladım. Bunu mu söylemeye çalışıyordu yani? Kaba olmamaya çalışırken dediği şeyler, komik görünüyordu. "Yanımda şortum var sadece. Onu giyerim." dediğimde çok da bir yerimi kapatmayan bikinime baktı. Gözlerini aceleyl…

Bölümün tamamını WritePad'de oku