0.0
Yazar: flykaydi

Selamm Kitap yarı texting olacaktır. Mesajlaşma, diyaloglar ve telefon aramaları çoğunlukta olacak şekilde yazacağım. Bu benim ilk texting deneyimim olacak. Abimin arkadaşı kurgusu olduğunu düşünecek olursak... Bence fena da olmayacak. Umarım seversiniz. Yıldıza basıp yorum yapar ve takip ederseniz çooook mutlu olurum. Şimdi sizi "Dokuz"la başbaşa bırakıyorum... *** Güneş gözlüğümü hafifçe kaldırıp etrafa baktım. Abim ve arkadaşlarıyla denize gelmiştik. Sıcaktan kavrulan tenimin hissettirdiği tatlı sızıyı seviyordum. Keyifle matcha lattemi içerken gelen mesajla duraksadım. NOHUTSUZ FALAFELLER Doğa: Evden çıkıyorum simdiii Doğa: Geliyosunuz dimi Doğa: Neyden bahsediyordu? Hazal: Yarım saate oradayım Gaye: Ben motora bineceğim birazdan Gaye: Ela ne alemde Hazal: Mesajları görüyor ama cevap vermiyor Doğa: Ela? Grup mesajlarını gördüğümde yutkundum. Arkadaşlarımla buluşacaktım. Unutmuştum. Mezun olduğumdan beri kızlarla toplu bir buluşma ayarlayamamıştık. Bugün buluşacağımızı unuttuğumuzu söyleyemezdim. Ne diyecektim ki... 'Abim ve abimin arkadaş grubuylayım kızlar, sizinle çok önceden plan yapmamıza rağmen unuttum.' mu diyecektim? Mesajları okurken ne diyeceğimi düşünüyordum Nasıl unuturum, diye kendime kızmaya engel olamadım. Şehir merkezinden oldukça uzak kalan bir koydaydım. Bildirim sesiyle telefonum titredi. Doğa: Ela kesin unuttu btw Gaye: Yok be Hazal: Nah unutmadı Gaye: KIZIM GÖRÜLDÜ ATACAĞINA CEVAP YAZSANA Onları ekemezdim. Hem zaten haftalar öncesinden bunun planını yapmıştık... Bahane bulamazdım. Buluşma saatine tam 45 dakika vardı. Yetişmeliydim. Siz: Geliyorum 🦟 Telefonumu şezlongun üstüne doğru fırlattığımda aniden ayağa kalktım. Denize baktığımda abimi göremedim. Sola doğru dönüp hızlı adımlar atarken kafamı sertçe çarptım. "Ahh! Kafam!" diye sızlanırken elimle alnımı tutuyordum. Başımı kaldırınca çarptığım şeyin Yavuz Abi olduğunu gördüm. Çıplak göğüsüyle bakışırken nasıl o kadar sert bir gövdesi olabildiğini düşünüyordum. Duyduğum öksürük sesiyle birkaç adım geriledim. "Ela, iyi misin?" dediğinde onaylarcasına başımı salladım. Gözlerim etrafı tararken abimi arıyordum. "Bir şey mi oldu?" diye sordu. "Abimi gördün mü?" dediğimde kaşları çatıldı. "Tekele gitti. Niye ki?" Elini kumral saçları arasından geçirdi. "Neyle gitti peki? Yürüyerek mi?" Sorum umut doluydu. Omzuna attığı beyaz tişörtü eline alıp boynundan geçirdi. Üstündeki kırışıklıkları düzeltirken, "Buraya en yakın tekel bayii arabayla 10 dakika falan sürüyordu. Yürüyerek gitmemiştir yani. Motordadır." dedi. "Allah kahretsin! Cidden! Nasıl yetişeceğim ben?!" diye söylenirken volta atmaya başlamıştım. Kolumu tuttuğunda durdum. "Nereye yetişmen gerekiyor?" Çaresizlik içinde, "Kızlarla buluşacaktım, unutmuşum. Çok az kaldı buluşma saatine. Yetişmem gerek. Motor olsaydı sürerdim," dedim. Gözlerini kapatıp sabır çekti. "Motor ehliyetin bile yok Ela, saçmalamışsın iyice!" "Ya tamam, haklısın. Ama sürmeseydim bile abim götürürdü ki motorla." Elini kolumdan çektiğinde karşı karşıyaydık. Eğildiğinde göz hizamdaydı. "Unuttun sanırım, ben de motorla geldim." dediğinde heyecandan nefesim boğazıma takıldı. Ben öksürürken yüzümde küçük bir tebessüm oluştuğunu görür gibi olmuştum. "Ver bana." *** Yeniden merhabaaaa Bölümü nasıl buldunuz? Bir an da 'Ver bana' falan biraz hızlı oldu sanki shxmuwmdjd Bölüm aralarını sinek emojisiyle göstereceğim, sorgulamayın Ve sizi hız kesmeden diğer bölümü okumaya davet ediyorum 🫶