HER ŞEYİN DEĞİŞTİĞİ GECE
Yazar: Aslı Şıkkibar

DOĞUŞ – DIŞLANMIŞ OLAN VAHŞİ GÜÇLER SERİSİ 1 Yok edilemez olandan korkulur. Eğer bir gün karşınızdaki rakibinizin yok edilemez seviyeye gelme ihtimali ile karşı karşıya kalırsanız her geçen gün, her geçen dakika onun önüne geçmek için yollar ararsınız. Amansız düşüncelerin ve korkuların arasında yüzerken beklenmedik bir şey olursa ve ilk defa şans sana gülerse de bunu değerlendirmek için elinden geleni yapmanız gerekir. Ama… “Gözlerini kapatmış kafasını koyduğu camın titremesine odaklamış kulağındaki kulaklıkta çalan müziği bile duymuyordu. Ama o odaklanma göğsünde hissettiği bir anlık baskı ile yok oldu. Baskı onu o kadar rahatsız etmişti ki kafasını koyduğu camdan kaldırdı ve gözlerini açıp etrafına baktı. Her şey normal gibiydi. Klasik metro.. Evine dönen onlarca insan. Ceketindeki telefonu çıkarıp saate baktı. Neredeyse gece yarısıydı. Müziği değiştirdi. Telefonun tuş kilidini kapatıp ekranda oluşan siyahlıkta gri gözlerine baktıktan sonra telefonu cebine yerleştirirken, başını da tekrar cama yasladı. Derin bir nefes alıp gözlerini tekrar kapattığı andan göğsündeki baskıyı tekrar hissetti. Kafasını kaldırıp tekrar etrafa baktı. Metronun sağ tarafında insanların arasında bir bulanıklık fark etti. Ne olduğunu anlamak için gözlerini kısıp bakmaya devam ettiği sırada zihninde bir ses duydu. ‘Seni uyarmıştım..’ Bulanıklık ona yaklaştıkça aslında onun görünmez bir duvar olduğunu fark etti. Ayağa kalktığı sırada o duvarın çoktan içine girmişti. ‘Bu da ne?’ Derken gözleri, içinde bulunduğu görünmez duvardaydı. Etrafında dönerek, ona dokunmaya çalışarak ne olduğunu anlamaya çalışırken sesi tekrar duydu. ‘Yanlış zaman, yanlış kararlar. Bana bulaşmak hayatının hatasıydı.’ Bu ses ve dedikleri onun aklına tek bir şeyi getirdi. Gözleri kocaman açılmış arkasına doğru dönmeye başlamıştı ki bu sefer ses tam arkasından geldi. ‘Bana bulaşmak senin sonun olacak..’ Ona dönmesi ile yüz yüze gelmesi bir oldu ama o an hareket edemedi. Karşısında siyah bir duman vardı ve insan görünümüne dönüyordu. Ayaklarından başlayıp en son yüzünü ve oradan saçını gördüğü an onun kim olduğunu anladı. Önce boğazında bir el hissetti ve ardından yavaşça havaya kalktığını hissetti. İnsanlara baktı ama donmuş gibiydiler. ‘Beni dinle bunu benden o istedi. Bunu biliyorsun.’ Dedi sesi titriyordu ve gri gözleri karşısındaki yapılı ve uzun adamın koyu kehribar rengi gözlerindeydi. Adam gülümsedi. ‘Eminim öyledir.’ ‘Wolf!’ Ağzından çıkan son söz onun adıydı. Gözlerinin gördüğü son yüz ise onun yüzüydü. “ Eline geçen fırsatı, şansı düzgün değerlendiremezsen veya yapmaman gereken en büyük hatayı yaparsan bu tamamen senin suçundur… Çünkü herkes kendinden sorumludur. Herkesin kendi iradesi vardır, sana her denileni yapmak zorunda değilsin. Eğer bir hata yapıyorsan bunun cezasını sen çekmelisindir. Bu bir doğuş. Doğuş demek güneşin doğması ve yeni bir güne başlamak demektir. Ama bu öyle bir hikaye değil. Bu ayın doğuşunun hikayesi. Yani gecenin başlayışının..