Do re mi- aşk sarmalı

20.

Yazar:

Do re mi- aşk sarmalı - iburyyoudarlin kitap kapağı
Do re mi- aşk sarmalı kitap kapağı

Dağhan ile oturma odasında birlikte film izliyorduk. Gerçi ben izlerken o da benim saç tutamlarımı okşayıp parmaklarıyla tarıyordu. Bana sorduğu sorunun cevabını hâlâ vermemiş düşünmek istediğimi dile getirmiştim. Nitekim az önce yaşanmış olayı da unutmamış sessiz kalmıştım. Dağhan ne beni konuşmak için zorlamış ne de soru sormuştu. Bilmiyordu. Dışarı çıkmak istiyordum. Dağhan'ın artık maskesiz durmasını ve gezmesini istiyordum. Sıkıntıyla dudaklarımı büzdüm. Dağhan'ın dizlerinde uzanıyordum. Dizleri saçlarıma ev sahipliği yapıyordu. "Hâlâ cevap vermedin..." Bunu sanki istemiyormuş ve kararsız kalmışım gibi söylemişti. "İstemiyorsan burada kalırız, ama ben sıfırdan başlamak istiyorum Suzan." Gözlerimi yumup açtım kısa bir an. Karnım feci ağrıyordu üstüne bir de. Her ihtimali düşünen ben, bunu da düşündüm. Ve söyledim. "İstiyorum, Dağhan, Denizli'ye taşınalım." Gülümsedi. Bu gülümseyiş her şeyi unutup mutlu olacağız demekti. "Ben satılık ev bakayım o zaman." Kafa salladım hızlıca. Parmak uçları saç diplerime masaj yaparak beni uyuşturdu. Dağhan ile ayrı eve çıkacaktık. Sadece bizim olduğumuz bir evimiz olacaktı. Yüzüne odaklandım. Yarısı yanık yüzüne. İzlerine. Bembeyaz tenindeki lekesiz tenine de. Simsiyah saçlarına, kaşlarına her bir anında gözlerimi gezdirdim. "Dağhan," dedim kararsızca. Gözleri gözlerimde hazırda bekliyordu. "Maskesiz dışarı çıkmak ister misin?" Bu sorum onu hazırlıksız yakaladı. Sessiz kaldı. Sessiz kalmak Dağhanlık değildi. "Suzan..." Adımı zikretmesi istemediğinin kanıtıydı. "Sorun değil." dedim fısıldayarak, bileğini okşadım hafifçe. Parmak uçlarım hissiz bir dokunuşla okşadı tenini. Bileğini boynuma düşürüp, avucuna çenemi yaslamamı sağladı. Parmak uçlarım hafif hafif eline dokundu, bazen gezindi. Parmak ucu kadar seviyordum onu. Öyle tatlı bir his ile. Öyle uykunu getiren güvenilir hisle. "Anladın değil mi beni?" diye sordu. Evde maskesiz kalmaya hafiften alışmak ile dışarısı aynı değildi. Farkındaydım. "Anladım." Dudaklarımdaki ufak tebessümü sundum ona. "Ve seni bir şeylere zorlamak da istemiyorum. Sadece kendini artık soyut hissetmemen için uğraşıyorum. Bana iyi geldiğin kadar sana iyi gelmeye çalışıyorum." Bir şey demedi ve üzerinden tişörtü tek hamlede ensesinden tutup çekerek çıkardı. Şimdi o dad body bedeni gözler önündeydi. O kalıplı göbeği, kalın kolları ve kapkalın damarlı bacakları... neyse siktir et. Dizlerine yatmayı sürdürdüm. "Ne yapıyorsun?" Bembeyaz teni gözlerime şölen sunuyordu. Allah bismillah diyerek iç çektim. "Göğsümde mışıl mışıl uyuyup iyi uykulara dalacaksın." dediğinde tebessüm ettim. Ela gözlerimle alttan alttan bakarak, "Niye?" diye sordum. "Çünkü öyle istiyorum. Tenime dokunduğun anlarda daha bir sakinleşiyorsun. Bilmiyorum belki de sevdiğin içindir ama denemek istiyorum Suzan. Bir kere olsa yatakta sıçramadan derince uyuduğunu görmek istiyorum." Hiçbir şey demeden dizlerinden kafamı kaldırdığımda Dağhan bedenini koltuğa yatırdı. Bende onun üstüne uzandım. Çenesini huzurla mırıldanarak kafama yasladı. "Uyu bebeğim," Kollarımı sımsıkı çıplak karnına doğru sardım. Huzurla kapanan gözlerim, burun deliklerime dolan o temiz kokusu, bir an için beyaz giymek istedim. O beyazların içindeyken bende bembeyaz dolanmak istedim etrafta. Kollarımı iki yanına sardığımda gözlerimin doluşu beni gafil avladı. Ne çok gözlerimiz doluyor Suzan. En başında öyle değilken neden şimdi? Allah seni bildiğin sebepten ağlatmamak yerine mutluluktan ağlatıyor sanki. Bunun sonunda ikimizden birine değilde, en çok ona bir şey olursa nefes alamazdım. Buna dayanamazdım. İçimden fısıldadım sessizce, " Allahım, beni duymuyorsun ama Dağhan'ı duy olur mu? Benim ömrümden al ona ver." Gözyaşlarım Dağhan'ın göğsüne doğru aktı fakat Dağhan hiçbir şey yapmadı. Bana bakmadı. İrkilmedi. Sanki bunu bekliyor ve göğsüne yatmamı bu yüzden söylemiş gibiydi. Burnumu çekerek kollarımı bedenine sımsıkı sardım. O kadar sıkı sardım ki bedenimle bir olsun istedim. Yaralarımız bütün olup iyileşsin istedim. Dudaklarım göğüs ucun…

Bölümün tamamını WritePad'de oku