19.
Yazar: iburyyoudarlin

Buradan da duyurmuş olayım finale az kaldı 20 ve diğer kalan bölümlerin hepsini Wattpad de finali attığım zaman buraya da atacağım💗💗 Sorularınız varsa ya da herhangi bir anlamadığınız kısım için instagram hesabım; iburyyoudarlin İnsanın ruhunda çiçek açmalıydı bence. Ne yaşarsa yaşasın göğüs kafesi her daim umut dolu olmalıydı. Göğsünde bir yerlerde onu mutlu edecek, sevindirecek bir kapı bulunmalıydı. Her insan da o kapıdan bulunur muydu? Sanmam. Her kadında var mıydı bilmiyorum ama bende pek de yoktu. Çoğu yoktu azı vardı. Karamsar olmak istemesem de elimde olmadan kendimi kaptırıyordum. Kötülük benden besleniyor gibiydi. Var olan tüm duygularım köreliyordu . "Asıl amacın tam olarak ne Suzan?" Çatı katındaydık. Feyza gözükmüyordu ortalarda, ki çalışıyor olması da bir ihtimaldi. Ya da göz göze gelmeye çekiniyordu. Karşı koltuğumda Ali ve ben vardık. İşin hukuki boyutuyla ilgilenmiyordum. Orası şu an için beni aşardı. Yengem bana gerekli açıklamaları yapmış ve bir şekilde hakime yeterli delil sunmamızı istemişti. Hakimlerden nefret ediyordum çünkü hiçbiri kadın gibi değildi. Hiçbiri adaletli değildi. Kadınlar kadar olamazlardı. Bir kez daha red yemeyi ve o çukura girmeyi istemiyordum. "Sadece daha önce dosyasında bile görülmeyen üzeri karalı kişileri bulup yardım istememiz gerekiyor. Sonrası adalete kalmış." "Hah!" dedi Ali, ellerini dizine vurarak. "İş oraya kaldıysa yarağı yer içeriz." "Negatife düşme bi saniye ya," Desem de düşen taraf bendim. Çenesini sıvazlayarak kafasını parmakları arasına alıp boynunu kütlettiğinde, "Düştük düşeceğimiz kadar zaten!" diyerek söylenmeyi de unutmadı. Çenemi kaşıdım usulca. "O dosya da beş farklı isim var Ali," Bakışları beni buldu hemencecik. Sorun ne dercesine bakıyordu. Avucumda saklı olan listeyi çıkarıp eski püskü sigara izmaritiyle yanmış küçük komodine koydum. Ali eski yayı kırık koltuktan tek hamle de kalkıp yere bağdaş kurarak oturduğunda onun peşi sıra bende oturdum. Hâlâ aynı giysilerleydim. Ve kokuyordum, yani sanırım. İşaret parmağımı ilk sırada işime bastırdım. "Sinem Çöl, bu kadın şimdilerde barlarda striptizcilik yapıyormuş." Ali'nin gözleri açıldı sonuna dek. "Tövbe tövbe, tamam her mesleğe saygımız var, kadınlar başımın tacı ama bir insan neden barda striptizci olur ki?" Eli yanağında düşündü. "Mesela hoşuna gidiyordur erotik dans," diyerek açıklama da bulundum. Kadınlar her işi yaparlardı. Tabi burada yaşıyorsan striptizci yerine fahişe olurdun ya neyse... "Ne dedim aaa," Göz devirdiğinde bende göz devirdim. "Neyse," diyerek devam ettim kaldığım yerden. Asıl birazdan Ali üzerime atlamazsa iyi olurdu. Boğazımı temizleyerek parmağımı bir alt satıra indirdim. "Bu ise Şebnem Yıldar, kadın tam bir afet," dediğimde bende kendimi kaptırmıştım. "Hm," dedi Ali yalnızca. Gönül tarafından kırık olsa da başka bir kadını düşünmezdi. Şebnem'in resmine bakmıştım. Motorcu olması bir yana uzun 1.80'lere yakın boyu, kısacık erkek gibi saçları ki bu kesim dixie cut olarak geçiyordu. O ay kadar parlak buz mavisi gözleri, vücudunda bulunan boş alan kalmayan o dövmeleri... İçimdeki arsız kadın sırıttı. Bu kadın ile Ali olsa ne olurdu acaba? Gerçi hayal kurmaya gerek yoktu. Ali dövmeden hoşlanmazdı. Kendinde bile yoktu. Bu kadından bardan çıkmayan sigara alkol kokan tip vardı. Ali bunları yapan biri değildi. O tipte biriyle hayatta olmazdı. Kendi kendime ofladım sanki derdim yokmuş gibi. "Noldu?" Omuz silkerek yanıtladım. "Hiç." dedim ve devam ettim. Alt satıra indim. "Elif Duru, bu kadın da kimyager." Bu sefer durmadım ve hepsini saydım. "Zeynep Yıldırım ve en son da... Eslem Esrin Kavak." Büyükçe hohladım. Bitmişti şükür. "İyi de bu kadınları bulsak da ne olacak? Bize yardım edecekler mi? Sapık sanarlar bizi amına koyayım!" Üşenmeden o aklı için bir kez daha göz devirdim. "Ayrılalım mı takım mı kalalım?" Diye sorduğumda bu mümkün mü dercesine göz belerterek süzdü beni. "Ayrı olursak ya dayak yerim ya da adım tecavüzcü Coşkuna çıkar kızım deli misin nesin!" "Tamam be amma caz yaptın." "Yemi…