Do re mi- aşk sarmalı

0.7

Yazar:

Do re mi- aşk sarmalı - iburyyoudarlin kitap kapağı
Do re mi- aşk sarmalı kitap kapağı

"Eee tamam ben ne dedim?" dedi Feyza, Ali'yi yine delirterek. "Lan ben anlattım çünkü olayı anlamadın ki!" diyerek yerinde sinirden kudurdu. "Sen niye gittin o zaman o yere?" dedi Feyza sinirle, neredeyse aralıksız bir saattir siyaset konuşuyorlardı. Mahalle arasında sağcı ve solcular olarak ikiye ayrılmışken bir de sofralar kurulmuş yemekler yenmiş üstüne saatlerce oy için konuşma yapılmıştı. "Ya sanane kızım ben karnımı doyurmak için gittim oraya," "Arkadaşlar," mırıldanışımı kimse takmamıştı. "Hangi tarafa gittin lan?" diye sordu Feyza celallenerek. "Arkadaşlar siyaset yapmayın çıkamıyoruz sonra konudan!" dedim sesimi yükselterek. Feyza'ya döndüm. "Kızım sanane harbi yemek yemek için gitmiş alt tarafı sanki bilmiyorsun he." "Haklılıktan ağlatır yalnız," dedi Ali arkama geçip böbürlenerek. "Bende seni ağlatırım o ne olacak," dedi Feyza da kısacık saçlarını havadan iki tülek bağlamış her konuştuğunda sallanıyordu tepesinde. "Başkan bi susun ya," diyerek koltuğa yayıldım. Yine çatı katındaydık. "Sen onu bunu bırak da Dağhan mevzusu noldu onu anlat, nezarethanede ne konuştunuz bakim?" Dün akşam aradan bir saat geçmeden Feyza ile birlikte gitmiştik karakola. Tabi o arabada kalmıştı ben içeri girip Dağhan ile görüşmek istediğimi söylemiştim Salih abiye ve yengeme. "He odaklanın anlatıyorum." Nezarethaneye doğru adım adım ilerlediğimde her şey usulüne göre ilerliyordu. Amcam olmasa ben yanına kadar girerdim ya neyse kendi kendimi ifşa etmeye gerek yoktu. Dağhan görüş açıma girdi. Sırtını gri paslı duvara yaslamış kollarını çiçek yaparak öylece yere bakıyordu. Psikolojisi iyi değildi bu beş metre öteden belli oluyordu benim de amacım onu değiştirip baştan yazmak değil, aksine biraz da olsa insan olduğunu hatırlamasıydı. Maskesi yüzündeydi gözleri aynı ifadesizlikle yere odaklıydı. Parmaklıklara yaklaştığımda Dağhan kafasını kaldırıp siyah zifir gözleri ile siyah göz kalemi çektiğim ela gözlerime baktı. "Dağhan," dedim sanki ben yapmamışım gibi. "Nasılsın?" Aslında onunla dalga geçiyordum. Tabiki geçecektim şerefsiz beni üzeceğini sanıyordu daha kiminle dans pistinde olduğunun farkında bile değildi. Siyah gözleri kısıldığında hareketi de nasır tutan yüz ifadesini de bırakmadan bana odaklandı. "Çok akıllı olduğunu sanıyorsun değil mi?" Açıkça dudaklarım kıvrıldı ve parmaklıklara sarıldı ellerim. "Sanmıyorum zaten öyleyim Dağhan, sen ne sanıyordun ki akademiye girdiğinde benim bebeklerle oynadığımı falan mı?" İşaret parmağımı dudağımın kenarına götürüp vurdum bir iki kere ardından dudağımı bükerek sırıttım. "Sen akademiye zar zor girdiğinde benim savcılarla, albaylarla, polislerle çevriliydi etrafım. Hakkımı sana yedirir miyim ben? Bana dediklerini yutturmadan duracağımı yerimde pısıp kalacağımı falan mı sandın yoksa?" Dağhan ağır adımlarla gözlerini gözlerimden çekmeden bana doğru gelerek tam önümde durdu. "Pişman olacağın adımlar atıyorsun." soğuk ürpertici sesi kulaklarıma dolduğunda gülmek istedim. Parmaklarımı parmaklıklara daha çok sardığımda yüzümü parmaklıkların arasına sıkıştırdım. Gerçi sıkışmamıştı sadece burnum girmişti ama olsun. "Bende sana hatırlarsan demiştim ki; sözüme geleceksin." Maskesine dokunmak için parmak uçlarım yandı fakat bir kez bile oraya bakmadım. "Buradan çıktığım an kendine yeni bir şehir bul Suzan, çünkü bu sana son uyarım olacak." Alaylı kıkırtım nezarethaneye doldu. "Siktir oradan lan! Tehditleri kısa kes Dağhan. Sen benimle boy ölçüşemezsin sana söyledim ve yine söylüyorum ama beni hiç dinlemiyorsun ki." Kaşları alayla kalktı, 'öyle mi' der gibi. "Sıra bende, ben olsam bu kadar emin konuşmazdım kendimden." "Emin konuşmuyorum ben zaten eminim. Bu oyunu sen başlattın bitiren ben olacağım." Kıvama geliyordu. Gözleri kısıldı, bildiğin maskenin ardından bana gülüyordu. Dağhan bana gülüyordu amına koyayım! "Çocuk gibisin," dedi gözleri daha çok kısıldığında. "Sende robot gibisin." Ellerini benim gibi yaparak parmaklıkların arasına koyup kafasını çok hafif suratıma eğdi. "Niye yapıyorsun bunu?" diye sordu…

Bölümün tamamını WritePad'de oku