0.4
Yazar: iburyyoudarlin

Bol bol yorum yapın hanımlarrr 🎀 Duman, Haberin Yok Ölüyorum Zeki Müren, Gitme Sana Muhtacım Toygar Işıklı, Anlatamam Dağhan'ın beni o parkta ağlatmasının üzerinden aradan üç gün geçmişti. Ortalıkta yoktu büyük ihtimalle karakolda kalıyordu. Zaten normalde de çok geç geliyordu. Onu bilmese de çok özlemiştim. Kısa saçlarımı dağınık ufak bir topuz yaparak kahküllerimi parmak uçlarımla düzelttim. Mahalle de her zamanki sakinlik mevcuttu. "Anne, ben çıkıyorum." dediğimde annem mutfaktan çıkarak yanağıma bir öpücük kondurdu. "Çok geç kalma olur mu kızım? Tenha yerlere de girme." Tebessüm ettim dediğine. "Tamamdır sultanım." yanağını öperek evden çıktım. Üzerimde siyah bana oldukça bol gelen deri ceket, altımda bol bir jean, üzerimde ise beyaz bir badi ve buz mavisi gömleğim vardı. Siyah güneş gözlüklerimi başıma tutturarak derin bir nefes aldım. Hava fazla soğuk değildi. Mahallenin aşağısına ağır adımlarla ilerlediğimde gördüğüm görüntü ile duraksadım bir müddet. Dağhan vardı bir de tam karşısında Bahar. Doğal uzun sarı saçları, ela gözleri, uzun boyu... çok güzel bir kadındı. Bahar, Dağhan'a benim gibi aşıktı. Bahar, Dağhan'a gülerek bir şeyler anlatıyor Dağhan ise üç gün önce bana baktığı gibi ruhsuz bir ifade ile ona bakıyordu. Bahar kıkır kıkır kendi anlattığına güldüğünde parmak uçları Dağhan'ın koluna dokundu. İçimin sinirden yandığını hissettim. Dağhan'a dokunmuştu. Gözlerim koluna takılı kaldı. Yüzüm buz gibiydi. Hiçbir şey yapamadım zaten ne yapacaktım ki? Adam beni resmen kovmuştu. Ona neden hesap soracaktım? Beni sevmiyordu. Dağhan lütfen kolunu ondan çek. Lütfen... İçimden ettiğim kısa süren dua ile ağlamamak adına hızla oradan geçecekken Dağhan kolunu oldukça sert bir hamle ile Bahar'ın parmakları arasından çekti. Derin bir nefes aldım. Bakışları bu kez bana kaydı. Dağhan bana bakıyordu. Siyah saçları, üzerindeki siyah giysileri ve ceketi, siyah maskesi...aynı Dağhan'dı. Dolu gözlerime odaklandı. Çok kısa o kadar kısa ve saniyelik süren kaşların çatıldığını gördüm. Belki de öyle sanmak istedim bilemiyorum. Bahar'da bana baktı. Çatık ve öfkeli bakışlarla...Tek dikkat ettiğim Dağhan'dı. Salak gibi ilerlemeden orada dikiliyordum. Dağhan yönünü bana çevirerek ağır adımlarla yanıma doğru gelmeye başladı. Bahar'ın öfke dolu bakışlarını üzerimde hissediyordum. Tam önümde durduğunda kafasını hafifçe sola eğdi yüzüme iyi bakabilmek için. "Bir daha," dedi tok hiç değişmeyen sesiyle. Bahar arkadan bağırsa da umursamadan gözlerime bakıyordu. "Canını acıtan şeyleri görmezden gel, bir gün tam karşımda sevdiğim kadına dokunduğum an yıkılma. Beni sevme Suzan....ben sevilecek tipte bir adam değilim. Ben senin o hayal ettiğin beyaz atlı prens de değilim. Bir kadının parmağının ucunun değmesi bile o gözlerinin dolmasına neden oluyorsa önce kendini sonra da kime aşık olduğunu sorgula. Hadi eyvallah!" Canımı ikinci kez yakıp arkasını döndü bana. "Dağhan," dedim bir anda. Önünü dönmedi elleri cebinde omzunun üzerinden bana baktı. "Tamam beni sevme, ama yanımda başka bir kadına da tenine dokundurma. Lütfen ben görmeyeyim. Tamam beni sevme ama kimseye bir gün aşkla bakma. O kalbin hep katran kalsın." Bu kez yoluna devam eden ben oldum. Önüne geçerek mahalle çıkışına doğru yürüdüm. Dağhan lütfen kimseye aşık olma. Caddeki durakta bekleyerek minibüsün gelmesini bekledim. Oradan ofise geçerdim. Gelen minibüse bindiğimde kulaklarımı Zeki Müren'in sesi doldurdu. Gitme Sana Muhtacım... "Beni öldür öyle git, yaşamak için... senin sevgine muhtacım..." Dağhan beni sever misin bir gün? Kafamı cama yaslayarak önümdeki cama yakın direğe tutunup ayakta yolculuğum başladı. Kafam cama yaslı, kulaklarımda Zeki Müren'in sesi, aklımda ise Dağhan ve ikimizin hayalleri vardı. 🎶 ALİ KIRCA Suzan'ın o kaldırımda omzumda ağladığını gördüğüm ilk an abime olan nefretim arttı. Abim az önce eve gelmişti. Yine aynı ifade aynı tavırlar vardı yüzünde. Bize bakmadan odasına çekildi. O artık insan bile değildi. Normalde kim olursa olsun saygıyla yaklaşırdım. Kapıyı çalmad…