Diyar Büyücüsü

Bölüm 1

Yazar:

Diyar Büyücüsü - Ceren Oktay kitap kapağı
Diyar Büyücüsü kitap kapağı

Instagram : yazarcerenoktay Daha fazla kişiye erişmem için takip etmeyi unutmayınız. Yorum ve oylarınızı bekliyorum. Alphenia, yüzyıllardır mutluluk ve huzurun hüküm sürdüğü bir diyardı. Her bölge kendi içinde barışı korurken diğer bölgelerde yaşayanlara da saygı gösterirdi. Kimse kimsenin huzurunu bozmaz, hiç kimse başkasının hakkına göz dikmezdi. Bu sarsılmaz düzenin en büyük dayanağı ise kuşkusuz Diyarın Büyücüsü’ne duyulan derin saygıydı. Diyarın Büyücüsü, diyarın var olduğu ilk günden beri düzenin bekçisiydi. Bu konuda son derece katıydı; kötülüklere asla fırsat tanımaz, her daim iyilerin hakkını gözetirdi. Bir gün, Diyarın Büyücüsü talihsiz bir kaza geçirdi. Bu kazanın ardından kim olduğunu, geçmişini ve diyarla ilgili tüm bildiklerini yitirdi. Yine de bunu kimseye belli edemezdi. Ancak en yakın dostlarından Bella, durumu hemen fark etti. Endişeli bakışlarla gözlerini aralayan büyücüye eğildi ve kısık bir sesle “İyi misiniz?” diye fısıldadı. “Ne oldu?” diye sordu Diyarın Büyücüsü. Dayanılmaz bir baş ağrısı çekiyordu. Daha önce hiç ağrı hissetmiş miydi bilmiyordu; ama bu ağrı kesinlikle dayanılmazdı. Yattığı yerden doğrulmaya çalışırken görüşü hâlâ bulanıktı. Kaşlarını çattıktan sonra “Ah… başım!” diye inledi. Ardından bakışlarını karşısında dikilen Bella’ya çevirdi. “Sen de kimsin?” “Ah!” dedi Bella, şok içinde. “Beni hatırlamıyor musunuz, Yüce Büyücü?” Büyücü ise sadece başını sallamakla yetindi. “Sen de kimsin?” diye sorusunu yineledi. “Ben Bella,” diyerek kendisini tanıttı karşısındaki kadın. “Bu duruma acil çözüm bulmamız gerekecek. Hafızanızın bir an önce geri gelmesi şart.” Konuşurken sesi titriyor, gözlerindeki endişe durumun vehametini açıkça ortaya koyuyordu. “Ben kimim?” diye sordu büyücü. “Beni tanıyor musun?” “Ah!” dedi Bella, endişesi daha da artarken. “Eyvah ki ne eyvah… Hafızanızın kaybolması hiç iyi olmadı. Ne yapacağım, ne yapacağım?” derken çaresizlik içinde ellerini birbirine vurdu. “Siz Yüce Büyücü’sünüz,” dedi Bella titreyen sesiyle. “Tüm diyarın en yetkili ve en korkulan kişisi… İsminiz Mearl. Sizin varlığınız sayesinde tüm diyar barış içinde yaşıyordu. Ama eğer hafıza kaybınız duyulursa… bu hiç iyi olmaz.” “Yüce Büyücü… Mearl,” diye fısıldadı Diyarın Büyücüsü. “Bu sözcükler bana hiçbir şey çağrıştırmıyor.” “Vah vah…” dedi Bella ve endişeyle alt dudağını ısırdı. Gözleri dolu dolu karşısındaki kadına bakarken, “Durum tahmin ettiğimden de kötü. Ne yapmalı, ne yapmalı?” diye mırıldandı. Başını umutsuzca salladıktan sonra odanın içinde telaşla dolaşmaya başladı. “Eğer hafıza kaybınız olmasaydı, ne yapardınız acaba?” diye sesli düşündü. Sonra birden hızla büyü kitaplarına yöneldi. Sayfaları aceleyle çevirirken parmakları titriyordu. Bir iksirin üzerinde “Hafıza İksiri” yazısını gördü ve hemen detaylarını okumaya koyuldu. “Bu iksir, hafıza kaybını tamamen olmasa da bir miktar gidermeye yarar,” diye okudu Bella satırları. “İksiri hazırlarken son derece dikkatli olmalı; malzemeleri sırasıyla eklemeli ve kısık ateşte pişirmelisiniz. Gerekli büyüleri söylerken de kesinlikle bir büyücü olmalısınız. Eğer büyücü değilseniz, bu iksir işe yaramaz.” “Amanın!” dedi Bella, endişesi giderek artarken. “Ben tam anlamıyla bir büyücü değilim ki… Dolayısıyla bu iksiri yapamam. Keşke yandaşı burada olsaydı da Yüce Büyücü’nün yerine bana yardım edebilseydi.” Bakışları, merak içinde çevresine bakan Diyarın Büyücüsü’ne kaydı. Bella, hemen yandaşına bir mektup yazmaya koyuldu ve durumun vehametini hızla anlattı. Ardından mektubu ışın makinesine yerleştirerek yolladı; adres konumunu yazmayı da ihmal etmemişti. “Umarım sorunsuzca ulaşır,” diye mırıldandı; gözleri hâlâ Diyarın Büyücüsü’ndeydi. Bella’nın gönderdiği mektup kısa sürede büyücünün yandaşına ulaştı. Adam, burnunun üstünde duran gözlüğünü hafifçe aşağı kaydırıp kaşlarını çattı. “Bir mektup…” diye fısıldadı. “Kimden geldi acaba?” Işın makinesinden çıkan mektubu eline alır almaz hızla açtı. İçindeki satırları okudukça gözleri büyüdü, nefesi kesilecek gibi oldu. Diyarın Bü…

Bölümün tamamını WritePad'de oku