Kabullenmek
Yazar: Zahide irem Zahit

Kabullenmek. Babamın beni sevmemesini kabullenmek, tek başına olmayı kabullenmek, yalnız olmayı kabullenmek, bir şeylere alışmayı kabullenmek, acıyı kabullenmek. Babamın beni zorla eski eşinin yanına göndermesini kabullenmek. Annemin öldüğünü kabullenememek… Bugün annemsiz geçen 3. günümdü. Sabah gözlerimi karın sızısıyla açtım dün akşam babam odamdan çıktıktan sonra yatağımda geçip ağlayarak yatmıştım. Şimdi gözlerimi ağrıyla açmak çok kötüydü halbuki daha 3 gün önce gözlerimi alarm sesiyle açmaya kötü diyordum. Annemin intihar etmesini bir türlü kabullenemiyordum çünkü annemin yaşama sebebi bendim beni bırakıp nasıl intihar etmişti anlamıyordum. Bıçakta sadece annemin parmak izleri çıkmıştı. Ama ben inanmıyordum benim annem ne olursa olsun intihar etmezdi annem intihara kalkışmaya bile cesaret edemezdi ki. Belki izmirden gidecektim ama bu işin peşini asla bırakmayacaktım şu kadarcık bile tanıyorsam annemi intihara kalkışmazdı. Bazen içimden diyorum ki annem bir yerlerde yaşıyor ve bir anda karşıma çıkacak sonra aklıma kollarımdaki cansız bedeni geliyor ve ağlamaktan başka bir şey yapamıyorum… Yataktan kalkıp eşyalarımı toplamam gerektiğini biliyorum ama kendimde o gücü bulamıyordum o kadar canım acıyordu ki. Dün geceden sonra eminim vücudumda morluklar oluşmuştu. Yataktan kalkıp odamda ki banyoya girdim yavaş yavaş üzerimdekileri çıkarmaya başladım banyodaki aynamdan çıplak vücuduma baktım karnımda, boynumda,kolumda,ayaklarımda morluklar vardı aynadaki yansımama baktıkça gözlerim doldu keşke, keşke annem yaşasaydı izin vermezdi beni vurmasına. Sıcak bir duş aldıktan sonra bornozumun kuşağını bağlayıp banyodan çıktım. Çalışma masamın üzerindeki telefonumu alıp saate baktığımda saatin daha yeni 8 olduğunu gördüm. Eskiden olsaydı bu saate kalkmayı hep sorun ederdim ya şimdi. Üzerime siyah boğazlı bir kazak altımada siyah kot pantolonunu geçirdim. Giyindikten sonra Annemin odasına geçtim annemin önemli eşyalarını burada bırakmak istemiyordum o adam annemin hiç bir şeyini hak etmiyordu. Oda tamamen annem kokuyordu, gözlerim yine dolmaya başlamıştı makyaj masasının önüne geçip yansımama baktım bitik haldeydim eski halimden eser kalmamıştı. Makyaj masasının üzerindeki beyaz makaslı kurdelalı tokayı elime aldım annem bu tokayı çok severdi toka tamamıyla elmaslı olduğundan göze çok güzel geliyordu annemin saçlarında çok güzel duruyordu. Tokayı saçlarıma taktım onu da yanımda götürecektim. Elbise dolabının yanına gittim annemin kıyafetlerinden bazılarını çıkarttım elbise,kazak, t shirt lerinden bir kaçını aldım. Annemin odasındaki önemli eşyalarını alıp kendi odama geçtim siyah valizimi açıp annemin odasından aldığım eşyaları düzenli bir şekilde valize kattım. Annemin telefonunu da almıştım burada bırakmak istemiyordum. Annemle olan fotoğrafları da valize koydum. Kendi odamdan dan bazı kıyafetleri alıp valize koydum günlüğümü,annemin bana aldığı hediyeleri hepsini valize koydum. Belki annem ölmüştü ama ben onu her zaman içimde bir yerlerde yaşatacaktım… Valizi hazırladıktan sonra yatağımda oturdum. Ben şimdi oraya gitsem ne yapacaktım nasıl devam edecektim annemsiz bir hayata. Onlar beni nasıl kabullenecekti ben onlara nasıl alışacaktım hiç bilmiyordum Asıl önemlisi ben artık annemsiz ne yapacaktım ben annemsiz nasıl yaşayacaktım kim benim hatalarımı kapatıp bana doğruları gösterecekti. Yatağımın karşısında duvara asılı olan aynada yansımam berbattı gözlerim dolu dolu biri dokunsa ağlayacak gibiydim dudaklarım kurumuştu dün babamın tokatları yüzünden dudağımın sağ köşesi yara olmuştu. Öğlene doğru aşağıdan babam olacak şerefsizin sesi geldi ‘denizay aşağı in artık’ dedi o soğuk sert sesiyle. Sesimi çıkarmadan valizimi alıp aşağı indim salonun ortasında annemin cansız bedenin kucağımda olduğu yerde durmuştu bilerek duruyordu sanki, gözlerim yine dolmuştu. Bana kaşları çatık bir şekilde bakıyordu. ‘hazırım’ dedim kuru bir sesle ‘uçakla gideceğiz senin oraya gittiğini gözlerimle görmek istediğim için seni ben bırakacağım’ dedi sert sesi…