TOPRAK VE SESSİZLİK
Yazar: Zahide irem Zahit

Kitaba başlama tarihlerini alayım effeeniiimm👉🏻 Cenazede hiç ağlamadım Herkes bana baktı,ben toprağa. Herkes bana baktı,siyahlar içinde ellerimi kavuşturmuş başım önde. Sadece rüzgarın getirdiği toprak kokusunu içime çektim. Yanımdaki kadınlar ağladı, dualar mırıldandı, dudaklar titredi. Ben sustum.Çünkü o tabutun içinde yatan kadının gerçekten annem olduğunu hiç inanmadım… Soğuk bir şubat sabahı benden annemi aldı. Bir şubat ayı benden canımın canını aldı. Bir şubat sabahı benim her şeyimi aldı. Annemin öldüğünü bir türlü kabullenemiyordum. 2 gün önce(2 şubat 2025) Güne alarm sesi ile başlamaktan nefret ederim. Lise de son senem olduğu için annem devamsızlık yapmama çok kızardı sınava hazırlanıp ilk senemde güzel bir üniversite kazanmamı istiyordu ama benim istediğim ise çok farklıydı… Okul formamı giyip çantam ve telefonumu alıp aşağı indim her zaman olduğu gibi yine mutfakta müthiş kokular geliyordu sabahın yedisi olabilirdi ben her zaman obur biri olduğum için annem sabah erkenden kalkıp bana kahvaltı hazırlardı. Mutfak kapısının girişinde annemi izledim küçük bir tebessümle. ‘Günaydıınn sultanıımm’ diyerek anneme arkadan sarıldım gülümseyerek bana döndü ‘günaydıın güzelimmm, çabuk kahvaltını yap bugün okula seni bırakacağım oradanda sedefin cafe açılımı için yardıma gideceğim’ dedi. Sedef teyze annemin izmir'deki tek dostuydu ve bugün o çok istediği kafesini açıyordu. ‘tamam anne, çıkışta sen mi beni alırsın yoksa tek başıma mı geleyim’ dedim anneme. Masaya oturduğumda kahvaltının yine müthiş olduğunu gördüm krep,omlet,poğaça,simit ve kahvaltılık. Hiç üşenmez benim için poğaça ve simit yapardı. Bakmayın kendime obur dediğime kilom 55i geçemez ama boyumdan dolayı birazcık kilolu gözüküyordum. Kahvaltımı yapmaya başlamıştım bile annem de kahvesini alıp karşımdaki sandalyede oturdu ‘ben seni ararım güzelim’ dedi kahvesini yudumlarken başımı sallamkla yetindim. O sırada kapıda babam göründü. Her zamanki o sert sesi ile ‘Günaydın size, seda benim gri kravatım nerede bugün onu takacağım’ dedi. Babam izmirde çok tanınırdı turizm holdingi vardı onun bu ünü sayesinde izmirde herhangi bir yere gitsem saygıyla karşılarlardı beni ancak ben bu saygıyı pek sevmezdim zaten babamı da sevmezdim ki… Babam uzun kumral, biraz kilolu biriydi. Babam ASLAN AZERKAN İzmirde adı ün salmış herkesin onu saygıyla karşıladığı bir adamdı. Dışarıdan bakıldığında mutlu aile tablosundaki o baba, benim yalnızlığımın mutsuzluğumun tek sebebi olan o adam… Bu arada ben kim miyim ben Seda AZERKAN ve Aslan AZERKANın kızı Denizay AZERKAN 17 yaşında lise son sınıfa giden genç bir kızım.Annemden başka kimsem yoktu yani babam varda o da yok gibi beni ‘kız’ olduğum için sevmezdi bunu bana hep belli ettirirdi, hep hissettirirdi insan bazen babasının küçük prensesi olmak isterdi babasının göz ağrısı olmak isterdi ama benim babam bana bunu asla hissettirmedi. Ama annem, annem farklı bana hep hissettirir beni sevdiğini bana değer verdiği yada ben öyle hissederdim bilmiyorum… ‘odaya indirmiştim aslan kravatını’ dedi annem babamı umursamayark kahvesini yudumladı ‘ama ben görmedim seda odada. Demekki oda da yok’ dedi babam anneme sinirlenerek. Asıl günaydın şimdi oldu yine kavga edeceklerdi her zamanki gibi… ‘ o zaman çık tekrardan bak odaya aslan’ dedi annem sinirlenerek ‘deli etme beni seda getir hemen şu kravatımı da işe gideyim’ dedi sinirli ve sert sesiyle ‘bende kızı okula bırakacağım git kendin bul’ dedi annem umursamaz bir sesle Babam hızla annemin yanına gelip kolundan tutunca ‘t-tamam ben getiririm baba’ dedim korkuyla. Kavga etmelerini istemiyordum. Babam annemin kolunu sertçe bırakarak ‘çabuk ol’ dedi anneme bakarken Hemen yatak odasına çıkıp odaya baktım. Ama görünürde yoktu ne yatağın üstünde ne puf koltukta ne makyaj masasının önünde yoktu işte kim bilir annem nereye koymuştu. Giyinme odasına girip babamın olan dolabı açıp oradan bir tane gri kravat çıkardım inşallah bulamadığım için bana kızmazdı… Oda dan çıktıktan sonra elimdeki kravatla aşağıya indim b…