Deniz Kenarındaki Yabancı

2. Bölüm

Yazar:

Deniz Kenarındaki Yabancı - Mercan Esila kitap kapağı
Deniz Kenarındaki Yabancı kitap kapağı

Mayıs şuan bir abisi olduğunu bilmeyecek. Yirmi altı yaşındaydım. Bugüne kadar sadece ablam olduğunu bilerek ablamla beraber büyümüştüm. Ablamı hep çok severdim, her yaşımda ona çok düşkündüm çünkü ablam benim aynı zamanda en yakın arkadaşım, sırdaşımdı. Bana hep bir abladan daha fazlası olmuştu. Küçükken en sevdiğim sevdiğim insanları sayarken önce annem daha sonrasında ise hep ablam gelirdi, o ikisi benim ailemdi ve başka hiç kimseye ihtiyacım olmamıştı ama ikisinden birinin yokluğu beni her daim çok üzmüştü. Diğer insanlar annen mi yoksa baban mı sorusuna cevap vermezken ben annen mi yoksa ablan mı sorusuna asla cevap veremezdim. İkisini de çok sever, asla kırmak istemezdim. Önce ablam gitmişti, bir daha asla gelmeyecek sanıp korkmuş ama anneme sığınmıştım. Annemden sonra ise ablam gelmişti ve ona asla darılıp küsmemiştim. Bizi terk edip gitmesine, yıllarca bir kez olsun arayıp sormamasına ve aramalarımızı açmamasına rağmen ona asla darılıp küsmemiş, sanki hiç gitmemiş gibi sarılıp sığınmıştım. Çünkü biliyordum ki ondan başka kimsem yoktu, olmayacaktı. Biz sadece ikimiz kalmıştık. Ama yanılıyordum. Çünkü benim bir abim vardı. Yirmi altı yıllık hayatımda bir kez olsun görmediğim, adını dahi duymadığım bir abim vardı ve ben onunla senelerce yan yanaydım. Yıllarca her günümüz iki yabancı, bazen iki arkadaş gibi geçmişti. Aslında hiç arkadaş bile olmamıştık çünkü onun bana karşı kurduğu mesafe o kadar büyüktü ki o mesafeyi asla aşamamıştım Aramıza ördüğü o uzun duvarı asla geçememiş ve bir yerden sonra pes etmiştim. Ve şimdi, birdenbire bana karşı duvarlar ören o yabancı adamın abim olduğu öğrenmiştim. Hem de şans eseri bir şekilde. Ablam bunu benden aylarca ve belki de yıllarca saklamıştı. Ne zamandan beri biliyordu bir kardeşimiz daha olduğunu? Bir kardeşimiz daha olduğunu bilerek mi büyümüştü yoksa o da mı sonradan öğrenmişti? Bana neden söylememişti? Benim nasıl bir abim olabilirdi? Ablam bunu benden nasıl saklardı? “Hiçbir şey sonsuza kadar saklanmaz, her yalan anlaşılır, her sır elbet bir gün açığa çıkar. Hiçbir sır saklı, hiçbir yalan doğru olarak kalmaz.” Demişti bir keresinde annem, o gün önemsememiştim çünkü bana göre profesyonelce söylenen her yalan saklanır, düzgün bir şekilde saklanan hiçbir sır da açığa çıkmazdı. Ama annem haklıydı. Hiçbir sır saklı, hiçbir yalan doğru olarak kalmazdı. Bunu şimdi anlıyordum. Bir abim olduğunu ve ablamın bunu benden yıllarca sakladığını öğrendiğimde, ablamın o eve geldiği zaman Mirza’yı tanıdığını, o evi ezbere bildiğini fark ettiğimde anlıyordum. Çünkü ablam aslında hiç şehir dışına çıkmamıştı, telefonda yaptığımız o kısa görüşmelerde bana yeni bir şehire taşındığını, oraların ne kadar güzel olduğunu anlatırken hep yalan söylemiş ve bir an olsun tereddüt etmemişti. O hep İstanbul’daydı, biz hep aynı şehirdeydik, belki aynı sokaktan geçmiş aynı kafede oturmuştuk ya da o benim çalıştığım hastaneye gelmişti ama biz hiç denk gelmemiştik. Ablam bizden kaçmıştı, senelerce yalan söylemişti, gün geçtikte benimle olan konuşmalarını zamanla azaltmış ve en sonunda tamamen kesmişti. Onun gözümüzdeki değerimiz bu muydu? Bir adam uğruna terk edecek kadar önem vermiyor muydu bize? Her düşündüğümde kalbim kırılsa da görmezden geliyor, unutmaya çalışıyordum. Daha neler saklamıştı benden? Ne yalanlar söylemişti? Yarın hangi yalanı ortaya çıkacaktı? Hangi sırrını öğrenecektim? Bakışlarım salonun ortasında durmuş eve geldiğimiz andan itibaren beni azarlayan ablamın üzerinde gezindi. Bana kızarken kendi yaptıklarını neden görmüyordu? Kendi yaptıklarının farkında olsa yine böyle davranır mıydı? Salonun ortasına geçip sanki kendisi çok dürüst, doğru kararlar alan bir insanmış gibi beni azarlar mıydı? “Mayıs anlamıyorum sen nasıl-“ “Abla yeter!” Dedim dakikalar sonra ilk kez konuşarak. duraksadı ve bana baktı. “Yeter.” Dedim daha sakin bir sesle ve dizlerimi büküp karnıma doğru çektim. “Yeter artık sus, duymak istemiyorum.” Sakin adımlarla yanıma geldi ve oturdu. “Mayıs, neden bunu yapıyorsun?” Diye sor…

Bölümün tamamını WritePad'de oku