Deniz Kenarındaki Yabancı

1. Bölüm

Yazar:

Deniz Kenarındaki Yabancı - Mercan Esila kitap kapağı
Deniz Kenarındaki Yabancı kitap kapağı

Rüzgarın etkisiyle dalgalanan ve bozulan saçlarımı ellerimle düzeltim, bunları yaparken gözlerimi bir an olsun dalgalanan denizden çekmemiştim. Tıpkı dakikalardır olduğu gibi. Çalan telefonumun sesiyle bakışlarımı uzun zaman sonra denizden çektim ve yanımda, kumların üstünde duran küçük siyah sırt çantamdan telefonumu çıkardım, ablam arıyordu. “Efendim abla.” Dedim telefonumu açtığımda. “Mayıs, dünden beri yoksun telefonlarıma da cevap vermiyorsun, nerelerdesin? Seni çok merak ettim.” “İşlerim vardı, haber vermeye vaktim olmadı kusura bakma.” Dedim sadece, aslında dünden beri burada oturmuş düşünüyordum. “Ne zaman eve geleceksin?” Diye sordu merakla, derin bir nefes aldım. “Bilmiyorum.” Dedim elime aldığım dal parçasıyla kumlara şekiller çizerken. “Birkaç işim var ondan sonra gelirim belki de gelmem bu gece Hazal’da kalırım.” Bakışlarım bir anlığına yanımdan geçen köpeğe döndü. “Sen beni merak etme.” Kısa bir sessizlik oldu, bir şey söylemek istedi ama söyleyemedi anladım. “Peki, haber edersin.” Dedi sadece. “Tamam, görüşürüz.” Dedim ve ardından telefonu kapattım. Saat altıya geliyordu, elimdeki dal parçasını kenara attım ve ardından ayağa kalkıp ellerimi birbirine çırparak elime yapışan kum tanelerini temizledim. Çantamı yerden aldım ve dal parçasıyla çizdiğim saçma şekillerin üstüne ayağımla hafifçe kum atarak bozdum. Bulunduğum yerden uzaklaşıp yürümeye başladım, gideceğim yer çok uzakta değildi, biraz yürümek de istiyordum zaten. “Biraz uzaklaş buralardan.” Demişti Hazal birkaç gün önce. “Tatile çık, kafanı dinle.” Diye de tamamlamıştı cümlesini. Oysaki ben kafamı dinlemek değil kafamdaki düşüncelerden kurtulmak istiyordum. Buradan uzaklaşmaya, tatile gitmeye ihtiyacım yoktu ki benim. Bir deniz kenarında gidip kumların üzerine otursam, denizin dalgalarını izlesem bana yeterdi. Her şeyden, herkesten uzaklaşmak istediğimde buraya gelirdim. Gün, saat ya da mevsim fark etmezdi, buraya gelir, kıyıya yakın bir şekilde kumlara oturup telefonumu kapatır ve sadece denizin dalgalarını izler, dalgaların sesini dinlerdim. Kimse benden haber alamazdı, ben de kimseden haber alamazdım. Burada olmak beni sakinleştirirken aynı zamanda kafamın içindeki düşüncelerimle baş başa kalıp onlarla boğuşmama sebep oluyordu. Ağlardım, hiç ağlamadığım kadar çok ağlardım burada ama yine de deniz kenarına gidip oturmak bana hep iyi gelirdi, bazen yıpratırdı ama gün sonunda yine yaralarımı sarardı. Yıllar geçse bile deniz kenarında gidecek, orada sakinleşip orada canım çıkarcasına ağlayacaktım. Üç katlı beyaz evin bahçesinin önüne geldiğim zaman demir kapısını açtım ve önümdeki uzayan çimenlerden dolayı taşları görünmemeye başlayan kısa patika yolda ilerleyip kısa sürede evin kapısının önüne geldim. Buraya üç gündür gelmiyordum, günlerdir evde ablamla vakit geçiriyordum, sonrasında ise evden çıkıp deniz kenarında gitmiştim zaten. Ablam bir şeyler olduğunun farkındaydı ama sorgulamıyordu, sadece anlatmamı bekliyordu çünkü biliyordu, o ne kadar sorarsa sorsun ben içimden gelmediği sürece hiçbir şey anlatmazdım. Aramızdaki buzlar yavaş yavaş erirken yanlış bir hareket yapmamaya da özen gösteriyordu. Eve girdiğim zaman sessizlik dikkatimi çekmişti. Ya aşağıda ya da bahçedeydiler belki de herkes odasına çekilmişti ama evde olduklarına emindim. Önümdeki düz koridorda ilerlerken mutfakta hissettiğim hareketlilikle bakışlarımı oraya çevirdim. Hazal her zamanki gibi mutfaktaydı. Turuncu saçlarına sıkı olmayan bir topuz yapmış telefondan açtığı şarkıya eşlik ederek yemek yapıyordu. Sesini nasıl duymamıştım? “Mayıs!” Dedi kısa bir süre sonra beni fark ettiğinde ve telefona uzanıp şarkıyı durdurdu. “Üç gündür ne buralara uğruyorsun ne de telefonlarını açıyorsun! Nerelerdesin sen?” Dedi bana sıkı sıkı sarılırken. “Buradayım işte.” Dedim benden ayrıldığında ve gülümsedim. “Tek parça halindeyim yetmez mi?” “Aramalarımı açsaydın keşke.” “Birkaç gün dinlenmek istedim sadece, ablamla vakit geçirdim.” Dedim. “Herkes nerede? Ev çok sessiz.” “Mirza ve Eren aşağıda, Aras kız…

Bölümün tamamını WritePad'de oku