DEJAVU

Bölüm: 3

Yazar:

DEJAVU - Sev kitap kapağı
DEJAVU kitap kapağı

Ağır meşe kapının menteşelerinden sarsılarak kapanma sesi, o loş odada adeta bir idam fermanının soğuk gürültüsü gibi yankılandı. Giden konsey üyelerinin ardından kalan o tekinsiz, buz gibi hava, şatonun asırlık taş duvarlarına sinmiş tozları bile titretirken; içimdeki kurt köşesine çekilmiş, yaklaşan o karanlık fırtınayı sezmiş gibi kulaklarını dikmiş, sessizce bekliyordu. Babam, odayı dolduran ağır Alfa baskısıyla birlikte oturduğu koltuğa geri döndü. Bakışları, Kaelen’in az önce boşalttığı, kumaşı hâlâ hafifçe kırışmış olan deri koltuğa zehirli bir ok gibi kilitlenmişti. Elini, uçları kırlaşmaya başlamış sakallarından yavaşça çekerken, kemikli ve sert parmakları koltuğun kenarına öyle bir kuvvetle gömüldü ki, gerilen derinin o tiz esneme sesini odadaki çıtırtılar arasında net bir şekilde duydum. Ortamdaki sessizlik artık sadece bir ses yokluğu değildi; göğsümüzün üzerine çöken, her nefesi boğazımızda düğümleyen o ezici gücün ta kendisiydi. "Evde takılacaktın, öyle mi Velya?" dedi aniden. Sesi gürlemiyordu; tam aksine, derinden gelen, yankısız ve tekinsiz bir fısıltı gibiydi. Ve bu sakinlik, bağırıp çağırmasından çok daha ölümcüldü. Ağırca ayağa kalktı. Heybetli ve karanlık gölgesi üzerime doğru uzandığında, annemin hemen yanı başımda gerildiğini, titreyen parmaklarıyla hırkamın kumaşını çaresizce sıktığını hissettim. Beni korumak, o ezici gölgenin önünde bana siper olmak istiyordu ama karşı karşıya olduğumuz adam sadece bir baba değildi; o, bu klanın merhametsiz kanunuydu. "Akademiden uzaklaştırılmayı, sırf bu ceza yüzünden eve dönüp sürünün arkasına saklanmayı ne kadar çok istediğini biliyorum," dedi, adımlarını bana doğru yönlendirerek. Her bir adımı mermer zeminde ağır, ritmik bir tehdit gibi çınlıyordu. "Sana o kapıdan girerken ne söylemiştim? 'Geleceğimizi kurtaracaksın,' demiştim Velya. 'Klanımızın onurunu omuzlarında taşıyacaksın.' Ama sen daha ilk günden, tüm konseyin ve daha da beteri... o kan emici kralın önünde bizi ne duruma düşürdün?" Bakışları, annemin hâlâ sıkıca kavradığı bileğime kaydı. Gümüşün dağladığı, etrafındaki kılcal damarların siyah birer ağ gibi belirginleştiği o yanık izine tiksinir gibi, kaşlarını çatarak baktı. "Bir Alfanın kızı, aciz bir köpek gibi kapana kısılmaz! Ve en önemlisi..." Durdu. Yüzünü yüzüme öyle bir yaklaştırdı ki, gözlerindeki o karanlık, otoriter ışık doğrudan benimkilere mühürlendi. "Bir kurt, kendi hakkını aramak için bir vampirin merhametine, onun iki dudağının arasından çıkacak bir yalana muhtaç kalmaz! O çocuk seni orada güya savunurken, bizim bir vampirin korumasına sığınmış aciz bir klan gibi görünmemize sebep oldu. Düştüğün o durumun, klanımızın onuruna sürdüğün o lekenin farkında mısın sen?" Bileğimi, tam da gümüşün yaktığı o taze yaranın üzerinden sertçe kavrayıp beni kendine doğru çekti. "Şimdi bana o odada, konsey gelmeden hemen önce o kan emiciyle aranızda tam olarak ne geçtiğini anlatacaksın. Tek bir kelimesini bile atlamadan." Boştaki elimi, babamın demir gibi sıktığı bileğimin üzerine koydum. Canım delicesine acıyordu; gümüşün yarattığı o derin sızı, onun parmaklarının baskısıyla yeniden alev almıştı. Ama karşımda duran, damarlarımda kanını taşıdığım adam bunu zerre umursamıyordu. O sadece vampirlerin gözündeki kibirli konumumuza, o sahte gurura bakıyordu. Eğer Kaelen ile aramızda geçen o çekimi, o gizli fısıltıları ona anlatırsam başımıza nelerin geleceğini çok iyi biliyordum. Bana hayatım boyunca, kendi babama karşı yalandan başka bir çare bırakmamıştın. Sesimin titremesine izin vermeyerek, doğrudan o karanlık gözlerin içine baktım. “Bir şey konuşmadık baba. Kavgamıza devam ediyorduk. Hem bir kan emiciyle nasıl kavga etmeden durabilirim ki? Hepsinden nefret ediyorum.” Babamın gözlerindeki o köklü öfke, ne dersem diyeyim dinecek gibi değildi. Önüne ölümü koysalar, "O bizim gururumuzu incitti," diyerek üstüme basıp geçecek, arkasına bile bakmayacak bir adamdı o. Beni sertçe itip bıraktı. Geriye doğru sendelediğimde başımı eğip bileğime baktım; gümüşün bıraktığı…

Bölümün tamamını WritePad'de oku