3.Bölüm
Yazar: Benef

Kendimi çok huzursuz hissediyordum.Yeni tanıdığım insanlarla kaynaşmak benim için hep zor olmuştu.Zaman zaman kolay sosyalleşebilen insanları kıskanırdım,onlar gibi olmak isterdim.Ama sosyal bir insan olmanın iyi getirileri olduğu gibi kötü getirileri de vardı.Fakat ben işin iyi veya kötüsünde değildim. Ben böyleydim. Hep duvarları olan,insanlarla kolay iletişim kuramayan biriydim.Bazen sevdiğim insanların yanında bile huzursuz olurdum,kaçıp gitmek isterdim,yalnız olmak isterdim. İnsanlar beni seviyorsa da böyle sevsindi.Çünkü beni ben yapan da buydu,bu özelliklerim. Herkesle selamlaştıktan sonra odama çıkıp dosyamı kilitli çekmeceme koydum.Üstümdeki iş kıyafetini çıkarıp altıma kumaş pantolon üstüme de bir crop giydim.Saçlarımı da açık bıraktıktan sonra yatağımın hemen yanında, başucumdaki ikili çekmecenin üstü kilitli olan kilit kısmından anahtarımı bir kez döndürüp çıkardım.Kumaş pantolonumun sağ cebine koyduktan sonra odadan çıktım.Yüzümde sabahtan kalan makyaj yoktu.Sadece rimelim vardı,o da akmamıştı.Şimdi de makyaj yapmak istemediğim için direkt oyalanmadan aşağı inmiştim saat 8 civarlarındaydı. Annem ve Halide Hanım'ın üçlü koltukta yan yana otururken bende bir tek boş olan Halide Hanım'ın yanına geçmiştim."Evet Safiyeciğim çok haklısın.Hiç kimse derneğe yardım için gitmiyor ki.Hepsinin tek amacı sosyete içinde kalmak,sosyeteye katılmak.Bir ara dernekten ayrılmayı düşünüyordum ama vazgeçtim.Onlar gideceğine ben niye gideyim ki.Figen de böbürleniyor dernek başkanıyım diye ama bir faydasını görmedi kimse.Hep biz koşturmadık mı?" dedi Halide Hanım.Yan profilden de güzel kadındı. "Haklısın Halide.Verilen görevi doğru düzgün yapmasa da gelen soyad sayesinde ona da bir böbürlenme geldi.Rafet babamla da ne zamandan beri husumetlilermiş.Tabii ben bilmiyorum detaylarını." dedi annem. Ne kadar sert bir kadın olsa da bir o kadar da içtendi,samimiydi.Eskiden böyle miydi?Hayır.Ama yaşanılan bazı olaylar herkesi değiştirdiği gibi annemi de değiştirmişti.Yine de sanırım artık alışmıştım. "Akbulutlarla herkes husumetli.Herkes iş için muhattap oluyor yoksa dönüp bakarlar mıydı bunlara?" dedi Halide Hanım.İkisi sohbetlerine ara verirken Halide Hanım bu sefer bana dönerek "Meyracığım daha iyi misin?Duydum ayrılma meselesini." dedi. "İyiyim Halide Hanım.Millet ortalığı aleve veriyor yoksa ciddi bir şey yok.Ayrıldık bitti." deyip hafifçe gülümsedim.Aslında çok tatlı bir kadındı.Herhangi bir kötülüğünün olduğunu düşünmüyordum. O da bana hafifçe gülerek dizlerinin üstündeki zarif ellerini benim elimin üstüne koyup "Hayat bu Meyracığım. Kaderin senin hikâyendir" dedi. Evet kaderimi degiştiremezdim ama değiştirmek de istemezdim ben böyle mutluydum. Ona başımı salladiktan sonra sohbet başını almış gidiyordu.Annem'in bu kadar konuşkan birisi olduğunu bile bilmiyordum.Halide Hanım ile bayağı iyi anlaşmıştı.Her konudan konuşuyorlardı -en çok dernekten - ama sohbetleri çok sarıyordu.Bende onların yanında kalmış onları dinliyordum.Birkaç dakikanın ardından Lale abla içeri girerek "Yemeğe geçebilirsiniz " dedi.Hepimiz sırayla sağımızda kalan büyük yemek masasına doğru geçiyorduk.Lale abla'nin yanından geçerken ona hafifçe gülümsemiştim.Canımdı o benim,çok değer verdiğim birisiydi.Küçüklüğümüzden beri yanımızda çalışıyordu.Son birkaç yılda yani annemin değişiminden sonra çok kez Lale abla ile sohbet etmiştik.Onun bendeki değeri paha biçilemezdi. Masaya geçtiğimizde pilav,et,sarma,börek ve dahası vardı.Babam başa geçerken soluna annem sağına da Rıfat Bey vardı.Annemin yanında Halide Hanım,Rıfat Bey'in yanında büyük oğlu Ali Bozdoğan vardı.Emir,Yusuf ve Zeliha ise benim yanıma üçlü olarak geçmişlerdi.Abim ise Ali Bozdogan'ın yanındaydı. Tabağıma biraz pilav alıp yanına da sarma aldım.Çok yiyebileceğimi düşünmüyordum zaten.Fakat sarma ve pilavı çok severdim. Yemek sırasında çok fazla sohbet yoktu.Belli ki Çakırca ailesindeki yemek kuralı Bozdoğanlarda da geçerliydi.Aslında tam olarak kural denmese de bizde küçüklükten beri yemekte çok konuşulmazdı.Gerçi…