Cordelia: Bir Aşk İksiri Trajedisi
Cilt 1, 4. Büyü:
Yazar: Bet ✨

Kaiden ... Ryder MCD Yüksek Cadı Kurulu - Kaos Deapartmanı 🔮 Asklepion: Yara İzi Büyüsü 1900'lerin başında şifacı olmak isteyen bir ateş cadısı olan Erkh Tansarnai tarafından bulunmuş, Moğol kökenli bir büyü olarak tarihe geçmiştir. Asıl bulunuş amacı kanıdurular üzerinden olsa da; asla tamamen iyileştirilemeyen Draven ateşinin izini gizleyebilen tek büyüdür. Bu özelliği ile kitaplara geçmeyi hak etmiştir. Asklepion, Draven ikizleri başa geçene dek yasak büyüler kapsamında yer almamış olsa bile özellikle 2003'te başlayan isyanda, karşı çıkanların yüzlerinde yenilginin utancını taşıyabilmeleri adına yasaklanmıştır. Lyla Draven başa geçtiği yıl, ilan ettiği olağanüstü hal döneminde bu yasağı kaldırmıştır. Getirdiği temiz sayfa düzenlemeleri ve çıkardığı af listeleri gereği ihtiyacı olan herkes kullanmakta özgürdür. Yüksek Cadı Divanı, Yasak Büyüler Kitabı Revize Edilmiş Versiyon 🔮 Canıma okumuştu. Kucağımda taşıdığım, hala baygın olan kıza durumu yoklayıcı bir bakış attım. Bu ne biçim bir ikinci çocuktu böyle? Bu kadar güçlü olması normal değildi. Bırak ikinci çocuk olmayı ortalama bir cadıdan bile çok daha güçlüydü. Taktikleri ile beni tuzağa çekişi düşünülürse fazlasıyla kurnazdı da. Sadece Lyla'yı sinirlendirmek için yaptığım Titus olmasaydı işim bitmişti. Onu bayılttıktan sonra ayağa kalkabilmek adına iki dakika soluklanmam, Titus'u bozabilmem içinse cebini kurcalayıp onun mesirini içmem gerekmişti. Kaos'a açılan kurul kapısının önüne geldiğimizde çaylaklardan kızıl kız bileğindeki mührü okuttu. Sanırım bana hala o arma meselesinden dolayı bozuk atıyordu. Gerçi Titus'u bozduğumda onlara emir yağdırırken ismini yanlış hatırladığım için de olabilirdi. Sanki çok mühimmiş gibi... Burada topalladığım halde kucağımda tutukladığımız cadıyı taşıyan bendim. Eugine bana yardım etmeyi teklif etmiş ancak ona nefes sayamacağını bu yüzden yardımdan çok bela olacağını söylemiştim. Sanırım ona o an canım yandığı için epey ters bir şekilde çıkışmıştım. O da aynı ismi meçhul kız gibi bakışlarını yerden kaldırmıyordu. Dizim acayip zonkluyordu. Kırılmış olabilir miydi? Nefes aldıkça batan kaburgalarıma bakarsak onlar zaten çatlamıştı. Üzerinde düşününce, kız beni duvardan duvara çarparken sapasağlam kalmam mucize olurdu. Büyülü kapı açılıp, Kaos binasının o muhteşem zemin katı göründüğünde çaylakları beklemeden atıldım. Bir an önce kızı teslim edip Lyla ile konuşmalıydım. Ki Lyla da sanki hissetmiş gibi beni kapıda bekliyordu. Titus kullanmam kaynaklı da olabilirdi, yüz ifadesinden tam anlayamamıştım. "Sana dedim ki..." Her ne diyecekse yarım kaldı. Devamını getiremedi. Yeşil gözleri baştan aşağıya darmadağın olmuş beni süzdü. "Kahretsin, ne oldu sana böyle?" Kucağımdaki cadıyı işaret ettim. "Sadece su cadısı değilmiş, aynı zamanda kan cadısıymış." Kaba konuşmamak için durdum, kutsal kadeh aşkına, her nefesle beraber canım inanılmaz acıyordu. "Beni mahvetti." Geçmemi işaret etti. Yüzü hala belirsizlikle doluydu, onu okumama izin vermiyordu. "Kızı sorgu odasına bırak, şifacılar ilgilenecek." Aynen dediği gibi yapıp ilerleyecektim. Ancak Lyla'nın ardından bu dünyada en nefret ettiğim kişilerden biri olan bodur herif kendini göstermişti ve ben, duraksamadan edememiştim. Durmak bana çok ilginç bir şeyi de fark ettirdi, normalde nöbetçilerin olması gereken Kaos katı bomboştu. "Herkese izin mi verdin sen?" Sorum boş katta olması gerekenden daha yüksek şekilde yankılandı. Ses tonum çektiğim acı ile öylesine aksi çıkmıştı ki... Darcy başımın belada olduğunu anlayarak sırıttı. Lyla'nın yeşil gözlerinde beni tutuşturmak isteyen kıvılcımlar çakıyordu, yine de bana uyarıcı bir bakış atmakla yetindi. Şimdilik. Dağılmış halimi baştan aşağıya süzdü. "Bunu daha sonra konuşalım, senin de revire gidip iyileşmen gerekiyor." Ardından arkamdaki çaylaklara hitaben başladı. "İyi işti çocuklar, şu herife tahammül etmeniz bile tek başına bir başarı. Şimdi görevinizin gizliliği ile ilgili Darcello size bir bilgilendirme yapacak. Onu takip edebilirsiniz." Kızı yakalan…