Cordelia: Bir Aşk İksiri Trajedisi

Cilt 1, 2. Büyü: Antarrain

Yazar:

Cordelia: Bir Aşk İksiri Trajedisi - Bet ✨ kitap kapağı
Cordelia: Bir Aşk İksiri Trajedisi kitap kapağı

MCD Yüksek Cadı Kurulu Kaiden ... Ryder 🔮 Antarrain: Yer Çekimi büyüsü İrlanda asıllı bu büyü, 1800'lerin başında İrlanda Krallığı'nın Birleşme Kanunları ile Büyük Britanya'ya katıldığı dönemde, ilk kez bir hava cadısının günlüğünde görülmüştür. Kurucu ailelerden Lamont hanesinden kitaplara geçen Antarrain, yapım izni için üçüncü derece ehliyet gerektirir. Hava ve toprak cadılarının daha kolay yapabildiği gözlenmiş olsa da büyüsüne yeterince hakim her cadı Antarrain ile hızlanabilir, dünyadaki yükünü kırabilir. Çoğunlukla nesneleri hareket ettirmek ve vampir hızına yetişebilmek amacıyla kullanılan bu büyünün; belli mekanlar dışında yapılması ve kullanılması güvenlik nedeniyle yasaktır. Cezası bir ay kamu hizmetinden başlamaktadır, kullanım suistimali düşünüldüğü taktirde ceza arttırılabilir. 1966 yürürlüğü* ile alınan önlemler gereği, kanı durular önünde yapılması katiyen yasaklanmıştır. Yapıldığı taktirde yapan büyücünün büyücü ehliyetine el konulacak, derece düşürme koşuluyla geri verilecektir. Yüksek Cadı Divanı, Yasak Büyüler Kitabı Cilt 🔮 "Sence yakut mu safir mi?" Shan sanki dört dakika önce aynı soruyu sormamış gibi yüzüme bakıyordu. Kocaman kehribar gözleri, sorduğu sorunun önemine olan inancıyla daha da büyümüştü. Sanki herhangi bir başka rengin mavi karşısında kazanma şansı varmış gibi... "Safir." İlk dakikası dolduğu için french pressi yarıya kadar indirdim. Üç dakika da böyle demlenecekti. Bu filtre kahve sadece Shan içindi, huysuz velet kahve makinesinin yaptığını asla içmiyordu. Bana sorarsanız arada tat farkı yoktu, bu küçük ejderha sadece beni uğraştırmayı seviyordu. Tıpkı ona aldığım telefonu kendi şarja takmayıp bana taktırdığı veya yapması gereken -bunun için Cadı kurulundan maaş aldığı görevleri bana yaptırtması gibi... Kurul ejderhaları zaman zaman tam bir baş belası olabiliyordu. "Hep aynı cevabı veriyorsun!" diye kızdığında ona takılmak için kafasını okşadım. Okyanus mavisi pullarının pürüzsüzlüğü ile yanaklarının hemen iki yanındaki gece mavisi dikensi çıkıntıların tezatlığını seviyordum. Sivri kulakları her dokunuşumda olduğu gibi titremiş olduğu yerden sıçrayarak havalanıvermişti. "Yapma Kai! Senin yüzünden diğerlerinden daha fazla pul döküyorum." Mavi kanatlarını sinirle çırparken çok sevimli görünüyordu. Artık ejderha yaşıyla erişkin sayılsa bile benim gözümde, onu kabuklar arasında tek başına bulduğum kadar minikti. Mavinin her bir tonunu taşıyan pulları özellikle kanatlarıyla sırt kısmında ışıktılı bir gece mavisiydi. Bacakları ve karnı daha açık tonlarda ve sırtına nazaran daha yumuşaktı. "İlk elli yaşınızı kurulda geçirmenizin nedeni pul dökmeniz zaten, neyi yapmayayım?" diye sataştığımda koca burnundan öfkeli bir nefes verdi. Verdiği nefesle çıkan tehditkar dumana rağmen o koca kafası hala oldukça sevilesiydi. Onu biraz daha sinir etmek için element büyümü uyandırdım ve üzerine ufak bir rüzgar dalgası gönderdim. Shan kanatlarını daha sert çırpıp yarattığım akıma direnirken tatlı görüntüsüne hiç yakışmayan küfürler ağzından kaçmıştı. En son "Kai, dur artık!" çığlığı mutfakta yankılandığında gülerek büyümü geri çektim. Kurulun cezalılar için yapılmış olan mutfağı ufak olduğundan bu tarz büyülü şakalar kolaylıkla kazaya zemin olabiliyordu. Ortalık karışmadan durdurmam en iyisiydi. Hoş, büyünün kendisi çoğunlukla başa bela bir meziyetti. Element büyüsü daha kontrollü olsa bile bizi kanı durulardan ayıran özümüzdeki ham büyünün getirdikleri korkunçtu. Üç dakikanın sonuna geldiğimiz için pistonu tamamen bastırdım ve kaynar su ile önceden ısıttığım bardaklara kahveyi doldurdum. Shan'inki ejderha boy yapılmış eflatun bir seramikti. Kulpu dört parmağı ile rahatça tutabileceği, bardağın ağzı ise o koca burnuna rağmen rahatça içebileceği şekilde tasarlanmıştı. Kendi bardağını alırken ufak bir hareketle tokuşturur gibi benim bardağıma değdirdi. Çoğu ejderha biz beşerilere şeytan muamelesi yapsa da Shan bizim günlük alışkanlıklarımıza adapte olmayı seviyordu. "Güzel kupa." diye kendini beğenmişçe vurgula…

Bölümün tamamını WritePad'de oku