Cordelia: Bir Aşk İksiri Trajedisi
Cilt 1, 10. Büyü: Kostopamćenje
Yazar: Bet ✨

🔮 Kaiden ... Draven Arınma Departmanı, MCD 🔮 Kostopamćenje: Atabilinci ritüeli 1493'te Krabava Savaşından sonra yitenlerin bilgeliğine olan ihtiyaçla ortaya çıkmıştır. Büyünün nasıl ortaya çıktığı hakkında çok fazla hipotez ortaya atılmış olsa da en yaygın görüşler, savaş sonrası ölülerini arayan cadıdoğanların çaresizliği üzerinedir. Mezarlar kazıldıktan sonra kemikler toplanmış, adaçayı ve hajduk otu ile karıştırılarak ezilmiştir. Ağıtlar eşliğinde reçineye bulanıp yakılmış, yaşanmışlıklar küllere hapsolmuştur. Büyüyü fısıldayan cadı, yanmış kemik tozunu burnundan çekerek ölünün hatıralarına ulaşmış, birkaç saat boyunca kayıp bir bilincin yolcusu olmuştur. Kostopamćenje, hiçbir yaşanmışlığın kaybolmayacağını ispatlamış olsa bile gezeceğin hatırayı seçememek, yapan bazı cadıdoğanların kendi gerçekliğine dönme konusunda yaşadığı sorunlar, bilinç paylaşımının getirdiği karakter karmaşası gibi yan etkilerden ötürü kullanımı kısıtlı kalan büyülerden olmuştur. Günümüzde ölü cadıdoğanların kemiklerini kullanmanın etik sakıncalarından ötürü Yüksek Cadı Divanı tarafından yasak büyüler kapsamına alınmış olan bu ritüeli yapan cadıdoğanlar, çalınan kemiklerin mirasçıları tarafından yargılanacak olup büyü ehliyetine kalıcı olarak el konulacaktır. Yasak Ritüeller Ansiklopedisi Orta Çağ Keşifleri 1. Cilt 🔮 Nefesi düzene gireli kırk dakika olmuştu. Lyla ona, burada uzun süre konaklayacak her mahkuma yaptığı gibi, deniz manzaralı odalardan ayarlamak istemişti. Kimse benim hizamda kalmak istemediğinden Cordelia'yı onu gözetebileceğim bir yere yerleştirmek çocuk oyuncağıydı. Odaya girer girmez ağlaması beklediğim bir tepkiydi, ağlayarak gece bir civarı sızar diye planlamıştım. Ancak deli cadı odada dört dönmüş, gece dördü görene dek devamlı bir şeylerle uğraşmıştı. Nefes alış verişi kimi zaman düzenli kimi zamansa tekrar zırlamaya başladığını belli edercesine titrekti. Ansızın öfkeden kesik kesik soluyor, bazen de histerik bir şekilde hızlanıyordu. Bir an için bu duygu fırtınası hiç bitmeyecek ve sabaha kadar bir saat bile uyumayacak diye korkmaya başlamıştım. Sonra beklediğim an geldi, Sirena cadısı uykuya daldı. O mışıl mışıl sızmışken ben de koridordaki muhafızları oyalamak için giriş kata bıraktığım alarmın çalması için telefondan komut verdim. Merdivenlerdeki koşuşturmacadan iki dakika sonra dışarı çıktım ve kan cadısının odasına sızdım. Blöfümün işe yaradığına hala inanamıyordum, o denli karmaşık bir iksirin üstesinden gelmiş cadı nasıl bu kadar kolay tuzağa çekilebilirdi ki? Bu yüzden kapıyı açarken temkinli davranmıştım, ardında beni bekleyen bir sürpriz olabilirdi. Belki de bacak bacak üstüne atmış, gelişimi bekliyordu. Beni Lyla'ya ispiyonlayacak, tüm kurula sapık diye rezil edecekti. Buna karşı kafamda elli farklı savunma hazırlamıştım ancak kapının ardında beni bekleyen hiçbir şey yoktu. Yere saçılmış kıyafetler, ciğerlerime dolan tinerimsi boya kokusu ve yatakta baygın uzanan cadı dışında hiçbir şey. Kapıyı arkamdan kapattım. Örtünün altına bile girmemişti, yastıklar yerdeydi. Kafası duvarın hemen kenarındayken bacakları yataktan sarkıyordu. Öylece kendini şortu ve spor sütyeniyle yatağın üzerine atmışa benziyordu. Onu böyle görmek yapmakta olduğum şeyi biraz daha rahatsız edici kıldı. Keşke bir ayı kostümü içinde ya da dümdüz sabahki kıyafetlerinin içinde kendini yatağa atsaydı. Belki de çıplak olmadığı için şükretmeliyim. O zaman olası bir yakalanmada kimse niyetimin masum olduğuna inanmazdı. Çatık kaşlarına, dağılmış kömür karası saçlarına, memnuniyetsiz çizgi film karakterleri gibi aşağı sarkmış dudak kenarlarına baktım. Her şeyden habersizken bile bana kendimi bok herifin teki gibi hissettirebiliyordu. Ondan gerçekten nefret ediyordum. Kanımdaki altın Draven büyüsünü serbest bıraktım, büyümün sıcaklığı battaniye gibi huzursuz bedenine sarılırken fısıldadım. Aynı çocukken Lyla uyuyamadığında ona fısıldadığım gibi: Teslim ol. Tüm vücudu gevşedi, büyüm uykusunu derinleştirdi. Az önce çatık olan kaşları düzeldi, asık suratına…