2. Bölüm
Yazar: Eris Amor

2. Bölüm | Yeni bir adım Evimin dağınıklığı artık sınır tanımıyordu. Öyle ki aradığım şık elbiseyi oturma odamdaki TV ünitesinin çekmecesinde bulmak bana bile zor gelmişti. Bir ara evi toplamam gerekiyordu. Bunu 8 aydır kendime söyleyip durduğumu da eklemeliyim. Elbiseyi giyip hızlıca makyajımı yaptım. Belki Kat planımızı unutup beni aramaz diye umut etmiştim. Bu yüzden hazırlanmamış, tüm gün dondurma yiyip, film izlemiştim. Ha bir de yan komşuma sövüp durmuştum. Adam sürekli gürültü yapıyordu. Sonu gelmeyen kırılma sesleri, sürekli düşen ve tahminimce koli olan ağırlılar.. Geldiği günden beri asla bitmeyen bu gürültü hali hazırda yaşadığım krizden dolayı daha da çok batıyordu. Normalde sesten pek de rahatsız olan biri değildim. İyi bir komşuydum ben. Mesela üst komşum Bayan Yang’ın her pazar verdiği kalabalık davetteki yaşlı kadın kahkahalarına saatlerce katlanıyordum. Burada pazar günü olduğunun altını çizmek isterim. Çünkü lanet olsun ki pazar günleri dinlenmek için vardır. 80’lik kadınların kahkahalarının evinizde yankılanması için değil. Biraz agresif olduğumun farkındayım, sonuçta zamanında o davetlere ben de katıldım ve inanılmaz eğlenceliydi, yine de bu tıkanmış bir yazar için pek de hoş bir durum değildi. Ne diyebilirim ki şu sıralar buluttan nem kapıyordum. Makyajım bittiğinde elbiseye uygun olabilecek bir çanta aramaya koyuldum. Sandığımdan kısa süren arayışımın ardından hazırdım. Saat 8 olmak üzereydi ki Kat mesaj attı. Kattie: Geldim! Evin anahtarını aldığımdan emin olarak çıktım. Kapımın önünde biriken çöplerden dolayı ufak bir düşme tehlikesi yaşasam da topukluları ayağıma geçirdim. Bu çöpleri de bir ara atmam gerekiyordu. Geçen gün Bayan Yang kapımı çalıp çöplerimden rahatsız olduklarını söylemişti. Rahatsız olanlar kendisi ve karşı komşummuş. Bayan Yang’ı anlasam ve haklı bulsam da karşı komşuma yine kıl olmuştum. Kendisi beni eleştirmeden önce çıkardığı gürültüye bir son versin. Tüm gün beynime tecavüz edip duruyordu. Şerefsiz. Topukluları en son ne zaman giydiğimi hatırlamıyordum. Ufak bir düşme tehlikesinin ardından toparlayarak merdivenlerden inmeye başladım. Ben inerken karşı komşumun kapısı açıldı. Beni görmediğini umut ederek koştum. Şimdi hiç çöplerim üzerine bir şikayet metni dinleyemezdim ve o yüzsüz adamla tanışmaya hazır değildim. Bu kılıkla olmazdı. Kat’in arabasına atladığım an coşkuyla karşılandım. Kat yine olağanüstü görünüyordu. Çikolata tenini saran parlak gri, göğüs dekolteli bir elbise ve dalgalı yaptığı uzun saçları ile bugünün amacına tamamen hizmet ediyordu. “Lily!! İnanılmaz görünüyorsun.” Tamam bende fena görünmüyordum. Siyah, ip askılı,göğüs kısmında hafif dökümü olan mini bir elbise giymiştim. Son zamanlarda giymeyi tercih ettiğim bir tarz değildi. Ben daha çok pijamalar ve eşofman giyiyordum. Bu yüzden iyi hissetmediğimi söyleyemezdim. Sabahki isteksiz halimi bir kenara koyarak Kat’in enerjisine uymaya karar verdim. Belki de gerçekten de felekten bir gece geçirmek eğlenceli olabilirdi. “Kendine bak!” Omuzlarını sallayarak bir kaç cilveli hareket yaptı. “Bu gece inanılmaz olacak kızım!” Sesi bedenime yüksek voltaj olarak girmeyi başarıyordu. Bu yüzden kendimi ona bıraktım. Başlıyorduk. Kulübe geldiğimizde inanılmaz bir kalabalığın içine düşmüştük. Belki de bu planı cuma gecesi yapmamalıydık diye geçirdim içimden. Daha sakin bir günde daha rahat hissedebilirdim. “İnanılmaz kalabalık.” dedim Kat’e ama duyamayacağının farkındaydım. Bana kaşlarını çatarak anlamadığını söyledi. Dudağını okuyabiliyordum. Şimdi de bara geçelim diyordu. Vay canına, dudak okumakta gerçekten iyiyim. Olur anlamında başımı salladım ve barın olduğu tarafa doğru adımladım. Boş taburelere oturup siparişlerimizi verdik. Bar kısmında müzik daha kısıktı bu yüzden birbirimizi duyabiliyorduk. “Dün gece düşündüm ve sana bir liste hazırlamamız gerektiğine karar verdim.” dedi Kat çantasını karıştırarak. Telefonunu çıkarıp taburesini iyice bana yaklaştırdı. “Ne listesiymiş bu?” diye sordum o telefonundaki notlar uygulaması…