Cinler Alemi-Zamira

Kadim Destek

Yazar:

Cinler Alemi-Zamira – Peri1 kitap kapağı
Cinler Alemi-Zamira – Peri1 kitap kapağı

Saat 03:03’te durduğunda, salonun içindeki hava o kadar ağırlaştı ki Zamira nefes almakta zorlandı. Akrep ve yelkovanın durduğu o an, zamanın sadece bu ev için büküldüğünün kanıtıydı. Gölge annesine doğru bir adım daha attığında, Zamira’nın zihnindeki o eski, derin ses tekrar yankılandı. Ama bu kez ses dışarıdan değil, doğrudan kanının içinden geliyordu. "Beni tanımadın mı, Eşik?" Annesi elleriyle yüzünü kapatıp dizlerinin üzerine çöktü. "Git..." diye hıçkırdı kadın. "Onu bırak, anlaşmamız böyle değildi!" "Anlaşmalar," dedi gölge, sesi salondaki eşyaları titreterek. "Sadece zaman aktığında geçerlidir. Ve burada zaman, benim istediğim yerde durdu." Gölge yavaşça şekil almaya başladı. Zifiri karanlığın içinden, solgun bir yüz, yorgun omuzlar ve Zamira’nın aynaya her baktığında kendi gözlerinde gördüğü o tanıdık, keskin bakışlar belirdi. Babasının yüzü. Ama insan değildi. O, anneannesinin bahsettiği o üç parçadan biriydi: Bekleyen. Zamira olduğu yere çivilenmiş gibiydi. "Sen... Sen yıllar önce öldün. Kayboldun." "Ben kaybolmadım Zamira. Ben kapıyı açık tutabilmek için kendimi feda ettim." Babasının silüeti gülümsedi ama bu gülüşte sevgiden çok, bin yıllık bir keder ve ürkütücü bir saplantı vardı. "Senin yaşaman için benim o sınırda kalmam gerekiyordu. Ama sen ne yaptın? O sınırın efendisi oldun. Kapıları yüzümüze kapattın. Nayel denen o sürgünle bir olup, benim yıllarca koruduğum dengeyi bozdun." Göğsündeki bağ kavurucu bir acıyla sarsıldı. Nayel’in sesi bu kez boğuk, sanki çok derin bir suyun altından geliyormuş gibiydi: "Zamira... O senin baban değil. O, babanın karanlıkta bıraktığı yankısı. Sınırı geçmesine izin verme!" Zamira, annesinin önünde durarak gölgeyle arasına girdi. Daha birkaç gün önce Nayel ile omuz omuza verip camdaki gölgeleri savuşturduğu gücünü çağırmak istedi. Ama ellerini kaldırdığında, parmak uçlarından sızması gereken o şeffaf ışık titremedi. Çünkü karşısındaki varlık dışarıdan gelen bir işgalci değildi. O, Zamira’nın kendi kanıydı. Eşik, kendi soyunu reddedemiyordu. "Nayel sana yalan söylüyor," diye fısıldadı babasının yankısı. Elini uzattı; parmakları buz gibi bir duman halindeydi. "O, seni bir silah olarak kullanıyor. Ama ben sana gerçeği verebilirim. Anneannenin aynada sana gösteremediği o sırrı... Neden Eşik olarak seçildiğini öğrenmek istiyorsan, elimi tut. 03:03'ün içine, zamanın durduğu o ara kata benimle gel." Annesi yerden onun paçasına tutundu. "Yapma... Zamira yalvarırım, ona dokunma!" Zamira bir elini göğsüne bastırdı. İçindeki o ince, can çekişen bağa, Nayel'e tutundu. Diğer eliyle ise annesinin titreyen omzuna dokundu. "Ben kimsenin silahı değilim," dedi Zamira. Sesi ilk başta titrese de, kelimeler dudaklarından döküldükçe evrendeki o mutlak kuralı hatırladı. "Senin kızın da değilim. Ben Eşiğim." Zamira, babasının uzattığı eli tutmak yerine, avucunu doğrudan salonun duvarında asılı duran ve 03:03'ü gösteren saatin camına bastırdı. "Eğer cevaplar oradaysa," dedi gözlerini babasının karanlık yankısına dikerek, "Beni sen götürmeyeceksin. Ben kendim geçeceğim." Camın yüzeyinden ince bir çıt sesi geldi. Odasındaki aynanın çatladığı gibi. Ve zaman, ikiye yarıldı. Zamira, babasının uzattığı o titreyen, yaralı ele bakarken kalbi sıkıştı. İçindeki dürtü o eli tutmak istiyordu. Ama sislerin içindeki o sayısız kapıdan birinden anneannesinin sesi geldi. "Çizgide kal, Zamira." Babası (ya da ona benzeyen o gölge) öfkeyle tısladı. Havadaki donmuş zerreler bir anda karardı. "O yaşlı kadını dinleme! Sana gerçeği veremedi!" "Ama ben verebilirim." Bu ses, anneannesine ait değildi. Babasına da ait değildi. Nayel’in o derin, karanlık tınısından tamamen farklı; berrak, pırıl pırıl ve evrenin ta kendisi gibi tınlayan bir sesti bu. Sislerin ardındaki kapılardan biri, kör edici ama huzur veren beyaz bir ışıkla açıldı. Işığın içinden bir kadın silüeti belirdi. Adımları yere değmiyor gibiydi. Elara. Ruhsal rehber, Işıkla gelen peri, ara Katman'ın donmuş zamanına adım attığında, Zamira evrenin tam o an nefes aldığını h…

Bölümün tamamını WritePad'de oku