Cinayet çözerken aşkı bulmak

Karanlığın Gölgesinde

Yazar:

Cinayet çözerken aşkı bulmak - Naz kitap kapağı
Cinayet çözerken aşkı bulmak kitap kapağı

"Asha, saçmalama! Oraya tek başına gidemezsin, bu düpedüz intihar!" Lauren, kolumdan sıkıca yakalamış, gitmemi engellemeye çalışıyordu. Gözlerindeki panik dalga dalga yüzüne vuruyordu. Connor ise deponun birkaç sokak arkasındaki çıkmaz sokakta, arabanın kapısına yaslanmış, gergin bir şekilde etrafı gözlüyordu. "Başka çarem yok Lauren," dedim, kolumu yavaşça onun parmaklarının arasından kurtararak. "Jamie günlerdir kayıp. Lucas bana mesaj attı, onu bulmama yardım edeceğini söyledi." Connor öfkeyle araya girdi; sesi fısıltılı ama sertti: "O herife nasıl güvenebiliyorsun? İnternette gördüğümüz o fotoğrafları ne çabuk unuttun? Max Hastings ile yan yana, o pis işlerin tam ortasındaydı. Lauren haklı Asha, gitme. Bu bir tuzak olabilir!" "Tuzak olsa bile gitmek zorundayım," dedim kararlı bir ses tonuyla. "Eğer iki saat içinde benden haber alamazsanız polise gidin. Ama şimdi beni durdurmayın." Arkamı dönüp karanlık sokağa doğru ilerlerken Lauren’ın arkamdan ağlamaklı bir sesle, "Lütfen dikkatli ol..." diye fısıldayışını duydum. Kulaklarımda onların uyarıları çınlasa da artık geri dönemezdim. Müfettiş Kara'nın eli telsizde donmuştu. "Reeves! Reeves, beni duyuyor musun? REEVES!" Sadece statik ses vardı. Sonra... hiçbir şey. Ama ben dinlemiyordum bile. Pencereden uzakta yükselen alevlere bakarken, içimde bir şey kırıldı. Lucas oradaydı. Belki yaralıydı, belki enkaz altındaydı, belki— Hayır. Düşünemezdim bile. "Asha, ne yapıyorsun?!" Connor'ın sesi arkamdan geldi ama umurumda değildi. Kapıya doğru koştum. Omzumdaki ağrı bağırıyordu ama önemli değildi. Hiçbir şey önemli değildi. "Asha, durun!" Memur Demir yolumu kesmek için öne atıldı ama ben daha hızlıydım. Yanından geçip koridora fırladım. "ASHA!" Lauren'ın çığlığı arkamdan geliyordu. "Delirdin mi? Geri dön!" Ama geri dönmek diye bir şey yoktu. Ayaklarım beni merdivenlere taşıdı, her basamakta göğsüm yanıyordu. Bandajlarımdan kan sızmaya başlamıştı, hemşireler bana doğru koşuyordu ama onları geçtim. Hastane girişine ulaştığımda, Müfettiş Kara tam çıkıyordu, telefonla bağırarak emirler yağdırıyordu. Beni görünce gözleri faltaşı gibi açıldı. "Geri dön—" Ama ben durmadım, bahçeye fırladım. İstanbul sokaklarında hızla ilerleyerek deponun olduğu bölgeye ulaştım. İçimdeki suçluluk duygusu boğazımı sıkıştırıyordu. Jamie hâlâ o deponun içindeydi ve Max Hastings'in adamları her yeri sarmıştı. Lucas onu zamanında çıkarabilmiş miydi? Sanayi bölgesine yaklaştıkça, gökyüzü giderek daha turuncu, daha kırmızı oluyordu. Duman sütunları havaya yükseliyordu. İtfaiye sirenleri her yönden geliyordu. Olası tüm tersliklere karşı, çevre emniyetini almak üzere sivil kıyafetli komandolar da sessizce stratejik noktalara konuşlanmıştı. Deponun olduğu sokağa döndüğümde, kaos vardı. İtfaiye araçları, polis arabaları, ambulanslar. Barikatlar kurulmuştu. Doğrudan alev alan binanın yakınına doğru ilerledim ve dışarı fırladım. "HEY! Oraya giremezsin!" diye bağırdı bir itfaiyeci, beni durdurmak için koştu. Ama ben çoktan koşuyordum. Sıcaklık yüzümü yakıyordu, duman ciğerlerimi dolduruyordu. Gözlerim yaşarıyordu ama durmuyordum, Lucas'ı arıyordum. "LUCAS!" Çığlığım alevlerin gürültüsünde kayboldu. "LUCAS, NEREDESIN?!" Binanın yan tarafına koştum. Lucas arka girişten gireceğini söylemişti. Tünel sistemi. Belki oradan çıkmıştı, belki— Tam o anda, tünelin girişinden iki figür sendeledi. Lucas ve yanındaki Jamie'ydi! Lucas, Jamie'yi güvenli bir şekilde sivil komandoların olduğu arka hatta doğru yönlendirdi. Yüzü is içindeydi, kıyafetleri yırtılmıştı ama ayaktaydı. Elinde siyah bir çanta vardı - belgeler. "LUCAS!" Beni görünce gözleri büyüdü. "Asha?! Sen ne—" Ama cümlesini bitiremedi. Tam o anda, arkasındaki binanın bir bölümü çöktü. Dev bir alev topu gökyüzüne fırladı ve şok dalgası bizi ikimizi de yere devirdi. Kulaklarım çınlıyordu. Her şey yavaş çekimde gibiydi. Lucas yere düşmüştü ama hemen doğruldu, bana doğru emekledi. "Asha! ASHA!" Ama ben kalkamıyordum. Omzumdaki yara yeniden açılmıştı, sırtımda ve kollarımda yanık hi…

Bölümün tamamını WritePad'de oku