ÇİKOLATA KADAR AŞK (yarı texting)
6. Bölüm
Yazar: Rabia Şimşek

Herkese selaammmm nasılsınız? umarım iyisinizdir. ben de iyiyim siz sordunuz olarak varsayıyorum ehehehe. neyyyyssee o zaman sizi çok tutmadan bölümle başbaşa bırakıyorum. İYİ OKUMALAR! Sahwn Mendes - There's Nothing Holdin' Me Back Sedat, Yunus, Hakan, Harun, Emir... Son aylarımın meşhur isimleri şu anda karşımda tek ayaküstünde ecel terleri döküyorlardı. En çok olay olan Yunus, Hakan ve Harun olmuştu benim için çünkü bir ara büyük yarış içinde günün her saati beni rahatsız edip duruyorlardı. En sonunda Sedat'ın bana olan teklifiyle durulmuş ve çekilmişlerdi ancak bunları duyan abimin rahat duracağını sanmıyordum. Sessiz adımlarım abimlere yaklaştıkça abimin gür sesi kulaklarıma doluşuyor ve akşam evde olacakları düşünmek dahi istemiyordum. "Gençler, anlıyorum bir aptallık yapıyorsunuz eyvallah." Dedi abim sinirini bastırmaya çalışarak. Ancak alnında belli olan damarları hiçte sakin olmadığını gösteriyordu. "Ancak sürekli kardeşimi rahatsız etmek de ne demek ulan." "Abi." Titrek sesim abimin susmasına vesile olsa da bakışları her zamanki gibi korkutucuydu. Gözlerim Kerim'e kaydığında keyifle bankta oturup bu sahneyi izlediğini gördüm. Bu görüntü karşısında benimde sinirim abimin sinir oranına yaklaşmaya başlamıştı. Kafamı 'sonra görüşeceğiz' dercesine sallasam da omuzlarını silkip elinde bardakla tuttuğu içeceğini içti. Ardından birde arsız gibi çekirdekleri bana gösterip göz kırptı. Utanmadan bir de çekirdek çıtlamaya çağırıyordu pislik. Tip tip kerime baktım. Daha demin abimden korkan çocuk muydu bu? "Abim, ne işin var burada. Derste değil misin sen?" Sorduğu soruya karşı göz devirmemek için kendimi zor tuttum. "Zil çaldı." Dedim ön bahçeden gelen sesleri göstererek. "duymuş olman lazım." Ters bakışları bana saniyelik olarak uğrasa da geri beş erkeğe çevirdi bakışlarını. "Söyle bakalım güzelim." Dedi abim kolunu havaya kaldırarak. Beni yanına çağırdığını anladığım gibi koştum ve havada kalan kolunun altına girip sağ kolumu abimin beline doladım. O da havada kalan kolunu omzuma indirmişti. "Seni ne kadar süre rahatsız ettiler bu itler." "İt falan ayıp oluyor ama abi." Yunus'un söylenmesine karşı abimin bakışları ona dönmüştü. "Sana daha ayıp şeyler yaparım o zaman görürsün ayıp neymiş it." Dedi bu sefer bastırarak. "Kardeşimi niye rahatsız edip duruyorsunuz?" Sedat okulun popüler çocuğuydu ve her zaman kendisini yüksekte görürdü. Şu an da her ne kadar abimin karşısında tek ayak üzerinde dursa da tavrı sanki onu takmıyor gibiydi. Ancak abim bu tavırlarının karşılığını ona çok iyi verirdi. Bunu bilmesi lazımdı. "Sevmekte mi suç?" Sedat'ın sakince sorduğu soruya karşı abim omzumu sıkınca yüzümü buruşturdum. "Benim ne suçum varda omzumu sıkıyorsun abi." Dedim acı içinde. "Git onları sık patakla benden ne istiyorsun?" Onca söylenmeme abim aldırmadan bakışlarını bana çevirdi. Eli hala omzumda baskı yapıyordu. "Seviyormuş gördün mü? Benim kardeşimi takıntı olarak seviyorlarmış." Kahve gözleri o kadar korkunç bakıyordu ki bu durum karşısımda iyice ona sırnaşıp küçüldüm. "Takıntı değil." Dedi Sedat hala uslanmayarak. Çocuk resmen 'kaşınıyorum gel de kaşı' diyordu abime ve abim kaşımaya kalkarsa iki tokatla bırakmazdı. "Sen kimsin de bana kafa tutuyorsun?" Abimin kalın sesiyle bağırarak sorduğu soruya karşı Sedat yandan bir gülüş sundu. Cidden canına susamıştı diye yorumluyorum bu hareketini yoksa başka bir anlamı olamaz. "Duyduğuma göre sivil polismişsin." Dedi Sedat hala büyük bir özgüvenle. Konuşma onu rahatlatmış olacak ki havada asılı ayağını indirdi. "Sizin şubede kuzenim çalışıyor. Yani iki tarafında iyiliği için bence bana bulaşmayın." Sessizlik... Abim kahve gözlerini sıkıca kapattı ve sinirini atmak istercesine sertçe nefes verdi. "Sakinim." Diye fısıldadı sessizce. "Karşımda kendini bir bok sanan şerefsize saldırmak istemiyorum." Gözlerini açtı ve Sedat'a uzun uzun baktı. "Kimmiş senin bizim şubede ki kuzenin?" Gerginlik benim için git gide hat safhaya ulaşırken Sedat adına üzülüyordum. Sanırım şu an bunları dinlemeyi bıra…