ÇİKOLATA KADAR AŞK (yarı texting)
5. Bölüm
Yazar: Rabia Şimşek

Herkese yeniden yeniden merhabalar efenim. Bölüme geçmeden gelin bir sarılalım şöyle 🫂 Umarım bölümü beğenirsinizzzzzzz İYİ OKUMALAR! Coldplay - Viva la vida "Bak, Kerim." Dedim kaçıncı defa cümlemi tekrar ettiğimi saymadan. "Abim gelecek ve benim hakkımda tek kelime etmeyeceksin, anlaşıldı mı?" Badem gözlerini iyice kısıp bana hiçbir şey anlamazcasına baktı. Onun bu akılsız anına karşı içim daha da sıkılırken o hiç aldırmadan çekirdeğini çitlemeye devam etti. Sinirle bir of çektim. Bugün Melis ve Uğur yoktu. Çift olarak baş başa gün geçirmek istediklerinden okulu asacaklarını söylemişlerdi ve bu önemli günde beni yalnız bırakmışlardı. Gerçi, onlara abimin geleceğini bildirsem anında okula damlarlardı o ayrı konuydu. "Kızım." Dedi kerim dudağına yapışan çekirdek kabuğunu ileri doğru tükürürken. "Abinin benimle işi ne? Onun işi öğretmenlerle olur benimle değil." "Ama seni görmek istiyor diyorum anlamıyor musun?" Sabrım git gide taşımı çatlatıyordu artık. Bu öğlen arasını full Kerim'e ayırmıştım. Sürekli onu uyarıyor ve bana sürekli yazan erkekleri anlatmaması için ikazda bulunuyordum. Abimin fazla korumacı tavrı erkek konusunda çok çok ön plandaydı. Hayır, sevgilim olsa çok tepki vermez ama böyle tekliflerin ucu bucağı olmadığını öğrenirse ne yapacağını düşünmek dahi istemiyordum. "Hangi birini anlatmayayım lan." Dedi düşünür gibi. "O kadar çok olay var ki." Çekirdekleri çıtlatma sesinin gürültüsü stresten olduğumdan mıdır bilinmez beni rahatsız etmeye başlamıştı. Eline vurarak çekirdekleri yere düşürmesini sağladım. "Ciddi bir şey anlatıyorum şurada. Beni dinle!" "Öh be" dedi oturduğu yerde iyice yayılırken. "Sende beni iyice boş boğaz yaptın. Anlatmam olur biter." Ona olan güvensiz bakışlarımı fark etmiş olacak ki karakaşlarını çattı. "Ne?" dedi anlamazca suratıma bakarken. "Görende ismimin anılmasıyla her haltı döküldüğümü sanacak anasını satayım." "Kerim." Dedim sorgularcasına. Birkaç saniye yüzüme baktıktan sonra oturduğu yerde dikleşti. "O değilde okula yeni çocuk gelmiş biliyor musun?" diye sordu saf saf. Bu durumu karşısında ağlamaya hazırlanarak buruşan yüzümü ellerimle kapattım. Her sene abimin okulda birkaç çocuğu haşlamasından sonra az konuşuluyormuşum gibi daha çok konuşulmaktan sıkılmıştım. "Kerim konumuz yeni gelen çocuk değil ya." Dedim ağlamaklı bir sesle. Şu an bünyem çikolata diye bağırıyordu ama bu çocuktan emin olmadığım sürece buradan kalkamazdım. "Kankim ne diye dert ediyorsun onu anlamıyorum." Dedi cebinden bir avuç çekirdek çıkarırken. "Alt tarafı geçen gün Sedat'tan teklif alıp reddettin. Ondan önce ki hafta Emir gelmişti. Sonra Hakan ve Yunus vardı ki Yunus bu yüzden Hakan'ı dövmüştü. Sonra Harun da bunu duyunca ikisini dövmüş karşına seni seviyorum diye dikilmişti. Alt tarafı her hafta bir teklif yani." Anlattıkları onun kafasına denk etmiş olmalı ki. "Lan. Harbi abin bunları mı öğrenmeye geliyor." Köşeli jetonu düşen arkadaşıma masum bir üzgünlükle bakıp dudak büzdüm. "Abim bu çocukların sürekli bana gelip benim yüzümden olay çıkardıklarını öğrenirse ne olur biliyorsun değil mi?" dedim ağlamamaya çalışarak. "Geçen sene yaptığının iki katıyla döner bize." "Ama Nevra abi de o çocuklara iyi ders vermişti he. Ondan sonra koca dönem kafan rahat oldu." Dediğine karşı somurtan yüzüm düzeldi. "Orası doğru da." Dedim rahatsız bir şekilde. "Ne gerek var yani buna? Akşamına da telefonum elimden alınıp sosyal medya hesabımı kapatır kimse rahatsız etmesin diye." Abimin saman alevi gibi bir siniri vardı. O an sinirle her şeyi yapar sonra telafi ederdi ancak iş zaten telefonu eline almasıyla başlayacaktı. Bir gizli hayranım vardı ve zaten en büyük sıkıntı buydu. "Kankim sen rahat ol o iş bende." Deyip Çardaktan çıktı Kerim. "Nevra abi hiçbir şey öğrenmeyecek sen rahat ol." Daha ben bir şey diyemeden geri geri gidip bir çocuğun omzuna kolunu attı ve gülerek bir şeyler anlatıp ilerlemeye başladı. "Umarım." Diye fısıldadım Kerim'in bu haline karşı. Abim her türlü konuştururdu Kerimi, bunu bile bile belki bir umut k…