ÇİKOLATA KADAR AŞK (yarı texting)

3. Bölüm

Yazar:

ÇİKOLATA KADAR AŞK (yarı texting) - Rabia Şimşek kitap kapağı
ÇİKOLATA KADAR AŞK (yarı texting) kitap kapağı

İYİ OKUMALAR! Calvin Harris - Outside Benim bir sapığım vardı. Hakkımda her şeyi bilen, beni sevdiğini gösteren ve benim için sevmediği şeye katlanabilecek bir sapık... Böyle her şeyiyle kusursuz birini bulmak çok zordu ve pekala artık trollendiğimden eminim. Ama ne zaman açığa çıkar meçhuldü doğrusu. "Bu çocuk neyin kafasını yaşıyor acaba?" Melis'in sorusunu aldırmadan son cümleyi tekrardan okudum. "Çikolatadan nefret mi ediyorum yazmış o?" Tam arkamda duran Uğur hafif bir şekilde kafamı vurdu. "Lan benim aklı tamamlanmamış arkadaşım. Takıla takıla bu konuya mı takıldın?" Kafamı çevirip Uğur'a ters bir şekilde bakmaya başladım. "Çikolataya hakaret etti farkında mısın?" "He yani şu an aldığın o aşk itirafı, laflar hepsi boş ama bir çikolata mı bu kadar zorladı seni." Zihnim, Uğur'un söylediği onca laftan sadece çikolata kısmını alabilmişti. Yavaştan çikolata krizim yaklaşıyordu sanırım. "Canım çikolata çekti ya bakkaldan hemen bir tane alsam mı?" Dediğim lafa karşı ikisi de büyük gözlerle bana baktı. Hiçbir türlü bir çikolata için evimizin ters istikametinde olan bakkala gidemeyeceğimizi anladığımda ofladım. "Aman tamam be eve gidelim hadi." "Çocuğa cevap yazmadın." Melis'in sızlanmasına karşı sertçe kafamı ona çevirdim. "Yazmak da istemiyorum, Melis." Sızlanmamla beraber Melis'in ters bakışlarına maruz kalınca ofladım. Girdiğimiz bir iddia vardı ve ben bu iddianın kaybedeni olmak istemiyordum. Minik bir sinir çığlığı attım. "Tamam yazıyorum, Melis." Siz: Çikolata gibi kutsal yiyeceğe karşı böyle söylemen büyük eksiye düşürdü seni. Yazmamı bekliyormuşçasına hızlıca çevrimiçi olup mesaja girince kaşlarımı çattım. İşi gücü yok muydu bu çocuğun? 05*********: Ben sana senin için sevmediğim bir şeye katlanırım diyorum. 05*********: Sen bana Nau Nau diyorsun. 05*********: Ama olmuyor böyle. Yazdığı şey anlık olarak boşluğuma geldiğinde kıkırdamadan edemedim. Sesimi duyan Melis bakışlarını bana çevirdi. "Sen neye gülüyorsun öyle bana da göster." Sorduğuyla soruyla beraber boğazımı temizledim ve hiç gülmemiş gibi durmaya çalıştım. Ancak yazdığı şey zihnimde dolanıp durdukça gülmemi durduramıyordum. "Hiç." Dedim konuştukça zor tuttuğum dudaklarım iki yana kıvrılırken. "Boş saçmalıklar işte." "Ne yazdığını göster seni haylaz." Üstüme atlama potansiyeli olan kızın sert sesine karşı telefonu çifte kumrulara çevirdim. Melis'in ani kahkahası ve Uğur'un minik kıkırtısından cesaret almış olacağım ki tuttuğum gülmemi saldım. "Acaba neyin kafasını yaşıyor bu çocuk." "Onu bunu bırak da cevap yaz sen çocuğa. Nedense benim gözümde sevimli gelmeye başladı." Bu bilinmeyen jet hızıyla hayatıma girdiğinden beri Melis'te bir farklılık vardı. İlkokuldan bu yana yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmeyen dostumun bana karşı bir şey sakladığına yemin edebilirdim ancak kanıtlayamazdım. Çünkü o Melis'ti bir şeye yok dediyse iki cihanda gelse ona zıttını anlatamazlardı. "Kim sana sevimli gelmiş bakalım?" Uğur'un sertleşen sesine karşı Melis sertçe yutkunup Uğur'a baktı."Hiç." dedi daha demin bağırarak konuştuğu sese kıyasla kedi gibi olurken. "Hem bu yorumlarım Nehir için Uğur'cum. Daha bilmediğimiz adamın kıskançlığın varsa da yok artık." Evet, Uğur'un bir tane kötü yanı vardı. Çok, çok fazla kıskançtı. Hayır, erkek ortamına falan değil kendisi direk ilgiye kıskanç bir yapısı vardı. Her şeyiyle mükemmeldi ancak olmayacak yerde ilgi kıskançlığı Melis'i zorluyordu. Hiçbir insan dörtdörtlük değildir tabi, bunu Melis'te bildiği için onda kalan bu kötü huyu sineye çekiyordu çoğu zaman. Ortamın gerildiğini anladığım gibi gözüken evime doğru koşmaya başladım. "Sizin çift kavganızı çekemeyeceğim, gidiyorum ben öptüm sizi şekerler." Eve doğru gittiğim zaman arkamda melis'in çığlıklarını duymamla onlara baktım. Uğur, Melis'i omzuna atmış söyleniyordu ancak Melis'in çığlıkları Uğur'u duymama engel oluyordu. Aldırmadım ve açık olan bina kapısından içeri girip asansörü çağırdım. Aklıma bilinmeyen numara gelince hızla telefonumu açtım. Hala bir cevap vermemiştim ona. Siz: Bu boş…

Bölümün tamamını WritePad'de oku