CHARON’UN SINIFI

GİRİŞ

Yazar:

CHARON’UN SINIFI – Ilgın kitap kapağı
CHARON’UN SINIFI – Ilgın kitap kapağı

Şubat 2000 Son dersin yankısı okulun boş koridorlarından gideli saatler olmuştu. Akşamüstünün solgun turuncusu, devasa pencere camlarından süzülüp okulun koridorlarını uzatıyor, her köşesini garip gölgelere büründürüyordu. Normalde gün içerisinde cıvıl cıvıl olan bu bina, şimdi iç karartıcı bir ıssızlığa teslim olmuştu. Her şey, genç bir zihnin taşıyamayacağı kadar ağır bir bencillikle başladı. Rowena için o gece, en güvendiği insanın, “dostum" dediği kişinin, korkuya yenik düşmesiyle karardı. Bir hatanın üzerini örtmek, panikle atılan yanlış bir adım ya da arkaya bakmadan atılan kaçış adımları... Rowena’nın dostum dediği Joanne, onun erkek arkadaşı olan Matthew’a aşıktı. Ancak Matthew’un iki kıza karşı tutumu tamamen zıt kutuplardaydı; Rowena’ya karşı kusursuz bir sevgili gibi davranırken, Joanne için adeta bu ilişki bir kabusa dönüşmüştü. Joanne bu ilişkiyi sürdürmek istemediğini, arkadaşına ihanet ettiğini dile getirdiğinde ise Matthew onu, aralarında geçenleri Rowena’ya söylemekle tehdit ediyordu. Joanne her şeyi anlatmak istediğini söylediğinde Matthew onu bodrum gibi bir yere kitliyordu. Bir şekilde Joanne yolu bulup her şeyi anlatabilmenin yolunu bulmuştu, ona “Matthew ve benle ilgili bir gerçek var, sevgiliyiz. Detaylıca konuşmalıyız.” diyerek bir mesaj yollamıştı ortak bir aracı sayesinde ve onu gece yarısı okula çağırmıştı. Rowena, gece yarısı olmadan birkaç saat önce okula gelmiş boş koridorda geziniyordu. Bilerek erken gelmişti birkaç ay sonra mezun olacaktı, okulu boşken bulmuştu ve anın tadını çıkartabilmek adına Joanne ile buluşmadan önce gelip gezmek istemişti ama dünyadaki son günü olduğunu ve bu okulun kapılarının üzerine kilitleneceğini bilmeden geziyordu. İçeride zaman, o saniyeden sonra farklı akmaya başladı. Rowena önce okulun dilsiz koridorlarında yankılanan kendi ayak seslerini dinlerken, arkasından o adımlara eşlik eden başka sesleri duydu. Bina boş değildi. Yılların yorgunluğunu taşıyan bu tahta döşemeler, geceleri başka bir hayat yaşıyordu sanki. Genç kızın nefesi camlarda buğulanırken, dış dünyayla arasındaki tek bağ olan telefonunun şarjı çoktan bitmişti. Bir şey olduğu an kimseye ulaşamayacaktı. Karanlık, odalardan koridorlara doğru bir sarmaşık gibi yayıldı. Ölüm, Rowena’ya gürültülü bir çığlıkla gelmedi. Önce soluğu kesildi, sonra o devasa binanın duvarlarına sinen soğuk, içine işledi. Ölmeden önce en son gördüğü yüz, sevgilisi olan Matthew’e aitti. Arkadaşının ihanetiyle mühürlenen o gece, hiçbir şeyin detayını öğrenemeden Rowena’nın canını aldı belki ama ruhunu o binanın tahtalarına, tuğlalarına ve paslı borularına mıhladı. O okul artık sadece bir eğitim yuvası değil, adalet bekleyen bir ruha ev sahipliği yapan dev bir mezarlıktı. Olayın ardından patlak veren skandallar, ailelerin feryatları ve medyanın baskısı uzun sürmedi. Okul, o trajedinin ardından kapandı. Pencerelerine tahtalar çakıldı, kapısına asma kilitler vuruldu. Şehir, o okulun adını anmaktan bile korkar oldu. 19 yıl boyunca zaman o binanın içinde adeta dondu. Ne zaman ki takvimler 2019’u gösterdi, yetkililer binayı yeniden açmaya karar verdi. Yeni bir isim, yeni bir boya ve yepyeni yüzlerle lise hayata döndürüldü. Herkes her şeyin unutulduğunu sandı. Oysa unutulmayan tek şey, bir ailenin kalbindeki intikam ateşiydi; yıllar sonra okulun tekrar açıldığını öğrendiklerinde her şeyin hesabını sorup intikam almak istemeleriydi.

Bölümün tamamını WritePad'de oku