Ceza Kutusu

B4-BEKLENMEYEN MİSAFİR

Yazar:

Ceza Kutusu - Nil Zeynep Başat kitap kapağı
Ceza Kutusu kitap kapağı

Sabah alarmımın rahatsız edici sesiyle uyandım. Saat 04.30’du. Uçuşa 1 saat vardı. Hemen kalktım ve elimi yüzümü yıkadım. Sonra üstüme rahat bir şeyler geçirdim. Saçımı da dağınık topuz yapmaya karar verdim. Kızıl saçlarıma bu model çok yakışıyordu. Hazırlandıktan sonra valizimi ve çantamı alıp otelden çıkışımı yaptım. Yaz ve Meva, Alisa’yı aldıktan sonra beni alacaklardı. Alisa’yı almış olmalılardı. Arabayı Yaz sürdüğü için çantamdan telefonumu çıkarıp Meva’yı aramaya koyuldum. Telefon 2 kez çaldıktan sonra açıldı. “Efendim canım?” “Nerelerdesiniz Mevo? Ben çıktım otelden,otelin önündeyim.” “Dur Yaz’a sorayım. 5 dakikaya oradaymışız aşkım.” “Sağ ol Mevam. Hadi öptüm seni.” “Görüşürüz!” Aramayı sonlandırdım. Kısa bir bekleyişin ardından Yazlar da geldi. Valizimi arabanın bagajına yerleştirdim ve sonra da arkaya,Alisa’nın yanına oturdum. Herkesin oldukça uykusu olduğu için pek sohbet etmedik. Yarım saat sonra havalimanına geldik. Bagajdan valizimi aldım,kızları öptüm ve yanlarından ayrıldım. Gerekli işlemleri yaptıktan sonra takım arkadaşlarımın yanına beklemeye gittim. Yaklaşık 20 dakika bekledikten sonra uçak geldi ve uçağa doğru ilerledik. Uçağın içi oldukça konforlu görünüyordu. Cam kenarındaki koltuğuma oturduktan sonra yanıma Beliz ve Ece oturdu. İkisi de takımdan sevdiğim kişilerdi. Zaten takımdaki birkaç kişi hariç herkesi seviyordum. Boynuma boyun yastığımı taktıktan sonra kulaklığımı taktım ve sakin bir şarkı seçtim. OneRepublic ’ten Won’t Stop şarkısını açtım. Bu şarkıyı seviyordum. Uykum olduğu için uyumaya çalıştım ve 5 dakika sonra uykuya daldım. 1 saat sonra ön koltuktaki Arden ve Deniz’in kahkahalarıyla uyandım. Deniz’i seviyordum ancak Arden’e takımdaki ilk günümden beri ısınamıyordum. Kendini beğenmiş,oldukça egolu ve bence biraz saygısız biriydi. Deniz normalde böyle birisi değil ancak korkarım ki Arden’le takıla takıla o da Arden’e benzeyecek. Biraz Beliz ve Ece’yle sohbet ettikten sonra çantamdan kitabımı çıkardım ve okumaya başladım. Bu kitabı sosyal medyada bayağı bir övüyorlardı,ben de bir şans vermek istedim. Neredeyse 400 sayfa okuduktan sonra koltuktaki ekrandan Milano’ya inmemize ne kadar kalmış ona baktım. 1 saat kalmış. Ankara-Milano arası 3,5 saatmiş. Bu bir saati de arkadaşlarımla sohbet ederek geçirmeye karar verdim. Uçak inişe geçtiğinde biz de sohbeti sonlandırdık. Güzel bir uçuş olmuştu. Saat 09.00’da uçaktan indik. Herkes aynı otelde kalacağı için bir otobüs gelmişti. Otel masraflarını neyseki biz değil antrenörümüz karşılayacaktı. Şu sıralar maddi açıdan pek iyi durumda olduğum söylenemez. Aslında ailemden para isteyebilirdim ama onlar da kardeşim Seda’nın üniversite masraflarını ödemeye çalıştığı için onları zor durumda bırakmak istemiyordum. Zaten yanımda İtalya maceram için yetecek kadar para vardı. Otele vardığımızda herkes valizlerini ve diğer eşyalarını alıp otel giriş işlemlerini halletmeye koyuldu. Ben de tabii. İşlemlerimi halledip oda kartını aldıktan sonra odama doğru ilerliyordum ki biri benim önümü kesti. Evet, Araz Karan Pamir. Onun burada ne işi vardı? “Yine ne halt yemeye geldin? Dün sana söyledim peşimi bırak diye,neden hâlâ kaşınıyorsun? Sevgilin merak eder seni buralarda,onun yanına gitsene sen! Hem nasıl geldin?” diye çıkıştım. “Ne kadar da harika bir karşılama,tam Kızıl’a yakışacak şekilde! Ben İtalyalarda Kızıl’ımı yalnız bırakır mıyım hiç? Ayrıca dün sen kendin söyledin ya İtalya’ya gidiyorum diye. E Kış Olimpiyatları için gittiğini bilmediğimi düşünmedin herhalde. İnternetten bu sene İtalya’nın hangi şehrinde diye baktım,Milano’ymuş. Aynı kulübün oyuncusu olduğumuz için de oteli öğrenmem zor olmadı. Ayrıca bir sevgilim olduğunu nereden çıkardın Kızıl?” Ne? Kesin beni kekliyordu. “Ne?” diyebildim sadece. “Ne oldu Kızıl,şaşırdın mı? Yoksa üzüldün mü? Belki sevinmişsindir.” dedi ve göz kırptı. “Ne sevineceğim ya?” dedim. Onun her kelimesinde daha da sinirleniyordum. “Ne bileyim,o gün yazdığın günlükte ‘imkansız değil’ falan yazıyordu. Belki olma ihtimaline sevinmişsind…

Bölümün tamamını WritePad'de oku