Çevrimiçi Bela

Bölüm 9: Havada Aşk Kokusu Var

Yazar:

Çevrimiçi Bela - İpek🩷 kitap kapağı
Çevrimiçi Bela kitap kapağı

Okulun o ağır, demir dış kapısı arkamızdan büyük bir gürültüyle kapandığında, sanki sırtımızdaki tüm o sahte bakışları, koridor dedikodularını ve gürültülü dünyayı o kapının ardında kilitlemiştik. Gökyüzü, sonbaharın en güzel tablosunu çizmek ister gibi mor, kızıl ve altın sarısı bulutlarla bezenmişti. Hava serindi; cildime çarpan rüzgâr vanilya kokulu parfümümü etrafa savururken sol bileğimdeki kırmızı iplik her adım atışımda bana sabahki o muazzam zaferi fısıldıyordu. Meriç, çantasını tek omzuna takmış, elleri montunun cebinde, o asil ve ağır adımlarıyla yanımda yürüyordu. Aramızda sadece birkaç santimlik bir mesafe vardı ve o yürüdükçe omzu hafifçe omzuma değiyordu. Her temasımızda, içimde bir yerlerde havai fişekler patlıyor, kalbimin ritmi o alışık olmadığı maraton temposuna geri dönüyordu. Başımı hafifçe kaldırıp onun profiline baktım. Keskin çene hatları, alnına dökülen simsiyah saçları ve o ne okunduğu belli olmayan dingin gözleri... Okulda herkesin "buzdağı" dediği bu çocuk, benim yanımda o kadar yumuşak, o kadar huzurlu duruyordu ki, ona bakarken içimin titremesine engel olamıyordum. "Beni böyle gizli gizli incelemeye devam edeceksen Doğa, adımlarını kaçırıp yine ayağını burkabilirsin," dedi Meriç. Sesi o kadar pürüzsüz, o kadar boğuk ve tatlı bir tondaydı ki, adımı onun ağzından duymak her seferinde karnımda kelebeklerin uçuşmasına sebep oluyordu. Kafasını bana doğru çevirdi, dudaklarının kenarında o hayran olduğum gizemli ve muzip tebessüm vardı. "Gizli gizli bakmıyordum bir kere," diye hırsla mırıldandım, yanaklarımın anında alev aldığını hissederek. "Sadece... Tahtadaki o optik sorusunu dahi bir şekilde nasıl o formüle bağladığını düşünüyordum. Gerçekten inanılmaz bir mantığın var." Meriç duraksadı. Ağaçlı yolun tam ortasında, sararmış çınar yapraklarının ayaklarımızın altında ezildiği o romantik düzlemde bana doğru döndü. Ellerini cebinden çıkardı. O koyu renk, okyanus kadar derin gözlerini doğrudan gözlerime dikti. Bana doğru bir adım attığında, aramızdaki o son koruma mesafesi de eridi. O tanıdık, içimi eriten temiz çamaşır ve hafif rüzgâr kokusu tüm benliğimi sardı. "Benim mantığım sadece sayılara işliyor Doğa, ama senin o sakar ve temiz ruhun karşısında tüm denklemlerim altüst oluyor," dedi, sesi bir fısıltı kadar yumuşaktı. Sağ elini yavaşça kaldırdı. Uzun, zarif parmakları saçlarımdan süzülüp rüzgârın yüzüme düşürdüğü birkaç tel saçı kibarca kulağımın arkasına itti. Parmak uçlarının sıcaklığı tenime değdiği an, içimden aşağı çok güçlü bir elektrik akımı geçti. Nefes almayı unuttum. Gözlerimin en derinine öyle bir hayranlıkla, öyle bir naiflikle bakıyordu ki, o an ona tamamen teslim olmamak imkansızdı. "Okulda herkes benden kaçarken, sen o dikkatsiz mesajınla benim karanlığıma çarptın," diye devam etti Meriç, elini yanağımda hafifçe sabitleyerek. Başparmağı, elmacık kemiğimin üzerinde incitmekten korkar gibi çok hafifçe gezindi. "Ve ben hayatımda ilk defa, o karanlıktan çıkıp senin o güzel ışığında kaybolmak istedim. Kalbimin ritmini değiştiren tek bilinmeyen sensin Doğa." Duyduğum bu sözlerle birlikte kalbimin göğüs kafesimi patlatacak kadar hızlı çarptığını tüm odada duyulacak cinsten hissettim. Berk’e duyduğumu sandığım o üç yıllık platonik hevesin ne kadar boş, ne kadar yapay olduğunu bir kez daha anladım. Berk sadece dış görünüşüyle gözümü boyayan bir yanılsamaydı; Meriç ise ruhuyla, kelimeleriyle ve bu naif dokunuşuyla kalbimin tek ve gerçek sahibiydi. "Ben de..." dedim, sesim heyecandan ve yoğun duygulardan dolayı adeta bir fısıltı gibi çıkmıştı. Gözlerimi onun o dipsiz kuyuyu andıran gözlerinden ayırmadan sol elimi kaldırdım ve onun yanağımdaki elinin üzerine koydum. "Ben de hayatımda ilk defa birinin kelimelerinde bu kadar huzur buldum Meriç. Numarayı karıştırdığım o ilk saniyeye her gün şükredebilirim." Meriç, elimi onun elinin üzerinde hissedince derin bir nefes aldı ve yüzündeki o büyüleyici gülümseme daha da büyüdü. Elimi yanağından yavaşça indirip parmaklarını parmaklarımın arasından geçirdi.…

Bölümün tamamını WritePad'de oku