Çevrimiçi Bela

Bölüm 18: Geleceğin İlk Sınavı

Yazar:

Çevrimiçi Bela – İpek🩷 kitap kapağı
Çevrimiçi Bela – İpek🩷 kitap kapağı

"Gelecek, milyarlarca bilinmeyenli devasa bir denklemden ibarettir Doğa. Ancak benim koordinat eksenim senin kalbine sabitlendiğinden beri, o denklemin sonucu benim için her zaman aynı: Sonsuzluk." Şubat ayının o dondurucu kar soğuğu, yerini yavaş yavaş mart ayının o aldatıcı, tatlı ılıklığına bırakmaya başlamıştı. Zaman, liseli hayatımızın son düzlüğünde adeta bir nehir gibi hızla akıyordu. Önümüzde sadece birkaç ay kalmıştı ve okulun o eski koridorları artık sadece ders zilleriyle değil, yaklaşan üniversite sınavının yarattığı o yoğun, gerilimli stres dalgasıyla çalkalanıyordu. Rehberlik servisinin her hafta düzenlediği o büyük, tüm okulu kapsayan Türkiye geneli deneme sınavlarından birinin sabahındaydık. Sınıfın içi, her zamanki o tebeşir kokusunun yanına eklenen terli avuç içi ve silgi tozlarının o kuruluk kokusuyla kaplıydı. Herkes sıraların üzerine kalemlerini, silgilerini dizmiş, son formülleri ezberlemeye çalışarak panik içinde koşturuyordu. Ben ise o mahşer yerini andıran sınıfın en arkasında, cam kenarındaki o kutsal köşemizde, dünyanın en huzurlu limanına sığınmış durumdaydım. Sol yanımda oturan Meriç, gri okul ceketinin kollarını hafifçe dirseklerine kadar katlamış, önündeki optik forma adını büyük bir sükunetle kodluyordu. Siyah saçları şubat ayında bıraktığımızdan biraz daha uzamıştı ve alnına o her zamanki salaş, asil duruşuyla dökülüyordu. "Doğa," diye fısıldadı Meriç. Gözlerini optik formdan ayırmadan, sol elini sıranın altından uzatıp benim krem rengi kazağımın altından sızarak doğrudan parmaklarıma kenetlendi. Parmaklarının o yoğun sıcaklığı, sabahın o serin ürpertisini tek bir saniyede tamamen sildi vücudumdan. Boynumdaki o gümüş zincire bağlı, dört aydır kalbimin üzerinde taşıdığım formüllü küçük cam zara çaktırmadan dokundu. "Bileğindeki o kırmızı ipliğin hakkını bugün o Türkçe paragraflarında vereceksin değil mi sevgilim? Heyecan yapmanı istemiyorum." Gülümseyerek başımı ona doğru çevirdim. Aramızdaki mesafe o kadar azdı ki, artık tamamen hafızama kazınan o temiz çamaşır ve hafif rüzgâr kokusunu tüm benliğimle içime çektim. "Senin o gece yarısı gönderdiğin kış senfonisini dinleyerek uyudum Meriç," dedim, sesimdeki o yoğun aşk hissini sınıftakilerden gizlemeye gerek duymadan. "Kalbim o kadar huzurlu ki, bu sınavdaki hiçbir soru benim bu odaktaki yerimi sarsamaz dahi çocuk." Meriç dudaklarının kenarıyla o hayran olduğum, o sadece bana ait olan gizemli ve korumacı tebessümü sundu bana. Gözlerinin en derinine, o dipsiz simsiyah okyanusa baktığımda içimin bir kez daha eridiğini hissettim. Sevgililiğimizin dördüncü ayında, o bana her baktığında ilk günkü o heyecanla karnımda yüzlerce kelebeğin aynı anda havalandığını hissediyordum. Sınav gözetmeni olan Fizik hocası Ahmet Bey içeri girdiğinde sınıfa ölümcül bir sessizlik çöktü. "Evet gençler, kitapçıklar dağıtılıyor, herkes telefonlarını çantasına koysun, başarılar," dedi. Meriç, elimi son kez hafifçe sıkarak sıranın altından çekti ama parmak uçları tenimden ayrılırken içimde küçük bir fırtına koptu sanki. Sınav başladığında sınıfta sadece sayfaların hışırtısı ve kurşun kalemlerin optik formlara vuran ritmik tıkırtıları kaldı. Ben kitapçığı açtığımda, zihnim o kadar berraktı ki... Soruları tek tek çözerken, Meriç’in o sahaftaki ahşap masada bana sabırla anlattığı integral mantığı, türev bağlantıları zihnimde tıkır tıkır dönüyordu. Sınavın ortalarına doğru, paragraflardan birinde kafam hafifçe karıştığında istemsizce gözlerimi sorudan ayırıp ön sıralara doğru baktım. Berk, elindeki kalemi hırsla sırasına fırlatmış, iki eliyle şakaklarını ovuyordu. Yüzündeki o yenilmişlik, o geç gelen pişmanlığın yarattığı hırslı çaresizlik dört aydır tek bir milim bile azalmamıştı. Berk, o popüler basketbol kaptanı imajının altında tamamen ezilmişti artık. Koridorlarda yanımızdan geçerken kafasını öne eğiyor, benim Meriç’in elini tutarken yüzümde beliren o gerçek, o asil mutluluğu gördükçe kendi bencilce hırsında boğuluyordu. O artık bizim ortak koordinat sistemimizin tamamen d…

Bölümün tamamını WritePad'de oku