Çevrimiçi Bela

Bölüm 15: Gece Notları

Yazar:

Çevrimiçi Bela - İpek🩷 kitap kapağı
Çevrimiçi Bela kitap kapağı

Okulun o ağır, eski ahşap kapısından çıkıp eve giden o uzun sokağa saptığımda, kütüphane bahçesindeki o duru sessizliğin ve Meriç'in parmak boğumlarıma bıraktığı o naif öpücüğün sıcaklığı hâlâ tenimde titriyordu. Gökyüzü, ekim ayının o kendine has mor ve kızıl bulutlarıyla kaplanmıştı. Esen serin rüzgar, kazağımın açık yakasından içeri sızıp tenimi ürpertirken boynumdaki formüllü cam zarı sıkıca kavradım. Hayatım boyunca kendimi hiç bu kadar hafif, hiç bu kadar bir yere ait hissetmemiştim. Akşam yemeğinden sonra odama geçip kapımı kilitledim. Çalışma masamın üzerine çantamı bıraktım ve üzerimdeki üniformadan kurtulup rahat, kalın ev kıyafetlerimi giydim. Yatağımın tam ortasına bağdaş kurup oturduğumda gözüm sürekli komodinin üzerinde duran telefonuma kayıyordu. Meriç’in o kütüphane bahçesinde söylediği cümle zihnimin duvarlarında yankılanıp duruyordu: "Piyanoda çaldığım melodinin üzerine senin için yazdığım o şiir, bu akşam telefonunun kilitli ekranında olacak. Telefonunu açık tut sevgilim." Saat yavaş yavaş gece yarısına yaklaştığında, evin içindeki tüm sesler çekildi geriye sadece odamdaki saatin tik-takları kaldı. Tam 23.30’da telefonum avcumun içinde sertçe titredi. Kalbimin o an göğüs kafesimi patlatacak kadar hızlı çarptığını hissettim. Ekranı hızla aydınlattığımda gelen bildirim, o profil fotoğrafı boş ama içi tamamen bana ait olan gizemli numaradandı. Ancak Meriç bu kez sadece düz bir mesaj atmamıştı. Mesajın üzerinde, dün o taş evde parmaklarının altından dökülen o büyüleyici piyano melodisinin kısa bir ses kaydı duruyordu. Ses dosyasının hemen altında ise, ruhumu sırılsıklam eden o ilk şiirsel algoritma yazılıydı. Meriç'im: (Ses Dosyası: Gece_Yarısı_Melodisi.mp3) (23:30) Meriç'im: "Sayıların soğuk ve düz çizgilerinde yönümü kaybetmişken ben, Bir sakar mesaj düştü kilitli ekranımın tam ortasına. Herkesin bir maskeyle yürüdüğü o gürültülü okul koridorlarında, Sen, o ürkek ve tatlı varlığınla çarptın benim ördüğüm o kalın duvarlara. Bileğindeki o kırmızı düğüm, kaderin en güzel geometrik kırılması, Defterin kenarına karaladığın o harf, bizim en mutlak doğrumuz. Bırak sonsuz evrenler kendi yörüngelerinde dönüp dursun, Benim sıfır noktam, benim bu hayattaki tek çözüm kümem sensin sevgilim." (23:32) Mesajı okurken gözlerimden süzülen o sıcak yaşların yastığa damlamasına engel olamadım. Bu, okul bahçesinde kasıla kasıla gezen, insanları sadece dış görünüşüyle etkilemeye çalışan Berk’in asla kuramayacağı, ruhu olan cümlelerdi. Ses kaydının üzerindeki oynat butonuna bastım. Odanın içine yayılan o naif, o huzur dolu piyano sesini dinlerken telefonumu göğsüme bastırdım. Meriç, kelimeleriyle müziğiyle beni kendi dünyasının merkezine yerleştirmişti. Heyecanla içimdeki o devasa aşk hissiyle klavyeye parmaklarımı vurdum. Doğa: Meriç... Ben gerçekten ne diyeceğimi, kalbimin bu kadar hızlı atmasını nasıl durduracağımı bilemiyorum. Bu hayatta okuduğum, dinlediğim en büyüleyici şey bu. Sen benim başıma gelen en güzel, en mucizevi şeysin dahi çocuk. Ben sana her geçen saniye daha da büyük bir aşkla bağlanıyorum sevgilim. (23:35) Meriç'im: Bağlanmak değil Doğa, biz seninle çoktan analitik düzlemde tek bir nokta haline geldik. (Gülümseme emojisi) Senin o temiz kalbin benim bu hayattaki tüm algoritmalarımı altüst etti. Bugün kütüphane bahçesinde elini tuttuğum o an, evrenin tüm karmaşık problemlerini tek bir hamlede çözdüğümü anladım. Sen benim hayatımdaki en güzel doğrusun. (23:37) Doğa: Ben de sevgilim, ben de... Yarın sabah okul kapısında senin o derin gözlerine bakmayı, o arka sırada senin yanına oturmayı şimdiden öyle çok özledim ki. Zaman senin yokluğunda neden bu kadar yavaş akıyor? (23:39) Mesajıma cevap beklerken ekranın üst kısmında aniden sınıf grubundan üst üste bildirimler düşmeye başladı. Şaşkınlıkla kaşlarımı çattım; çünkü dün geceden beri grupta çıt çıkmıyordu. Hemen gruba tıkladım. Berk yine o yaralı egosuyla ortaya dökülmüştü. Berk: Beyler, yarın sabah erken gelin. Okul çıkışı Meriç'e spor salonunda teke tek basketbol ma…

Bölümün tamamını WritePad'de oku