ÇAV BELLA

1.BÖLÜM

Yazar:

ÇAV BELLA - emirooo kitap kapağı
ÇAV BELLA kitap kapağı

Çisil o sabah gözlerini açtığında, gün henüz başlamamıştı; ama içinde bir şey çoktan bitmişti. Her sabah aynı ritüelle güne başlardı. Kahvesine iki kaşık şeker, balkonda birkaç dakika temiz hava, ardından düzenli bir sessizlik. O sabah hiçbirini yapmadı. Sanki alışkanlıklarını sürdürürse her şey normal kalacakmış gibi korktu. Camın önündeki şimşek desenli okuma koltuğuna oturdu. Yıllardır akşamlarını, kararlarını, suskunluklarını taşıyan o koltuk bugün rahatsız ediciydi. Sert köşesi sırtına batıyor, kumaşı tenine yabancı geliyordu. İnsan bazı eşyaların bile kendisine küstüğünü hissedebilirdi. Çisil o sabah bunu hissetti. Dışarıda yağmur yağıyordu. Damlalar gökyüzünden düşerken, asfaltın üzerinde biriken suya çarpıyor; her temas küçük halkalar oluşturuyordu. Çisil’in bakışları o su birikintisine kilitlendi. Göğsünün ortasında ince bir sızı belirdi. Önce hafifti. Sonra derinleşti. Elindeki fincanı cama biraz sert bıraktı. Parmakları istemsizce göğsüne kapandı. “Kalbi gerçekten mi ağrıyordu, yoksa bazı anılar vücutta yer mi değiştiriyordu?” Güçlü görünmeye alışkındı. Yıllardır ayakta kalmayı, sesini titretmeden konuşmayı öğrenmişti. Ama bu sabah başını dik tutmak zor geliyordu. Omuzları çöktü. Nefesi daraldı. Bir gök gürültüsü patladı. Ev camları titreşti. Çisil’in kalbi de. Yağmurun her damlası suya düştükçe içindeki baskı artıyordu. Sanki göğsünde görünmeyen bir çukur vardı ve her damla o çukuru biraz daha derinleştiriyordu. Ve birden… Yağmur kesildi. Gök gürültüsünün öfkesi, aniden çekilmiş bir perde gibi sustu. Bulutların arasından süzülen güneş, odaya ince bir aydınlık bıraktı. Caddeye baktı. Bir kamyon, su birikintisinin içinden geçti. Çamurlu su iki yana savruldu. Birikinti dağıldı. Bazı çukurlar ise su çekilse bile kapanmazdı. Çisil geriye yaslandı. Gözleri boş bir noktaya takıldı. Dudakları kıpırdadı. “Kalbe giden yol bir çukurdan ibaretti. O çukur açıldıysa kalbi korumak artık mümkün değildi.” Tam o anda telefonundan tanıdık bir bildirim sesi yükseldi. “Kolikoğlu Jet için mailleri kontrol etme vakti.” “Gerçek hayat, duygulara izin vermezdi.” Kolikoğlu Jet, Türkiye’nin en prestijli özel uçak şirketlerinden biriydi. Paranın kokusunun yakıtla karıştığı, lüksün gökyüzüne taşındığı bir marka. Ve o markanın düzenini ayakta tutan kişi Çisil’di. Patronu Alaz Kolikoğlu ise bambaşka bir âlemin insanıydı. Ailenin en küçüğü olmanın verdiği rahatlıkla şirketi bir sorumluluktan çok bir aksesuar gibi taşıyordu. Gece hayatı, pahalı şaraplar, sabaha karşı biten eğlenceler… Şirket ise gündüzleri Çisil’in omuzlarında yükseliyordu. Takvim ayın son gününü gösteriyordu. Üstelik cuma. Şirket geleneği gereği çalışanlara üç gün tatil verilecekti. Herkes için küçük bir mutluluk. Çisil içinse daha fazla rapor, daha fazla kontrol, daha fazla uykusuzluk. Mutfağa gitti. Şeker kutusunu açtı. Bu kez ölçmedi. Üç kaşık attı. Kahvenin tadını önemsemiyordu artık. Tat, insanın içinde olurdu. İçinde tat kalmamıştı. Masasına döndüğü anda gök gürültüsü yeniden patladı. Bu kez daha yakındı. Refleksle irkildi. Fincan devrildi. Kahve kâğıtların üzerine yayıldı. Mürekkep dağıldı. Harfler silikleşti. “Of… Ne olacaksa olsun artık,” diye fısıldadı. Kulaklıklarını taktı. Müziği sonuna kadar açtı. Gürültüyü bastırmak istiyordu. Dışarıdakini değil. İçindekini. Ama hafıza, sesi en kısıkken konuşurdu. (18 Yıl Önce) “Özür dilerim…” Altı yaşındaki bir kız çocuğunun sesi, yağmurun altında kayboluyordu. Bir fincan kahve, bir dosyanın üzerine devrilmişti. Babasının günlerdir üzerinde çalıştığı proje, koyu bir lekeye bulanmıştı.Babası ona bakarken yüzünde bir insan ifadesi yoktu. Sadece öfke vardı. Bileğinden sertçe tuttu. Kapıyı açtı. Yağmurun içine itti. “Bu gece dışarıda kal!” Yağmur damlaları küçük bedenine çarpıyordu. Gök gürültüsü gökyüzünü yırtıyor, her patlamada kalbi yerinden fırlayacak gibi oluyordu. Bahçedeki eski köpek kulübesine sığındı. Dizlerini karnına çekti. Üşüdü. Ağladı. Ama sabah olduğunda hâlâ babasına sarılmayı hayal ediyordu. Çocuklar, en çok kırıldıkla…

Bölümün tamamını WritePad'de oku