Bölüm 1
Yazar: Betül Ergün

Dipsiz bir karanlığın içindeyim. Başımı kaldırıp sonsuzluk gibi gördüğüm boşluğa bakıyorum. Her yanım korkunç bir sessizlik ve tehdit edici bir yalnizlik ile çevrili. Bağırmaya başlıyorum. "Kimse var mı ? Neresi burası? " Sesime karşılık veren tek şey duvarlara çarpıp bana geri dönen sesinin yankısı. Hızla artan kalp atışlarıma zaman gectikce artan caresizligim eşlik ediyor. Çok kısa bir anlığına, aniden çakan bir Şimşekin karanlığı aydınlatması gibi bir aydınlık peydah oluyor. Ve ayağımın tam dibine sert bir cisim düşüyor. Bakışlarım yere indiğinde ise onu görüyorum. Sarı büyük kristal parçası. Eğilip ona uzanıyorum ve parmaklarım onunla buluştuğunda uzun dipsiz karanlıktan bir kuş gibi uçarak yukseliyorum. Mindy neredeyse uyandığından beri gördüğü rüyayı defterine kaydediyordu. Bu onun Rüya defteriydi. Uzun bir süre tavandaki catlaktak gozlerini ayırmadı. Gördüğü rüyaların bir anlamı oldugunu ve er ya da gec onu bir şekilde etkileyeceğini düşünüyordu. İlk başlarda onemsemiyordu ancak sonralari Sarı büyük kristalin rüyalarının degismeyen bir parcasi olduğunu anladı. Mindye göre çözmesi gereken bir düğümdü bu. O da ilk adım olarak gördüğü ruyalari bir deftere yazmaya karar verdi. Hiçbir şeyi içinde tutamayan Mindy için gizemli olduğunu düşündüğü rüyalarını bu deftere yazıp saklamak onun için heyecan verici bir şeydi. Mindy yukarda yazı işleri ile ilgilenirken aşağıda hummalı bir hazırlık söz konusuydu. Bugün kız kardeşi Sallynin nişan töreni olacaktı. Sally, Mindy'nin aksine daha dışa dönük, sosyal, konuşmayı seven neşeli bir kızdı. İki kardeş birbirinden ne kadar farklı olsalar da ara sıra yaptıkları atışmalar dışında hep çok iyi anlaşıyorlardi. Şimdi kız kardeşinin nişanlanıyor olması içten içe Mindy'i üzüyordu. Mindy bir yandan gördüğü rüyaların anlamını düşünüp bir yandan da Sally için üzülürken kapısı tıklatıldı. Ardından Mindynin cevap vermesini beklemeden bir kafa içeri uzandı. "Hala kalkmadın mı sen? " Bu Sallyden başkası değildi. Mindy'i hala yatakta görünce yaramaz bir kız çocuğu gibi üzerine zıpladı. "Eski günlerdeki gibi " dedi Mindy Sallye yanında yer açarken. Bir süre yatakta gülüştükten sonra derin bir sessizlik oldu. "Emin misin ?" "Hangi konuda?" "Arvinle evlilik konusunda. Yani ben hala bu konuda aynı şekilde düşünüyorum Sally. Bu çocuk sana göre değil, seni mutlu edebileceğini düşünmüyorum. " Sally yatakta doğruldu. Biraz önceki neşeli halinden eser kalmamıştı. " Neden hala böyle düşünüyorsun? Yine aynı konu mu? Bak, eğer aynı konuysa biz bunu aramızda çoktan hallettik. Yıllar önce yapılmış olan hatanın bedeli ödendi artık. Lütfen sende sadece benim için mutlu ol ve bunu bana hissettir." Mindy de yatakta doğruldu, şimdi ikisi de aynı hizada oturuyorlardı. Sallynin ellerini avuçlarının içine aldı ve gözlerine bakarak " sadece üzülmeni istemiyorum. Her zaman mutlu olmayı hakediyorsun ve ben senin aksine böyle bir hatanın telafisi olabileceğini ve bedelinin odenebilecegini dusunmuyorum. Seni bir kere aldatan yine aldatabilir. " dedi. Sallynin dik dik baktığını görünce "bakma öyle nifak tohumu sokmaya çalışmıyorum sadece çok iyi düşün diyorum" diye kendini savundu. Mindy dışında ailenin tüm üyeleri Alvini seviyordu ve kızları ile evleneceği için son derece memnunlardı. Alvin yıllar önce yaptığı hatadan iyi bir ders çıkarmış ve bunu en iyi şekilde değerlendirip önce Sallynin sonrada ailesinin gözüne girmeyi başarmıştı. Mindy hariç... Ne yaptıysa Mindy'e kendini bir türlü sevdirememisti. Ve sonunda bunun için cabalamaktan vazgecmisti. Ne de olsa onun dışında herkes Alvini affetmisti. İşte Mindy Alvin için böyle dusunuyordu. Sally başta olmak üzere tüm ailenin gözünü boyamıştı. Tüm bunların yanı sıra Alvinin bir türlü Sallyden vazgeçmemesi Mindy'e acaba yanılıyor muyum diye de düşündürtüyordu. Acaba gerçekten yaptığından pişman olmuş ve her şeyiyle sonsuza kadar Sallye bağlanmış olabilir miydi? Mindy her ne kadar emin olamıyor olsa da tüm kalbiyle böyle olmasını diledi. Mary sürekli hizmetlilerin peşinde dolanıyor…