Camdan Taht

1. BÖLÜM

Yazar:

Camdan Taht - Almira Giriş kitap kapağı
Camdan Taht kitap kapağı

Günün yorgunluğuyla kapı deliğine anahtarı sokmakta zorlansam da sonunda başardım. İçeri adım attığım gibi üstümdeki her şeyi yere fırlattım. Yüzümden buruk bir gülümseme geçti. Kardeşim Rüzgar da aynı böyle yapardı. Eğer yanımda olsaydı. Karnımı doyurduktan sonra kendimi kanepeye bıraktım. Televizyonu açarken gözüm televizyonun yanındaki rafa ilişti. Rafta bir fotoğraf vardı. Rüzgar kocaman gülümsemesiyle bana sarılmıştı. Bu fotoğraf o içeri düşmeden tam 1 hafta önce çekilmişti. Gözüme dolan yaşları geri gönderdim. “Merak etme kardeşim. Ne pahasına olursa olsun seni o yerden çıkaracağım.” O pahanın özgürlüğüm olduğunu bilmeden söylemiştim o cümleyi. & Alarmın sesiyle yerimden sıçradım. Gün yine başlamıştı. Yataktan doğrularak biraz esnedim. Hemen kalkıp yüzümü yıkadıktan sonra telefonum çaldı. Arayan adliyenin servisiydi. Evim çok olmasa da adliyeye biraz uzaktı. Servis de arşiv personellerini taşıyan bir araçtı. “Alo, bir sorun mu var Ali abi?” “Ne sorunu olacak Laracım. 5 dakikadır aşağıda seni bekliyoruz.” Gözelerim şaşkınca büyürken telaşla ne yapacağımı bilemedim. Ama ben alarmımı kurmuştum? Telefonu kulağımdan uzaklaştırıp saate baktım. AH! Alarmı hafta sonuna göre kurmuştum. “Kusura bakmayın hemen iniyorum.” Telefonu cebime atıp üstümü değiştirdikten sonra her zaman hazır olan çantamı da alıp çıktım. Saçımı bile tarayamamıştım! Adliyenin girişinde kimliğimi çıkarıp Leyla’ya gösterdim. Müdür yeni kural getirmişti. Artık ekstra (!) güvenlikliydik. İçeri girdiğim gibi Sena elime birkaç tane dosya tutuşturdu. “Bunlar yeni dosyalar gülüm. Sana zahmet kaydediver şunları.” “Tabi canım işim bu sonuçta.” Dosyaları Sena’nın göğsüne koydum. “Zaten sabah da akşam da iyi geçmedi. Dur da biraz soluklanayım.” “Noldu, hemen anlat kahvelerimizi alalım.” Sena’nın en sevdiğim yanı buydu. Her derdimi dinlerdi. Adliyenin kafesine geçince Sena’ya içimi dökmeye başladım. “Bak belki beni yargılayacaksın, belki bu kız delirmiş diyeceksin ama benim artık Rüzgar’ı o zindandan çıkarmam lazım. Her eve girdiğimde onu düşünüyorum. Eski anılarımızı hatırlıyorum eğer böyle devam ederse yemin ederim kafayı sıyıracağım!” “Bitanem iyi hoş diyorsun da sen tek başına Rüzgar’ı o zindandan nasıl çıkaracaksın? Diyelim Rüzgar o cinayeti işlemedi, asıl o zaman daha da zor olur çıkarman çünkü ikimiz de biliyoruz ki bir sürü tanık, kamera kaydı var. Yani bu büyük bir organizasyon.” Sena haklıydı. Çok zor olacaktı ama başka şansım yoktu. “Yapacak bir şey yok. Yanımda mısın?” Gülümseyerek cevap verdi. “Her zaman bebitom. Kankalar bu günler için var. Söyle bakalım plan ne?” Sena’nın kulağına doğru eğilip fısıldadım. “Arşive gidince Rüzgar’ın dosyasına bakmam lazım. İlla bir açık vardır.” Sena biraz stres olmuş gibiydi. Saçlarını karıştırıp kısık sesle konuştu. “Bu çok riskli. Müdürün ne kadar katı olduğunu herkes biliyor ya yakalarsa?” Omuz silktim. “Yakalarsa yakalasın dosyalara bakmak suç değil ki?” “İyi de sen normal bir dosyaya bakmıyorsun karde-” Sena’nın sözünü kesen şey Müdürün bize seslenmesi olmuştu. “Aferin kızlar. Sizi de bu yüzden işe almıştık demi. Sırf burada oturup boş boş kahve stoğunu bitirin diye. Eğer biraz daha laubali davranırsanız kovulmanız an meselesi.” İkimiz de hiçbir şey söylemeden hızlıca masadan kalkıp arşiv odasına doğru yürüdük. Sena girişte bana verdiği dosyaları tekrar elime tutuşturdu. “Bunları al, kaydet ve sanki yerlerini düzenliyormuş gibi dosyaları karıştır sonra Rüzgarınkini bulunca yürüt. Kapıda olacağım.” Sena’yı onaylarcasına kafamı salladım. Derin bir nefes alıp kapıyı açtım. Bu kadar stres olmamam gerekiyordu sonuçta her gün üzerinde çalıştığım masa da buradaydı. Arşivin kapısını açtığım anda o tanıdık kâğıt kokusu burnuma doldu. Eski dosyaların kendine has bir kokusu vardı; ne tamamen toz ne de sadece kâğıt. Yılların arasında sıkışıp kalmış bir sessizlik gibi kokuyordu. Raflar tavana kadar uzanıyordu. Her rafın üzerinde yüzlerce insanın hayatı, birkaç klasörün içine sıkıştırılmıştı. Sağda kalan Hasan abiye baktım. Saçlar…

Bölümün tamamını WritePad'de oku