Camdan Taht

GİRİŞ

Yazar:

Camdan Taht - Almira Giriş kitap kapağı
Camdan Taht kitap kapağı

Sabah alarmdan önce uyandım. Zaten uyuduğum da söylenemezdi. Görüş günleri hep böyle olurdu; insan uyanmaz, zaten tetikte olur. Saatlerdir ayaktaymış gibi yorgun, dakikalardır koşmuş gibi nefessiz. Cezaevinin önünde beklerken elimdeki çantayı kaç kere kontrol ettiğimi hatırlamıyorum. Kimliğim oradaydı, kart oradaydı, her şey tamdı. Eksik olan tek şey, içimdeki o garip his. Ne olduğunu adlandıramıyordum ama her görüş günü biraz daha ağırlaşıyordu. Camın arkasına oturduğunda Rüzgar bana gülümsedi. Gülümsemeye çalıştı daha doğrusu. Dudakları yukarı kıpırdadı ama gözleri yerinde saydı. Onu en çok buradan tanıyordum artık. Gözlerinden. “İyiyim,” dedi daha ben bir şey sormadan. Herkes gibi. İyi değildi. Omuzları düşüktü, elleri titriyordu. Konuşurken etrafına bakıyordu, sanki biri dinliyormuş gibi. Belki de dinliyordu. Burada her şey mümkündü. “Dosyaya baktım,” dedim. Sesim sandığımdan daha sakindi. “Bir gariplik var Rüzgar.” Bakışları bir an için kaçtı. Sonra bana döndü. “Kurcalama,” dedi fısıltıyla. “Ne olur kurcalama.” O an anladım, dosyada bir sorun olduğunu değil, birinin bu sorunun fark edilmesini istemediğini. Camın soğukluğunu ilk kez o gün hissettim. Aramızdaki mesafe sadece birkaç santimdi ama sanki başka hayatlardaydık. Elimi cama koydum. O da koydu. Dokunamadık. Hiçbir zaman dokunamıyorduk zaten. “Çıkaracağım seni buradan,” dedim. Bu sefer sesim titredi. “Beni dinle. Çıkaracağım.” Rüzgar başını salladı ama gözlerinde inanç yoktu. Sadece korku vardı. Saf, çıplak bir korku. O korkunun bana ait olmadığını biliyordum. Ama bedelini benim ödeyeceğimi de. Görevli görüşün bittiğini söylediğinde Rüzgar ayağa kalktı. Gitmeden önce ağzını açtı, sonra vazgeçti. Söylemek isteyip yuttuğu cümle havada asılı kaldı. Camın diğer tarafında yalnız kaldığımda şunu düşündüm: Bu dosya kapanmamıştı. Sadece üstü örtülmüştü. Ve biri, o örtüyü kaldırmamı hiç istemiyordu.

Bölümün tamamını WritePad'de oku