BUHRAN

B05: CİNAYET

Yazar:

BUHRAN - Z. Livens kitap kapağı
BUHRAN kitap kapağı

14 Ağustos 2018 Melih Sarı "Çekilin! Aç yolu, aç aç!" Polis memuru okul bahçesine toplanmış gazetecilere bağırırken, aynı anda olay yeri inceleme şeridini kaldırıp Emniyet Amirine ve arkasından gelen Başkomisere cinayet mahalline giden yolu açtı. Giriş çıkışları kaydeden polis ise Amirin arkasından korkuyla bakarken Melih Sarı, kayıt defterine imza attı ve ufak bir baş selamı verdi. Başka bir memurdan da galoş alırken Amir çoktan olay yerine destursuz girmiş, üstüne Savcı ile tartışıyordu. Alışmamış olsaydı öfkeyle iç çekerdi ancak görmezden gelmeyi yıllar sürse de öğrenmişti. Yeni savcı bir türlü kabul etmemişti ama çok yara almadan öğrenmesi iyi olurdu. Eski savcı kadar dayansa yeterdi. "Saatlerdir bulduğunuz tek delil ayakkabı izi mi?!" Kibirli sesi gürdü ve sürekli bağırmasına rağmen asla kısılmıyordu. "Devletin savcısıyla böyle konuşamazsınız." Yeni savcı dişli birine benziyordu. Uzun boyu ve yapılı bedeniyle diğerine üstten bakıyordu. Ne yazık ki Amiri hiç tanımıyordu. Melih daha okul merdivenlerindeyken burnuna dolan kan kokusundan iğrenmişti. İlk zamanlarına göre koku duyusu daha rahat tolere ediyordu ama yaz vakti, bu sıcakta kanın ve ölümün kokusu fazlasıyla mide bulandırıcıydı. Cesedin üzerinde inceleme yapan olay yeri ekibi tartışma yüzünden gerilmişti. Koridordaki tüm polisler zaten gergindi çünkü Emniyet Amiri Mesut Yılmazer'i kimse beklemiyordu. Normalde odasından pek çıkmayan bu adam, bir devlet okulunda gerçekleşen cinayeti incelemeye gelmişti. Skandalın boyutu buradan bile anlaşılmalıydı. Sabahın köründe öldürülen yaşlı bir hademe... Başkomiser Melih Sarı dalgın bir şekilde olay yeri ekibini izlerken vakanın olası nedenlerini, böylece olası failleri düşünüyordu. Ankara Emniyet Teşkilatı çatısı altında on beş yıl geçirmişti. Sayısız cinayet çözmüştü ama hiçbiri böylesine sansasyon yaratmamıştı. Okullarda işlenen cinayetler her zaman dikkat çekerdi fakat Mesut Bey’in endişeli tavrı ona sıradışı gelmişti. Sabah onu arayıp çağırdığından beri kızarıp bozarıyordu. Normale göre daha sinirliydi ve Melih, bu siniri tatmış biri olarak o ne dese alttan almaya çalışıyordu. "Emniyet müdürü durmadan arıyor, cadı bir spiker sabah haberlerinde son dakika olarak geçirmiş olayı. Dışarısı hınca hınç, basın yememiş içmemiş hemen damlamış buraya. İşinizi yapın ve hemen bulun katili." "İlk gören kişi polisten önce haberi satmak için kanalı aramış amirim," diye araya girdi genç ve acemi bir polis memuru. "Sen bizi mi dinliyorsun dangalak!?" diye kükredi yaşlı ve tıknaz adam, sanki bağırıp çağırarak herkesi bu çileye maruz bırakmıyormuş gibi. Melih Sarı dahil oradaki her insan Mesut Bey’in ne kadar işe yaramaz olduğunun farkındaydı ama yine o dahil hiç kimse çıtını çıkaramadı çünkü Amir, nihayet öfkesini çıkarabileceği birini bulmuştu. Kimse leşiyle oynayan akbabayı rahatsız etmek istemiyordu. "Çekil şuradan, gözüm görmesin seni." "Emredersiniz, amirim." Genç adam aceleyle uzaklaştı. Melih artık bu konuşmaya dahil olması gerektiğini düşünerek simsiyah takım elbisesini kuşanmış Savcı Salih Uzan'a ithafen "Savcım, amirimle konuşabilir miyim?" dedi. Savcı gözle görülür biçimde rahatladı. Mesut Bey’i başından alarak ona ne kadar büyük bir iyilik yaptığını biliyordu. "Lütfen." Ardından telefonu kulağına götürerek koridorun diğer ucuna gitti. Mesut Bey’in dişlerinin arasından savurduğu küfürü duymamıştı. Gerçi duysaydı yine başı ağrıyan Melih olacaktı. Melih, savcının boşluğunu doldurdu ve amirinin karşısına dikildi. Aynı boyda olduğu için göz göze gelmeleri kolaydı. "Amirim siz merkeze dönün isterseniz, ben diğerleriyle savcının vereceği kanıtların peşine düşeceğim." Mesut Bey işaret parmağını Melih’in göğsüne sertçe bastırdı. “Ne yapıp et birini bul, Melih. Bana birini getir.” Suçluyu bul demezdi Melih’e hiçbir zaman. On yıl önce, Başkomiser sıfatıyla gittiği ilk cinayetini verdiğinde de dememişti, bundan sonra da demeyecekti. Melih her seferinde gerçek suçluyu bulmuş olsa bile bu önemsizdi, gurur duymamıştı onunla. Sadece sonucu ister…

Bölümün tamamını WritePad'de oku