BOZKURT

18. BÖLÜM

Yazar:

BOZKURT - Derya kitap kapağı
BOZKURT kitap kapağı

Narin Yaprak Kolum kanadım kırık bir şekilde yaşadığım olayı atlatmayı bekliyordum. Geçmeyeceğini bile bile, o acının vücudumun bir parçasıymış gibi sürekli benimle olacağını bile bile. Adı Cihat olan askeri bekliyordum. Beklerken bulunduğum yerden bir adım bile uzaklaşmamıştım, elimde olsa küçülüp yok olacaktım orada. Zaman geçtikçe, hava iyice soğuğu belli ediyordu. Bir süredir ceketimi giymeme rağmen titriyordum. Bu acıdan mı yoksa soğuktan mı fark edemiyordum. Duygularım iç içe geçmiş gibiydi. Koskoca köyde gidecek bir yerim yoktu. Beklerken sığınacağım bir kapı yoktu. Beni anlayacak, bana destek olacak kimse yoktu. Gitsem birinin kapısına Rıza amcaya haber vereceklerdi. Ne desem yalan olacak, benim yanlış anladığımı düşüneceklerdi. Kimseye derdimi anlatamayacaktım, zaten kimse de anlamayacaktı. Halbuki anlamak isteyen insan bir çift göze baktığı zaman anlamaz mıydı her şeyi? Yıllardır gözlerim onlara her şeyi anlatıyordu. Sözlerim susmuş, gözlerim acıyla yardım çığlıkları atıyordu. Lakin tek bir kimse yoktu. Ne sözlerimi dinlemişlerdi, ne de gözlerimi... Sessizliğe sığınmam, konuşmak istememem, köşeme çekilip kendimi her şeye kapatmam bundan sebepti belki de. Ağzımı açsam kimse duymayacak umursamayacaktı beni biliyordum. Çünkü hayat böyleydi. Senin bir ailen yoksa, sözün geçmiyorsa kelimelerin boş ve kifayetsiz kalıyordu. Güvenilmeyen oluyordun. İstediğin kadar doğruları söyle ama hep abartan ve yanlış anlayan olurdun. Halbuki gerçekten bakmak isteyen görürdü. Görmek için çabalardı. O kadar dalmıştım ki dipsiz kuyu gibi bilinmez düşüncelerime, sesi olmasa da titreşimi korkutmuştu telefonumun. Elimde titreyen ve ışığı yanan telefona baktığımda onun aradığını gördüm. "Alo." Dedim çok kısık sesle. Sanki biraz yüksek sesle konuşsam yerim belli olacak ve beni yakalayacaklardı. "Geldim ben köy kızı. Neredesin?" söylediği kelimeler içime su serpti bir nebze olsun. Bir an o gelmeden yakalanacağımı sandım. Çok korkmuştum. "Göl kenarında mısın?" diye sordum başımı yeşil otların arasından uzatarak. Buradaysa çıkardım, henüz gelmemişse bulunduğum yerde biraz daha beklerdim görene kadar. "Evet." Demesiyle onu görmem bir oldu. Hiç bir şey demeden aceleyle ayağa kalkıp hızlı adımlarla yanına yürüdüm. Arkası dönüktü ama adımlarımı duyunca sırtını döndü ve yüz yüze geldik. Ne gördü bende bilmiyorum ama kaşları çatıldı. Gözleri yüzümde ve üzerimde gezindi. Elimdeki bebeği daha sıkı tuttum. Bu bakış beni rahatsız etmedi. İyi olup olmadığımı kontrol ediyordu daha çok çünkü. Rıza amca gibi değildi bakışları. Kötü değildi. Kaçmak istemiyordum bakışlarından. "İyi misin?" Diye sordu. Sesi ılımlı ve nazik çıkıyordu. Gözlerimi kaçırdım çok uzun süre ona bakamadığımdan. Bebeği kolumun altına aldım ve ellerimi önümde birleştirip parmaklarımla oynadım "İyiyim." Dedim yalana baş vurarak. Sanki bu soruya başka bir cevap verilmez gibiydi. Alışkanlık gibi sadece iyi diyebiliyordum. Ses çıkmayınca ona baktım göz ucuyla. "İyi görünmüyorsun ama." Dedi direkt gözlerime bakarken. "İyiyim demen iyi olduğunu göstermez." Kalbim burkuldu, içim acıdı. Dudaklarımın titreyeceğini fark edince birbirine bastırdım. Gözlerimi kaçırdım. Nasıl bu kadar iyi anlıyordu? Asker olduğu için mi böyle dikkatliydi? Hep okur ve duyardım. Askerlerin sezgileri çok kuvvetliydi, gözlerinden bir şey kaçmazdı. O yüzden görüyordu değil mi? Cevapsız bıraktım onu. Ne diyeceğimi bilemedim. Zaten konuşmayı da sevmezdim. Sürekli sessiz kalmaya alıştığımdandı sevmemem. "Gidelim hadi. Belli ki burada beklemişsin." Konuşmasıyla kaçırdığım bakışları ona çevirdim tekrar. "Soğuktan yanakların da kızarmış zaten." Diye devam etti yanağıma göz ucuyla bakarken. Ardından üzerindeki ceketi çıkardı. Giymem için uzattı. Çok üşüdüğümden geri çevirmedim. Ama uzanıp ceketi alıp kendim giydim. Rahat etmezdim onun giydirmesiyle. Bilmiyorum alışık değildim. Yanlış gelirdi sanki. Cihat ile beraber oradan ayrılmıştık. Benim tedirginliğimi anladığı için hızlı davranmıştık. Bir arabaya binmiştik. Ben arkaya otururke…

Bölümün tamamını WritePad'de oku