BOZKURT

16. BÖLÜM

Yazar:

BOZKURT - Derya kitap kapağı
BOZKURT kitap kapağı

"Öte yandan ise sen kendi zayıf konumunu fark edemediğin için benim sözde dik başlılığımdan ötürü bana kaçınılmaz olarak fazlasıyla öfkelenmene yol açıyordu." Babaya Mektup 🌷 İnsan, içinde yaşadığı çıkmazı ve acısını seslice dile getirmekte zorlanıyordu. Ama bazen mecbur kalıyordun. Dilinden dökülmesi ne kadar zor da olsa bir şekilde anlatıyordun. Kırgınlığıma rağmen söylemiştim Bozkurt'a. Halbuki onu ararken öyle inançlıydım ki yetişeceğine. Olmadı. Bu hayatta bir isteğim daha olmamıştı. Yetişememişti ve ben şu an evleniyor olacağımı ona söylüyordum. "Ne evlenmesi?" Sessizliğinin ardından bu sorusu kulağıma ulaşmıştı. Bıkmıştım yaşadıklarımdan artık, belki bu yüzdendi bu kadar inançsız olmam, boş vermişliğim, ümitsizliğim. "Evleniyormuşum." Dedim bir kez daha istemediğim şeyi dilimden dökerek. Sert soluğu doldurdu kulağımı. "Ela ne saçmalıyorsun? Ne evliliği?" Ses tonu fazla sertti, fazla öfke barındırıyordu. Saçmalayan ben değildim halbuki. "Buraya gelmemin nedeni evlenecek olmammış. Babamlar." Dedim kısa bir es verme ihtiyacıyla. Derin bir nefes alıp devam ettim. "Gürkan ile evlenmem için her şeyi halletmişler. Sadece eksik benmişim." Komik bir şeymiş gibi burnumdan güldüm. "Düğünümü yapıyorlar ve beni en son çağırıyorlar." Bozkurt ilk defa mı böyle bir şeye şahit oluyordu bilmiyorum ama konuştuğum süre boyunca sessiz kalmış, beni dinlemişti bölmeden. "Ela" dedi en son sıkıntılı soluk alırken. "Ben halledeceğim." Neyi nasıl halledecek bilmiyorum ama dinledim. "Ne gerekiyorsa yapacağım. Bir şey olursa beni ara, halledeceğim ben." Yine burnumdan güldüm. Sanki komik bir şeymiş gibi. "Yine yardıma gelme diye mi?" dedim ona olan güvenimin sekteye uğradığını gösterir gibi. "Ararsam yine görmezden gelip yardıma gelmeyeceksin değil mi?" içimdeki kırıklık sesime yansımıştı. Hüznüm belli oluyordu. Ona yansıyordu, tutamıyordum içimde. İsterse bunu trip olarak anlasın, isterse şımarıklık olarak. Ama ben yine de içimdeki kırgınlığı ona söylemek istedim, anlasın istedim. Zira Kars'tan buraya gelene kadar, yol boyunca onu beklemiştim, ondan bir yardım, bir hareket. Ve maalesef hiçbir şey olmamıştı. Gürkan'la kolayca, sorunsuzca gelmiştik. "İster miydim ben gitmeni? Elimden gelse o an çıkıp gelirdim. 1 saniye düşünmez, nerede olduğuma bakmaz gelirdim." Dedi. Sanki bunu yapmayı çok istiyormuş da elinde değildi. Yine de kırgınlığım geçmedi. Hüznüm benimleydi, kalp kırıklığım yerli yerindeydi. Devam etti Bozkurt. "Şimdi sanki senin bilerek onunla gitmene razıymışım gibi davranma." Ses tonu tok ve kendinden emin çıkarken, pişmanlık da hissetmiştim onda. "Gerçekten mi?" diye sordum dudaklarımı büzerek. Böyle olmasını ister gibi, inanmak ister gibi. "En gerçeğiyle hem de." Dedi. Sesi daha yumuşak çıkıyordu. Sanki o da hissetmişti ona inanmak ve güvenmek istediğimi. "İnanayım mı peki?" kalbim bunu çok istiyordu. "Sadece bana inan." Dedi tüm netliğiyle. İçimdeki ümitsizlik, boş vermişlik, kırgınlık azaldı. Onun yerine Bozkurt'un hissettirdikleri gelip yerleşti oraya. Öyle güzel yerleşti ki, bana çölün ortasında bir orman vaat eder gibi. Dudaklarım kıvrıldı. Gün boyunca asık olan suratım onun desteğiyle, hissettirdiğiyle ilk defa gerçek bir tebessüme ev sahipliği yaptı. İnsan çok ya da az fark etmez değer verdiğinden, bir şeyler hissettiğinden destek görmek ister. En ufak destek karşısında da tüm kırgınlık ve geçmişte olan her şey arka plana atılır, o desteğin verdiği güven duygusu en güzeliyle yerleşir kalan boşluğa. Bozkurt'a hissettiklerimden dolayıydı belki onun bu minik konuşması bile kırgınlığımın azalmasına neden olmuştu. Ona olan güvenimdendi. Desteğini görünce, hissedince yanan içime buz gibi soğuk sular serpilmişti. "Tamam." Dedim isteğiyle. Ona güvenmeyi seçerek. Çünkü bilmiyordum başka ne yapacağımı. Henüz olayların etkisinde olan zihnim, bedenim ve düşüncelerim onun dediklerini onaylatmaktan başka bir şey düşünmedi. Kabullendim bu yüzden. "İnanıyorum sana, ümidimi boşa çıkarma lütfen." Dedim ricaya sığınarak "Çıkarmam Ela." Dedi ona…

Bölümün tamamını WritePad'de oku