11. BÖLÜM
Yazar: Derya

Baran'ın lojmanda Begüm'e yaptığı minik itiraftan sonra ilişkilerinde büyük bir adım attıklarının farkındaydı her iki taraf da. Çok hızlı geliştiklerini biliyorlardı. Lakin ikisi de aralarındaki yoğun hissi azımsanamayacak derecede olduğunu da görüyorlar. Bir tarafın yaptığı itirafla beraber kendilerini bu noktada bulmuşlardı. Her ikisi de nasıl bir yol izleyeceklerini bilmezken akışına bırakmak iyi fikirdi. Bazen zorlamadan, planlamadan yalnızca yaşamak ve anı biriktirmek gerekiyor. Kimileri için zaman kısıtlıyken farkında bile olmazlar. Geriye ise sevdiklerinden kalan tebessüm dolu anılar kalır. "Askerim ve kaybedecek bir zamanım yok." Demişti Baran. Bu itirafı geciktirmek istememişti. Zira aralarındaki çekim gözle görülür derecedeydi. Arka plana atamazdı. Yaptığı meslekten ötürü de geciktirmek istememişti. "Her şey çok hızlı gelişti." Dedi Begüm. Bakışları boşlukta, geçen zamanın hızındaydı. "Hala inanamıyorum." Baran yanında oturan kadına tebessümle baktı. Hissettiği çekimin gözlerine yansımış olduğunun bilincinde olarak bakışlarının parıldadığını biliyordu. Yanındaki kadını dinlerken istifini bozmadı. Hareketlerini, mimiklerini her halini ezberlemek istercesine baktı. Baran "Uzatmaya gerek yoktu." Dedi açıkça. Bir kolu oturduğu koltuğa yaslıyken, yanaklarını da avucuna yaslamıştı. "Eninde sonunda olacaktık biz." Begüm kendisine hayranca bakan adama çevirdi bakışlarını. Onun kendisine böyle bakması çok farklı hissettiriyordu. Önceden birkaç kez ilişkisi olmuştu ama ilk defa böyle yoğun hissediyordu kalbindeki sıcaklığı. Ve Baran'ın yoğun hissettirdiği duyguların bilincindeydi. "Olacaktı." Diye onayladı Begüm, saklamadan gerçeği ağzından dökerken. "Sadece hızlı gelişmesi afallattı." Baran kaşlarını çattı. "Sorun mu oldu? Sana kendini kötü mü hissettirdi yoksa?" Sesi bir sorun olup olmadığının merakıyla farklı bir tınıda çıkmıştı Begüm gelen sorularla güldü. "Öyle demedim." Diyerek açıkladı kendini. "Kötü hissetmedim tabii ki." Etrafına baktı. Baran ve Bozkurt'un kaldığı evdeydiler. "Yoksa burada seninle rahatça oturur muydum?" Akşam vakitleriydi. Baran'ın evde tek olduğunu bildiğinden ve ev yemeğini fazla bulamadıklarından ötürü yaptığı yemekleri onun için kaplara koyup getirmişti. Hem böylece vakit geçirmiş olurlardı. İlişkileri hızlı oldu ama tadını da almak istiyordu. Baran aldığı cevabın memnuniyetiyle çatık kaşlarını düzeltip gülümsedi yine. "Eyvallah." Dedi, sesindeki keyifli tını belli oluyordu. "Sana eyvallah." Diyerek gülümsedi Begüm. Baran'ın gözleri Begüm'ün gülüşüne takıldı. Bir insan, bir insanın gülüşüne bile dalıp gidermiş. Baran bunu, yanındaki kadınla anlıyordu. "Gülüşün çok güzel." Dedi içinde tutmak yerine Begüm'e açıkça söyledi. Begüm söylenen iltifatla gülüşü yüzünde asılı kalırken yanaklarına hücum eden ısının farkındaydı. Esmer teninden dolayı yanakları fazla belli olmazdı ama yanaklarına hücum eden sıcaklığı kendisi biliyordu. Bunu bilmek ise kendisini anlamsız bir utanma içinde bırakmıştı. Andan kurtulmak için derin bir nefes alıp "Teşekkür ediyorum." Dedi. Baran karşısındaki kadının, her ne kadar fark ettirmemeye çalışsa da utandığını görebiliyordu. Bu hal hoşuna giderken alt dudağını keyifle dişleri arasına aldı. Begüm ortamı dağıtmak adına "Nerelisin?" diye sordu. Konuyu değiştirmek istemişti ama gerçekten merak da ediyordu. Baran cevapladı "Adıyaman." Begüm tek kaşını kaldırıp. "O yüzden mi Kürt diyorlar sana?" Diye sordu. İlk tanışmalarında çok fazla duymuştu. Baran başını salladı. "Evet, Kürt'üm. Bu yüzden tim arasında böyle kaldı lakabım." Begüm anladığıyla başını sallarken başka bir konuya giriş yaptı. "Kardeşin var mı?" Baran bu sefer başını salladı "3 tane." Begüm'ün kaşları alnına doğru yükseldi. "En büyükleri sen misin ki?" "Evet." Dedi Baran. Sorulan soruları keyifle cevapladı, başından savmadan tamamen isteyerek, dürüstçe. "En büyükleri benim. 2 tane erkek, 1 tane kız kardeşim var." Begüm tebessüm etti. "Yaa kalabalık aile." Baran da tebessüm etti. "Biraz öyle." "Benim 1 tane abim var…