GİRİŞ
Yazar: Derya

" Yaşadığım yerde dışlanmış, işi bitirilmiş, mahkum edilmiş, yenilgiye uğramıştım. Başka bir yere kaçmaksa beni aşırı zorluyordu." Böyle diyordu Franz Kafka, Babaya Mektup eserinde. Genç çocuk, içinde bu duygularla karşısındaki binaya bakıyordu. Elinde ince, onun yaralarının kağıda dökülmüş olduğu bir kitap, sırtında küçük bir çantayla öylece durmuştu. Karar verecekti. Bu onun son şansıydı. Bu, onun kendine yapacağı son bir iyilikti belki de. Ailesinden kimsenin haberi yoktu ama emin olduğu bir gerçek vardı ki söylemese de ablasının bildiği. Bakışları titredi genç çocuğun. Geçmişte yaşayamadığı çocukluğuna mıydı bu bakışlar, yoksa bir daha çocukluğunu yaşayamayacağını bildiğine miydi? Derin, içli bir nefes aldı. Hayatı boyunca babası tarafından dışlanan, hor görülen, küçük bir çocuktu o. Babasının gözüne girebilmek için her şeyi yapmış ama karşılığı kendi canı olmuştu. Şimdi, belki babası için değil ama kendisi için atıyordu bu adımı. Yoksa onda bırakılmayan bu cana kıyacaktı bunu biliyordu. Canına kıymaktansa ülkesi için can olurdu. Bakışları havaya kalktı. Gördüğü yazıyı dilinden döktü. " Milli Savunma Üniversitesi Kara Harp Okulu" Zorlukla da olsa başarmıştı bunu. O sınava girmiş ve yerleştirilmişti. Geriye dönüp bakmak istemedi bir daha. Hatırlamak istemiyordu. Önüne bakacaktı. O şehadet şerbeti içilene kadar vatanını koruyan bir asker olarak görevini layığıyla yerine getirecekti. ⏳ Bu kitap hayatı boyunca babası tarafından dışlanan, hor görülen bütün çocuklara ithafen yazılmıştır.