YOLUMUN ÜSTÜYDÜN
Yazar: pekbiafiliyalnizlik

Selam... Nasılsınız? Havalar soğudu malumunuz, Allah doğalgaz faturasından hepimizi korusun. Gelelim bölüme, hayalet okuyucuların sayısı arttığı için sınır koymaya karar verdim. 999 beğeni, 1499 yorum. Bu konuda beni anlayacağınızı düşünüyorum 🙏 Keyifli okumalar🌹 🌘 Yeni bir başlangıç beni bekliyordu. Kendimi sıfır noktasına çekmiştim. O sıfırdan hem her şeyi biliyormuş, hem de hiçbir şey bilmiyormuş gibi yeniden işime başlayacaktım. Her görev yeri bir tecrübe derdi babam, ne kadar tecrübe kazanmak da senin elinde diye eklerdi hemen ardından. Her şeyin insanın kafasına bittiğini babamdan dinlemiş, sonrasında da tecrübe etmiştim. İnsan kafasında bitirmese günler süren eğitimlere, susuzluğa, açlığa, yorgunluğa dayanabilir miydi hiç? Ben kafada bitirmiştim ve dayanmıştım. Ömrüm yettiğince de bu formanın beni zırh gibi sarmasına izin verecektim. Sabah alarmdan önce uyanıp kendimi duşa attım. Dün babamı aramak için sabah ezanını beklemiştim. O saatlerde hep ayakta olurdu. Seccadesini katlayıp doğrulduğu vakitlere denk düştüğünde çaldırmıştım telefonunu. Hemencecik açmıştı, yaklaşık yarım saat dertleşmiştik. Ben anlatmıştım, o da dinlemişti. Babamın öyle derin bir yanı vardı ki, ben hep sığınırdım o güzel vicdanına. Yuvam gibiydi orası. Babam çıkmaz sandığım sokaklarda; Duvarları parçalayıp kendime yeni yol çizmeyi öğretmişti bana. Şimdi ise hiç olmadığım kadar iyiydim. Kalbim mi? O da iyi, sızlamıyor artık. Belki sızıyı hak etmediğindendir. Uğuruna acı çekmek bile hak edilir derdi annem. Hak etmiyordu, annem haklıydı. Duştan çıkıp üzerime sivil kıyafetlerimi geçirdim. Üniformamı yanıma alıp askeriyede giyinecektim. Pantolonuma kemerimi takıp banyoya geçtim. Duş aldığım için aynada oluşan buharı elimle silip aynaya yansıyan yüzüme baktım. Suda fazla kaldığım için yanaklarım kızarmıştı onun haricinde tenim bembeyazdı. Elime geçirdiğim makyaj malzemeleriyle yüzüme bir şeyler sürmeye başladım. En beceremediğim şey sanırım rimel sürmekti, sürekli göz kapağıma bulaşıyordu. Atlas yanımda olsaydı harika sürerdi. En son babamın gönderdiği renksiz dudak balmını dudaklarıma sürüp cebime attım. Banyodan çıkıp makyaj çantamı çekmeceye bıraktım. Odayı son kez düzeltip her yerin intizam Gülizar'ın kurallarına uygun olduğuna karar verdim. Çekmeceye bıraktığım 53. Alay'ı öperek belime yerleştirdikten sonra yatağımın üzerine bıraktığım ceketimi kollarımdan geçirdim. Üniformamı alıp odamdan ayrıldım. Henüz bir arabam olmadığı için kahvaltının sonlarına doğru taksi arayacaktım. Şimdiki önceliğim sıkı bir kahvaltı yapmaktı. Dün akşam yemeği yemediğim için restorana ilk inişim bu sabaha tekâmül ediyordu. Oldukça geniş ve yeterli bir restoranı vardı. Ailesiyle kahvaltı yapan memurları geçince erkek çokluğu aşikardı. Kendime tek kişilik bir masa ararken nihayet bulabilmiştim. Ceketimi sandalyenin başına asarak yerime yerleştim. Kahvaltımı sipariş ettikten sonra beklemeye başladım. Masaya süs niyetine konulmuş çiçekleri incelerken bacağım titremeye başladı. Mustafa abim arıyordu. Mustafa abim içimizde en olgun insandı. Hiçbir deli yanı yoktu. Ailemizin favori evladıydı. O harika bir adamdı. ''Penceresi cam cama muallim?'' ''Öğretmen olalı yıllar oldu Yaz, hâlâ mı?'' Gülümsedim, ''Ne yapayım, seviyorum bu türküyü.'' ''Bu sene çocuklara gösteride videosunu çektireceğim, katılır mısın? Hem tecrübelisin.'' Mustafa ağabeyim Ege Üniversitesini kazandığında Atlas'la beraber bu videoyu çekmek için tüm aile bireylerini rehin almıştık. En heveslileri Selim amcam ve annemdi. O gün çok eğlenmiştik. ''Gizlilik şartları olmasa katılırdım.'' ''Deli kız seni.'' Gülümsedim neşeyle, ''Eee nasılsınız öğretmenim?'' ''Benim keyfim yerinde, çocuklarla mutluyum. Sen anlat, haberler sendeymiş.'' ''Ani bir görev tayini işte, değişen çok şey olmadı.'' ''Sen uyumlu bir kızsın Yaz, yeni görev yerine de hemen alışırsın.'' ''Bakalım göreceğiz, aslında komutanım biraz değişik birisi ama timdekiler normal görünüyor şimdilik.'' ''Niye öyle dedin şimdi? Bir yanlışı mı oldu sana karşı?''…